Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Ağız ve Diş Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağız ve Diş Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2013 Perşembe

Ağız kokusunun tedavisi mümkün mü?

Evlilikleri yıkan, aşkları bitiren, kariyerleri sekteye uğratan, özgüvenleri ve medeni cesaretleri yerle bir eden bir hastalıktır ağız kokusu(halitosis).
Tıp dünyası ağız kokusunu iki ana başlığa ayırmakta; Fizyolojik ve Patolojik sebepler;
* Gün boyunca dilde ve damakta üreyen bakterilerden kaynaklanan kokular (%55)
* Sert kokulu gazlar ve enzimler içeren yiyeceklerin (sarımsak-soğan) tüketilmesinden kaynaklanan kokular (%12)
* Sigara ve tütün mamullerinin tüketiminden kaynaklı kokular (%33) Fizyolojik ağız kokuları kapsamına girmektedir.
Patalojik ağız kokularının sebebleri ise genelde,
* Diş ve dişeti hastalıkları, solunum yolu enfeksiyonları, Diyabet, Böbrek yetmezliği ve metabolizma bozuklukları olarak sıralanabilir.
Genel olarak bakıldığında, ağız kokusu üzerine yapılmış çalışmalar bize ağız kokusunun %87 sinin ağız boşluğu kaynaklı olduğunu göstermektedir. Bunun %51 si dilden, %49 u ise diş ve dişeti hastalıklarından kaynaklanmaktadır.
Bu güne kadar diş fırçalamak hijyeni sağlasa da, asıl unsur olarak tedavi edici olmaktan uzaktır. Naneli ve mentollü sakız, pastil ve spreyler ise kokuları sadece çok kısa süreliğine perdelemekte fakat ağız kokusuna uzun süreli ve tedavi edici etki gösterememektedir. Oysa ki okaliptus, karanfil, tarçın, zerdeçal gibi antibakteriyal bitkilerin ekstrelerin doğru kombinasyonunun düzenli kullanımı ağız kokusuna çözüm olabilmekte.


Gönderen Unknown
Dişlerinizi Böyle Beyazlatın

Gülümsemenize gölge düşüren diş lekelerindan biraz dikkatle kolayca kurtulabilirsiniz. İşte diş lekelerinden kurtulma yolları…
Dişteki lekeler genellikle basit bir temizlik ile giderilebilir.
Diş doktorları tarafından uygulanan diş taşı temizliği sonrasında polisaj denilen bir işlem uygulanıyor. Polisaj işlemi dişlerin üzerine özel bir macun uygulayarak bir lastik yardımıyla dişleri daha beyaz hale getirme işlemi olarak biliniyor. İşlem sonrasında dişlerdeki lekeler çıkmıyorsa ya çürük vardır ya da diş lekesi derine işlemiştir. Dişin içine işlemiş lekeleri temizlemenin yolu da diş beyazlatmaktır.
Temel Prensip Her Öğünden Sonra FırçalamaDişte leke oluşumunu engelleyen birçok diş macunu bulunuyor. Bu diş macunları düzenli kullanıldığında olumlu sonuç veriyor. Özellikle sigara içen kişilerin dişlerinde görülen sararmayı önleyici özellik taşıyan ürünler oldukça etkili… Ama temel prensip mutlaka öğünlerden sonra dişleri fırçalamaktır. Özellikle kahve gibi kafein içeren içecekler dişler üzerinde leke bırakır.
Diş macunu seçerken florürlü ve dişi koruyucu maddeler olanları seçmek gerekiyor. Dişi aşındırıcı öğeler içeren diş macunları kesinlikle kullanılmamalı. Diş beyazlatma kalemi ise bir diğer etkili çözüm yolu…
Dip İpinin Önemini Gözardı EtmeyinDiş ipi kullanmak da çok önemlidir. Dişin arasında kalan parçacıklar dişin çürümesine ve kalıcı renk değişimlerine neden olabilir. Küçük yaştan itibaren uygun diş ipi kullanmak ve diş etlerini acıtmamaya özen göstermek yararlı olacaktır.


Gönderen Unknown
Dişleri güçlendiren 5 besin

Doğru beslenme dişleri güçlü tutuyor. Uzmanlara göre, 5 kuvvetlendirici besini tüketerek dişlerinizi güçlü tutabilirsiniz.
Uzmanlara göre, 5 kuvvetlendirici besini tüketerek dişlerinizi güçlü tutabilirsiniz.
Süt: Kemiklere olduğu kadar dişler için de kalsiyum açısından önemli bir yer tutuyor. Diş eti hastalıklarına karşı korumaya yardımcı oluyor ve çene kemiğini güçlendiriyor. Son zamanlarda birçok hastalığı engellemede önemli rol oynadığı belirlendi.
Somon: Somon balığı ve uskumru gibi yağlı balıklar, diş ve diş etini korumayı sağlayan ve kalsiyum açısından zengin bir besin… Somon balığında bulunan D vitamini ağız sağlığı için çok önemli… Özellikle çocuklarda diş gelişimine yardımcı olan besinlerin başında yer alıyor.
Portakal: Portakal gibi turunçgiller, bağ dokusunu güçlendirerek diş etlerinizin sağlıklı kalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca diş eti iltihabını önlüyor. Aynı zamanda içindeki florun sayesinde, dişin sert tabakasının yapısını geliştirerek, dişleri ağız içinde oluşan asitlere karşı koruyor.
Çilek: Çilek de, portakal ve diğer narinciye meyveleri gibi C vitamini açısından zengin. Diş etlerinin gücünü ve bütünlüğünü koruyor. Mevsiminde olgun bir çileği ezerek dişleri fırçalamak, dişlerin beyazlamasını sağlıyor.
Su: Gıda atıklarının temizlenmesine yardımcı oluyor. Tükürük seviyesini yükseltiyor. Tükürüğün en önemli özelliğinden biri diş çürümesine engel olmak… Su aynı zamanda diş minesinin zarar görmesini ve diş çürüklerine engel oluyor.


Gönderen Unknown
Dişeti hastalığından korunmanın en iyi yolu

Uzmanlar, dişeti hastalıklarından korunmak için bakın nelere öneriyor… Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, ağız ve diş sağlığının genel sağlığın önemli bir parçası olması nedeniyle,..
Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, ağız ve diş sağlığının genel sağlığın önemli bir parçası olması nedeniyle, düzenli diş hekimi kontrolleri ve koruyucu diş hekimliği uygulamalarının bir yaşam tarzı olarak kabul görmesi gerektiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığının ağız ve diş sağlığına büyük önem verdiğini belirten Dr. Akan, “Ağız ve diş sağlığını korumak, diş çürükleri ve dişeti hastalıklarından korunmak ve yaygınlığını azaltmak, küçük yaşlarda edinilen diş fırçalama alışkanlığı ile mümkündür. Düzenli diş fırçalama, doğru beslenme, koruyucu uygulamalar ve düzenli diş hekim kontrolü, ağız diş sağlığının temelini oluşturmaktadır. Sağlıklı bir hayatın sürdürülmesi sadece topluma sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesinin yükseltilmesiyle sağlanamaz. Bununla birlikte bireyin de kendi sağlığının farkında olması, hizmetleri talep etmesi ve olumlu yönde davranış değişikliği geliştirmesi gerekir.” dedi.
Bütün hastalıklarda olduğu gibi ağız ve diş sağlığı ile ilgili problemlerde de erken tanı konulup tedavi edilirse başarılı olma şansının artacağına dikkat çeken Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, bakanlığın temel görevlerinin içinde toplum sağlığının koruyucu uygulamalarla takip edilmesinin de yeraldığını kaydetti. Çocukluk döneminin sağlık alışkanlıklarının geliştirilmesi için uygun bir dönem olduğunu anlatan Dr. Akan, sağlıklı bilgi, tutum ve davranışlarını geliştiren çocukların çevrelerindeki bireyler için de eğitici olabileceğini söyledi. 2011 yılında il genelinde 200 bin öğrenciye ağız ve diş sağlığı taraması yapmayı hedeflediklerinin altını çizen Bursa İl Sağlık Müdürü Dr. Özcan Akan, taramaların Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile ilçe devlet hastanelerinde görevli diş hekimleri tarafından yapılacağını duyurdu.


Gönderen Unknown
Türklerin yüzde 70′inde görülen hastalık!

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Diş Birimi Sorumlusu Diş Hekimi Hasan Kaçaroğlu, diş eti hastalıklarının Türk halkının yüzde 70′inde görüldüğünü belirterek, bakteri plaklarının çürükler ve dişeti iltihaplarının en…
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Diş Birimi Sorumlusu Diş Hekimi Hasan Kaçaroğlu, diş eti hastalıklarının Türk halkının yüzde 70′inde görüldüğünü belirterek, bakteri plaklarının çürükler ve dişeti iltihaplarının en önemli etkeni olduğunu kaydetti.
Ağız sağlığına ve hijyenine gerekli özen gösterilmediği için nüfusun büyük bir bölümünde diş eti hastalıklarının görüldüğünü ifade eden Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Diş Birimi Sorumlusu Hasan Kaçaroğlu, düzgün temizlenmediği zaman gıda artıklarının dişler arasında ve yüzeylerinde biriktiğini vurgulayarak, üç gün içerisinde bu artıkların bakteri ürettiğini söyledi. Ayrıca tükürükte bulunan kalsiyumun artıkların üzerine çökeldiğini ve böylelikle tekrarlanan siklus diş taşı oluşumu başladığını belirten Kaçaroğlu, “Bunlar aslında bakteri kolonileridir. Bu bakteriler gıdalardaki şekerle birleştiklerinde asit üretirler, bunlar da diş çürüklerine, aynı zamanda dişleri çevreleyen dokularda yıkımlara neden olur. Daha ileri safhalarda çekim kaçınılmaz olabilir” diye konuştu.
Diş eti hastalıklarının ilk belirtisinin kanamalar olduğunu aktaran Kaçaroğlu, buna diş etlerinde şişmeler, kızarıklık, çekilmeler gibi belirtilerin de eşlik ettiğini bildirdi. Yapılan araştırmalara göre yüzde 30 oranında genetik etkenlerin diş eti hastalıklarında önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatan Kaçaroğlu, sigara kullanımı, bazı ilaçlar (doğum kontrol hapları, epilepsi, kalp ilaçları gibi), vücuttaki hormonal değişiklikler (hamilelik-menapoz), stres, diş sıkmak ya da diş gıcırdatmak, diyabet, kötü beslenme gibi faktörlerin diş eti sağlığını olumsuz yönde etkilediğini belirtti.
Diş eti kanamalarının aynı zamanda kan hastalıklarının da habercisi olabileceğine dikkat çeken Kaçaroğlu, özellikle lösemi hastalarının altı ayda bir kez diş hekimine gitmesi gerektiğini kaydetti. Kaçaroğlu, “Vatandaşlarımızın kendi imkanları dahilinde sert gıda (elma-havuç-ayva) tüketimlerini arttırmaları, günlük diş bakımlarını diş fırçasıyla, diş ipliğiyle yapmaları uzun vadede diş eti hastalıklarından uzak kalmalarını ve sağlıklı beslenmelerini sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.


Gönderen Unknown
Diş çürüklerini engellemenin yolları

Beslenme alışkanlıkları diş ve diş eti hastalıklarında önemli rol oynuyor. Dişlerde oluşabilecek çürükleri engellemenin yolu ise sağlıklı ve dengeli beslenmekten geçiyor.
Peynir, süt ve elmanın çürüklere karşı kalkan görevi üstlendiğini belirten Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, çürük oluşumunu engelleyen besinleri sizler için derledi…
Besin parçalarından çıkan asidin diş ve diş eti hastalıklarına neden olduğunu belirten Diş Hekimi Kışlaoğlu diş ve diş eti hastalıklarının ortaya çıkmasında dengesiz beslenmenin etkili olduğunu, bu durumun da ağız ve diş dokularının gelişimini olumsuz etkilediğini ifade etti. Diş fırçalamanın yanı sıra tüketilen bazı besinlerin de diş çürüklerini önlediğini söyleyen Kışlaoğlu peynir, süt, elma ve havuç gibi bazı besinlerin içerdikleri maddelerle ağızdaki asit miktarını azaltarak, diş çürüklerinin önlenmesinde etkili olduğunu vurguladı.
PEYNİR TÜKETİNPeynirin yapısındaki kalsiyum fosfat ve peptitlerle ağızdaki asit miktarını azaltarak dişin yapısını güçlendirdiğini belirten Diş Hekimi Kışlaoğlu peynirin tükürük akışını uyararak asit ortamını azalttığını ve mekanik temizliğe yardımcı olduğunu vurguladı.
SÜT İÇİN
Sütün, içerdiği kazein, kalsiyum, iyonize kalsiyum, fosfat iyonları, yağ ve vitaminlerle diş çürüklerini engellediğini belirten Kışlaoğlu, süte katılan şekerin çürük riskini arttırdığına dikkat çekti. Tannik asit içeren yer fıstığı, fosfat ve kakaonun da ağız sağlığının korunmasına yardımcı olduğunu ifade eden Kışlaoğlu, şekersiz veya xylitol, flor, kalsiyum ve fosfat içeren sakızların da tükürük akışını hızlandırarak plak birikimini azaltıp çürük oluşumunu engellediğini söyledi.
KAHVE YERİNE SÜTOfis çalışanlarının gün içerisinde kahve, çay ve ufak atıştırmalar gibi ağız sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklara sahip olduğuna dikkat çeken Kışlaoğlu, bu içeceklerin şekersiz tüketilmesini tavsiye etti. Bu alışkanlıkların ağızda asit salgılayan bakterileri aktif hale getirerek diş çürümelerine yol açtığını belirten Kışlaoğlu, çay ve kahvenin yerine süt tüketilmesinin daha sağlıklı olduğunu sözlerine ekledi.


Gönderen Unknown
Aman dişleri çürümesin!

Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, `Çocukların diş fırçası ve diş macunu nasıl seçilmeli?` sorusunu şöyle yanıtladı: Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır.
Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, `Çocukların diş fırçası ve diş macunu nasıl seçilmeli?` sorusunu şöyle yanıtladı:
Çocuğun ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş fırçaları kullanılmalıdır. Ç
ocuklar diş macununu fırçalama esnasında yutar. Bu nedenle 3 yaşından küçük çocuklarda diş macunu kullanılmaması daha doğrudur.`



Gönderen Unknown
Dişler neden çürüyor? Diş çürükleri engellenebilir

“Ne yazık ki çürüklerin önüne geçmek biraz zor. Ancak dişin yapısı çeşitli yöntemlerle güçlendirilerek diş çürükleri engellenebilir”
Diş Hekimi Dt. Gürşat Arıcan Diş çürüğünün, dişin yapısı, ağızdaki mikropların tipi, beslenme şekli ya da tükürüğün yapısı gibi çok çeşitli faktörlerin etkisiyle meydana geldiğini belirterek, “Ne yazık ki çürüklerin önüne geçmek biraz zor. Ancak dişin yapısı çeşitli yöntemlerle güçlendirilerek diş çürükleri engellenebilir” dedi.
Arıcan, diş çürüklerinin oluşmaması için yapılması gerekenleri anlatarak, “Beslenme alışkanlıkları kadar, içtiğimiz sudaki “flor” oranının da diş ve diş etleri için önemli olduğunu vurguladı. Arıcan, “Sudaki florürün düşük olması çürük riskini iki kat artırıyor. Diş ağrısı bütün insanların ortak sorunu. Ağrının kaynağını oluşturan çürükleri önlemek ebetteki mümkün” dedi.
Diş Hekimi Dt. Gürşat Arıcan, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızdaki kalıntısıyla oluşan diş çürüklerinin, sağlıklı bir ağza sahip olmanın önündeki en yaygın engel olduğunu bildirdi. Dt. Arıcan diş çürüklerinin daha çok koyu renklemelerle birlikte görülen oyuklar olduğunu belirterek, “günümüzde diş yapısını güçlendirmede etkinliği en çok bilinen madde “flor” bileşikleridir. Flor bileşikleri dişlerin gelişmekte olduğu dönemde (0- 3 yaş) ya da dişler ağızda görüldükten sonra uygulandıklarında dişin yapısına girerek çürüğe karşı daha dayanıklı bir yapı oluşmasını sağlar” dedi.
Tüketilen sudaki florür miktarının çürükler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken, Diş Hekimi Dt.Arıcan, flor eksikliğini giderebilmenin en kolay yolunun, 3 yaşından itibaren florürlü bir diş macunu ile sabah akşam dişlerin fırçalanması ve tüm süt dişleri ağızda yer aldıktan sonra da diş hekimi tarafında uygulanacak olan flor bileşiklerinin kullanılması olduğunu kaydetti.
Dt. Arıcan, “Bakteri plağı tarafından oluşturulan asite karşı tükürük doğal bir savunma mekanizması oluştursa da tek başına çürüğü önleyemez, tükürük akışını ve miktarını azaltan hastalıklar ya da kullanılan bazı ilaçlar da çürük oluşumunu hızlandırmaktadır. Bu nedenle diş hekimleri, tükürük akışını arttırdığını için şekersiz sakızlar sıklıkla önerirler” diye konuştu.
Diş çürükleri bu kadar yaygın bir hastalık olmasına rağmen alınacak küçük önlemlerle, çürüklerin önüne geçmenin mümkün olduğunu da belirten Dt. Arıcan, alınacak önlemleri “Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması, her gün diş ipinin düzenli olarak kullanılması, şekerli yiyeceklerin ana öğünlerde tüketilmesi, her altı ayda bir diş check up’ı yaptırılması, çok sıcak ve soğuk yiyeceklerden uzak durulması” şeklinde sıraladı.


Gönderen Unknown