Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
İlaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İlaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

Besin Destekleri vol.1
Merhaba.

Çağımızın sağlıklı yaşam alanındaki en tartışılan konularından birine el attım. Eyvah eyvah. :)
Besin desteği, yediğimiz gıdalara ek olarak alınabilen, vücudumuzdaki bazı eksiklikleri kapatmaya yönelik veya beslenmeyi tamamlamaya yönelik ürünlerdir. Şu an besin destekleri "wellness" sektöründeki en hızlı büyüyen alanlardan biri hatta sanıyorum ilk sırada. 

Bu konuda en çok söylenen/duyulan şey; doğru beslenilirse besin desteğine ihtiyaç olmadığıdır. Kulağa mantıklı geliyor. Teorik anlamda da mümkün. Buna katılıyorum. Hatta insanların kardeş olduğu, dış etkenlerin olmadığı, hayatın bayram olduğu paralel evrende bu "her şartta" doğru olabilir. :) Araştırmalar ise aynı görüşte değil zira günlük yaşam tarzımız idealden çoooook uzakta.

Dünyada tıp okullarına baktığımızda Harvard Üniversitesi ilk sırada geliyor. Fena değil. :) Harvard Üniversitesi'nin bu konuda yayınlamış olduğu bir makale var. Orada söylediği şey, çok iyi bir beslenme modeliyle bir insanın yeterli düzeyde besin alabileceği (vitamin, mineral tarzı mikrobesinlerden bahsediyorum) fakat aslında Sağlık Bakanlıkları tarafından belirlenen minimum düzeyleri büyük çoğunluğun karşılayamadığıdır. Çok sağlıklı beslenen ve yaşayan (unutmayalım ki sağlık sadece beslenmeden ibaret değil) kişiler belki az bir fayda sağlayabilir ama genel olarak her gün bir multivitamin/multimineral alımı iyi beslenme için sigortadır diyor. 

Aynı makalede besin desteği kullanımının zararlı olabileceğine yönelik pek fazla kuvvetli bilgi olmamasına rağmen, besin desteklerinin insanları ciddi hastalıklardan korumada faydalı olabileceğine dair çok ciddi kanıtların olduğu yazmaktadır. 

Tabloda (sağlıklı Türkçe versiyonunu bulamadım, ne tesadüf) günlük alınması gereken (vitamin ve minerallerin) minimum değerler var. Her gece yatağa yattığımızda aldığınız fosfor miktarını, kalsiyumu, vitamin E'yi düşünüyor musunuz? Tabii ki hayır. Bir şeyler eksik kalıyor olabilir mi mevcut gıdaların durumu, beslenmeniz ve dış etkenler vb. nedenleri düşününce? :)

Mehmet Öz de bu konuda bir yazı yazmış. O yazısında araştırma sonuçlarının multivitaminlerin kanseri önlemede ciddi fayda sağladığını ortaya çıkardığını ve multivitamin kullanılmasının daha birçok konuda fayda sağladığını yazmış. Ciddi şekilde de tavsiye ediyor. 

Benim bu konuda en çok garipsediğim şey şu. İlaçları, yan etkilerine ve yol açabileceği sorunlara aldırmaksızın sorgu sualsiz yutarken besin desteklerine karşı Çanakkale geçilmez taktiği uygulayan çok fazla kişiyi bizzat tanıyorum. (oran çok yüksek) Bugün eczaneye gidip kafama göre ilaç hiç almadım diyen kaç kişi vardır? Komşunun tavsiye ettiği ilacı koşa koşa eczaneden alan ve kullanan sizce ne kadar insan var? Bu konuda şöyle bir makale var: Link

Makale; İngiltere'de bulunan ve uluslararası çalışan bir kuruluşun (Alliance for Natural Health International) yaptığı bir araştırma ile ilaçların besin desteklerine (ilaç ile besin desteğinin farklı şeyler olması...) oranla 62000 kat (altmış ikibin) daha öldürücü olduğunu ortaya çıkarmış olduğunu yazıyor. Yani, ay başım ağrıyor, hemen ağrı kesici alalım, x'e şu ilaç iyi geliyor hemen alıp içelim hareketleri bir multivitamin almaktan çok çok daha riskli. Risk bizim göbek adımızdır dersek, o ayrı. :)
Beğeniriz, beğenmeyiz ama batılı toplumların sağlıkla alakalı bilinçlenmesinin bizden çok ileride olduğunu düşünüyorum. Bunun sebebi belki de doğru kaynakların insanlara ulaşması konusunda başarılı olmalarıdır, bilemiyorum. Bir araştırma, ki araştırmayı yapan CDC adlı ABD'nin resmi sağlık kuruluşu, şu anda ABD'de yaşayan insanların yarısından çoğunun (ki bu başka bir kaynakta %70 diye geçiyordu) herhangi bir besin desteği kullandığını ve multivitamin/multimineral kullanımının başı çektiğini yazıyor. Yukarıda zaten CDC'den alınmış grafik var. Görülebillir ki 2006'da %50lerde geziyor ortalama ve kadınlar erkeklerden daha fazla kullanıyor. Bizde herhalde böyle bir araştırma olsa kullanım oranı %5 ya çıkar ya çıkmaz. 

Buradan benim çıkardığım özet şu. Şimdi 2 olasılık var. Ya kullanmayanlar ve hatta çeşitli sebeplerle karşı çıkanlar doğru bilgiye sahip, ya da kullananlar. (Böyle bir şeyin varlığını dahi bilmeyip kullanmayanları hariç tutuyorum elbette) Kullanmayanlar haklıysa kullananlar bir miktar parayı kendi aslında kendi sağlıklarını göz önünde bulundurarak harcıyorlar. (bilgi yanlışsa bu para boşa gidiyor diyelim) Kullananlardaki bilgi doğruysa, kullanmayanların kaybedebileceklerini sanıyorum sadece para ile hesaplayamayız. Ortaya çıkabilecek manevi sıkıntılar oldukça fazla. Neden bunu söylüyorum? Bilimsel anlamda eğer vücudumuzda mineral, vitamin tarzı mikro besleyiciler uzun süre eksik kalırsa ciddi hastalıklara yakalanma olasılığı oldukça yükseliyor. Bununla ilgili ziyadesiyle fazla kaynak mevcut. İyice tez yazısına dönmesin diye oraya girmiyorum.


Prof. Dr. Osman Müftüoğlu bir yazısında; besin destekleri ile ilgili başvurduğunuz doktorların çoğu sağlıklı beslendiğiniz takdirde besin desteklerine ihtiyacınız yok dese de siz inanmayın çünkü o doktorların da çoğu bunlardan destek alıyor demektedir. İronik geldi mi? :) Sağlığa Giden Yol kitabında Ross Walker'da doktorların çoğunun bunları kullandığını ama tavsiye etmediğini söyler. Oley o zaman!




Bu konuda uzman kişilerin görüşüne katılıyorum. Besin destekleri hiçbir zaman yiyeceklerin kendisinin yerine geçmez. Zaten adı üstündedir ki, yediklerimize destek olması amaçlı böyle bir kavram vardır. Yediğimiz şeylerdeki enerji kaynaklarına, posaya falan her türlü ihtiyacımız var. Bunu göz ardı etmeden vücudunuzun ihtiyaçları konusunda farkında olabilirseniz, işinize yarayabilir. Hayat sizin hayatınız olduğu için bu yazının amacı sadece bilgi vermektir. Bu bilgileri lehinize çevirebilme konusunda sizin kendi yetiniz ön plana çıkacaktır. 

Sevgiler. 

Dipnot: Bu konuda daha yazılabilecek çok şey var o yüzden vol. 1 dedim. Devamı gelecek. 

Gönderen Unknown

18 Aralık 2012 Salı

Sigarayı bitiren ilaç
Türkiye'de bugüne kadar ilaçtan 230 bin kişi faydalandı.Sağlık Bakanlığı150 bin kişinin sigarayı bıraktığını tespit etti.

Ntvmsnbc'deki habere göre, Sağlık Bakanı Recep Akdağ,bakanlar kurulukararı ile bir kez daha 250 bin adetilaçdağıtmaya hazırlandıklarını söyledi.
Kapalı alanlardaki sigara yasağının başlaması ile 2 milyon kişinin sigarayı bıraktığı, sigara kullanan kişi oranının yüzde 33'den yüzde 27'ye gerilediği de ortaya çıktı. Tüketilen sigara miktarı ise yüzde 15 azaldı.

Habertürk

Gönderen Unknown

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Amerikalı araştırmacılar, özellikle anti-inflamatuar ilaçlar ve aspirin Barrett özofagusu riskinin (BE), özofagus kanseri için bilinen en büyük risk faktörü olan bir tıbbi durumdur azalttığına dair kanıtlar bulduk. Yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada, Aspirin kullananlarda kullanmayanlar karşılaştırıldığında EDİLECEK olması daha az yüzde 44 olduğunu bulmuştur.



Teknoloji Değerlendirme Massachusetts Genel Hastanesi Enstitüsü'nden araştırmacılar 434 hastalar, yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, tıbbi ve sosyal tarih dahil durumun tarama ve tedavisinde kullanılan olabilir faktörler, 1997 ve 2010 yılları arasında BE tanısı analiz iyi ilaçlar gibi.

Diğer bulgular arasında, çalışma mevcut Aspirin kullananlarda geliştirmek için daha düşük bir risk olduğunu ortaya kullanmayanlar daha BE ve erkeklerin kadınlardan daha BE geliştirmek için üç kat daha fazla olasılığı vardı.

"Analizlerde, yüksek doz aspirin anlamlı azalma BE riski ile ilişkili olduğu bir doz-yanıt ilişkisi göstermektedir çünkü aspirin kullanımının koruyucu etkisi sağlam görünüyor," Dr Chin Hur, asistan Harvard Tıp Okulu'nun tıp profesörü ve müdürü Massachusetts Genel Hastanesi Gastrointestinal Ünitesinde GI Sağlık Sonuçlar Araştırma.

Önceki araştırma nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlar ve aspirin özofagus kanseri ilaçla koruma veya progresyon BE analiz olmasına rağmen, bu çalışmada ilaç BE engel olup olmadığını keşfetmek için birkaç biridir.

Hur bunu BE engelleyen tek golü ise yüksek dozda aspirin almaya başlamak için bu aşamada tavsiye etmem konusunda uyardı. "Ek veri BE gelişimi ve özofagus kanseri için yüksek risk altındadır bizim bulguları ve bireysel doğrular ise de en önemlisi kardiyovasküler, ek yararlar elde edebileceğini, aspirinin bir göz olabilir," diye ekledi.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, özofagus kanseri 406.000 ölüm ile, 2008 yılında tahmini 481.000 yeni vaka ile sekizinci en sık görülen kanser dünya çapında ve kanserden ölüm altıncı en yaygın nedenidir. Bu kanser türü kadınlara göre erkeklerde iki ila dört kat daha sık görülür ve vakaların ve ölümlerin yüzde 80'inden fazlasının gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmiş, organizasyon belirtti.
Gönderen Unknown