Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

"Sağlığa Giden Yol" ve Sağlık Planınız
Merhaba!

Bu yazımda bir kitap üzerine yazmak istedim. Beni oldukça etkilemiş kitaplardan biriydi, kitapta yazan bazı çarpıcı noktaları paylaşacağım.

sagliga-giden-yol-ross-walker 
Bu arada kitabı piyasada bulma şansı sıfıra yakın. Hepsini ben aldım, isteyene ödünç veririm. :) Basımı bitmiş olduğu için en son aramalarda ben bulamamıştım.
Kitabın yazarı olan Ross Walker, Avustralya'da ve dünyanın birçok yerinde oldukça tanınan bir kardiyoloji uzmanı tıp doktoru. 7 kitap yazmış ve hepsi çoksatanlar arasına girmiş. Alanında gerçekten başarılı bir doktor ve yazar.
"Sağlıklı kalmak istiyorsanız bir plana ihtiyacınız vardır." diye bir sözü vardır giriş bölümünde... "Altmışlarınızda veya yetmişlerinizde hatta daha ileri yaşlarda bile eğlenmeye gitmeyi planlıyor musunuz?" Güzel bir soru değil mi? İnsanların yaşam kapasitesinin aslında 120 yıl olduğu söyleniyor. 60-70 neredeyse bu potansiyelin ortaları ama çoğu insan çevresel ve kişisel tahribattan dolayı o noktaya yaklaşmayı dahi düşünemediğinden, 60-70'de artık mezar psikolojisi bünyeyi ele geçiriyor.

"Sağlıklı bir yaşam tarzı sert, zalim, neredeyse manastır yaşamı gibi değildir. Yaşam tarzı değişikliğini bu şekilde algılamak, bu tür prensipleri izlemeyi (...) çoğu insan için kabul edilmez ve ulaşılamaz konuma getirir."

Bu plan için 5 ana noktadan bahsediyor:
 
1- Beslenme: Ross Walker'ın da övdüğü beslenme tarzı "Akdeniz" tarzı beslenmedir. Şanslı olabilir miyiz? Evet. Özellikle zeytinyağı vurgusu hat safhada. Yapılan bir araştırmada Girit halkının çok düşük kalp hastalığı oranına sahip olduğu ortaya çıkmış. 
2- Egzersiz: Haftada 4-5 kez, 30'ar dakikalık aksiyon. Bunun yanında yaptığınız her şeyde harekete davetiye çıkarmanızı öneriyor. Örneğin asansör yerine merdiven kullanmak.
3- Sigara: Ross Walker içmeyin diyip geçmiş. Şahsen yorumum parayla sağlığa tahribat yapmanın ilginç olduğudur. Böyle bakabiliyorsanız tabii ki ama içenler vergiler sayesinde duble yol yapımına falan katkıda bulunuyor. :)
4- Alkol: Ross Walker'ın yalancısıyım; günde bir-iki kadeh kırmızı şarabın sağlığa çok ciddi yararı olduğunu savunuyor. 2 kat içince 2 kat fayda gelmiyormuş ama. :)
5- Stres: Bir kere de çıkmasa karşımıza? Beynimizi günlük olarak boşaltmak için yarım saat ayırmamız gerektiğini savunuyor. Meditasyon, yoga, ibadet, bir manzara izlemek vb. yollara başvurulabileceğini söylüyor.
Bu 5 noktaya odaklanıldığında ve yaşamda bir amaca sahip olduğunuzda bir plana sahip olmuş oluyorsunuz. 

Yaşam kalitesini de 5 noktada inceliyor; sağlık kalitesi, ilişki ve duyguların kalitesi, maddi kalite vb. gibi. Bu konuda yazmış olduğum Hayat Çemberi yazısına göz atarsanız aslında Ross Walker da aynı noktalardan bahsediyor.
Hoşuma giden noktalardan biri, kitapta geçmiş nesillerle şu anın arasında ciddi bir fark olduğunu vurgulaması. Atalarımızın (dedeler, nineler!) farklı ortamda, farklı yiyeceklerle yaşadığından bahsediyor ve annem, babam sigara içiyor ve 80 yaşında sapasağlamlar, o yüzden ben de içeceğim bana da bir şey olmayacak gibi bir yaklaşımla öteki tarafa tez elden ulaşabileceğinizi söylüyor.
Kitaptaki ana konulardan bir tanesi antioksidanlar. Antioksidanlardan farklı bir yazıda bahsedeceğim, şimdiden beyan etmiş olayım ki gerçekten çok çok çok önemli bir konudur. Takipte kalın. :)

Son söz Ross Walker'dan gelsin; "yaşamınızın her alanında denge anahtardır. Denge olmadan kalite yoktur." Denge noktası bu bağlamda ismen uygun olmuş. :)

Sevgiler

Gönderen Unknown
Güzel Bir Nefes
Merhaba,

Bugünkü konu ağız sağlığı ile ilgili. Çeşitli sebeplerden dolayı nefeste koku oluşabiliyor. Bu birçok insanın başına gelebilecek durumlardan biri. Bunun nasıl önlenebileceği ile ilgili bir yazıya rastladım, oradan özet geçmek istedim bugün.
Enteresan bir bilgi şöyle diyor; vücuttaki tüm hücrelerde bulunan bakterilerden daha fazla ağzımızda bakteri var. Pek iyi haber değil gibi. Buna en iyi önlem klasik, en az iki kez diş fırçalamak, bir defa da diş ipi kullanmak. Diş fırçaladıktan sonra dili de hafiften fırçalamak gerekiyormuş çünkü orada da bakteriler yaşamakta. Ben şahsen unutuyorum dil fırçalamayı, o yüzden alışkanlık yapmak mantıklı geldi.

Sabah uyanınca genelde ağızda bir koku oluşabiliyor. Bunun sebebi gece ağzın kurumasıymış. Kuruduğunda ortamda bakteri oluşması artıyormuş. Gün içinde de ağız kuruduğunda aynı problem olabiliyor o yüzden sıvı tüketmek önemli. Tükürük denen hadise, doğal bir koruyucudur.
Sakız, naneli bir şeyler falan da geçici çözüm sunuyor. Bunu farkediyorsunuzdur zaten. Sebebi bunların bakterileri yok etmiyor olması. Özellikle şeker içeren bir şey yiyorsanız, bakteri üretimine katkılarınızdan dolayı plaket almanız an meselesi...

Tabii ağız kokusunun tek sebebi ağızdaki bakteriler olmayabiliyor. Daha ciddi bir problem kaynaklı olabilir o yüzden diş doktoruna kontrolde bir sıkıntı yok gibiyse, bunun araştırılması gereken bir konu olduğu yazılmış. Yine de diş doktorunu senede 2 kez ziyaret etmek faydalı bir aktivite. Senede 1 gün bile bence fena değil. (yeter ki gel bana, senede bir gün...)
Bazı gıdalar da buna sebep olabilir. Akla hemen soğan ve sarımsak gelse de, et yemek de bakterilere destek sağlıyor. Genelde et parçalarının dişlerin arasına girmesi durumu vardır. Bu akabinde ciddi bir bakteri üremesini sağlıyor. Bir şeyler yedikten sonra ağzı su ile çalkalamak faydalı olabiliyor. Bazı yiyecekler ise tam tersine bizi koruyor. Bunlara örnek nane, maydanoz ve kekik. 

Bazı içecekler de kokuya katkıda bulunuyor. Asitli içecekler, alkol ve kahve ağız kokusu oluşturabiliyor. Özellikle asitli içecekler, ağızdaki PH'ı düşürdüğü için daha çok üremeye sebep oluyormuş. Demin bahsettiğimiz su ile çalkalama ise PH'ı dengeliyor. Bazı içecekler de tam tersi ağız kokusunun yok olmasına katkı sağlıyor. Bunlardan biri yeşil çay. Zaten griple alakalı yazımda da bahsetmiştim, faydası tartışılmayacak bir içecek.
Sigara da ağız kokusu yapıyormuş! :) Hiç farketmemişsinizdir. Bazen işte böyle kilit ve bilinmeyen bilgiler paylaşıyorum. 

Sonuçta toplum için önemli bir konu çünkü çevremizde bizden kimsenin kaçmasını istemeyiz. (zannediyorum) Dolayısıyla basit önlemlerle halledilecek bir şey olduğunu ve neyin yol açtığını bilmek faydalı olur diye düşündüm. Cuma günü kontrol yapacağım!!

Sevgiler. 

Gönderen Unknown

28 Ocak 2013 Pazartesi

Mide Kanseri Nedir? Nedenleri Belirtisi ve Tedavisi

Mide Kanseri:

Karnın sol üst bölgesinde mide bulunur ve en önemli organlarımızdan biridir, çünkü vücudun press makinesidir. Nedenlerinde bahsedeceğimiz çeşitli sebeplerden dolayı midenin mukoza zarından tümörler gelişebilir. Bu tümörlerden kötü huylu olanları, mide kansere neden olur. Mide kanseri sıklıkla midenin küçük kenarında ortaya çıkar.

Mide kanseri, en çok görülen 4. kanser türüdür. Ülkemizde, yaklaşık yılda yirmi bin kişi mide kanserine yakalanmaktadır. Erkeklerde, mide kanserine yakalanma riski daha fazladır. Yaşlılarda, mide kanseri daha fazla görülür.

Dünyada bu hastalığın en çok görlüdüğü yerler, Japonya ve Çin gibi uzakdoğu ülkeleri ile kuzey avrupa ülkeleri ve güney amerikadaki Kolombiya, Kosta Rika gibi ülkelerdir. Bu coğrafi farklılıklar, mide kanserinde genetik faktörlerin rol oynadığını göstermektedir. Ülkemizde, Karadeniz bölgesinde mide kanseri diğer bölgere göre biraz daha fazladır.

MİDE KANSERİNİN NEDENLERİ

Mide kanserinin görülmesinde, beslenme alışkanlığı önemli bir yer tutmaktadır. Tuzlu besinleri aşırı tüketmek, sebze ve meyve beslenmesinde yetersizlik, beslenme ile ilgili, en sık görülen kanser nedenlerindendir. Nitrat ve nitrit tuzları midede kanserojen maddeye dönüşebilmektedir. Ülkemizde mangal eti önemli bir yer tuttuğundan etin tuzlanması ve pişerken yanması kansere yol açabilir. Çünkü, yanmış et kanserojen madde içerir. Çiğ etle beslenmek de aynı şekilde kanser riskini artırır.

Midede gastrit ya da ülsere neden olan, H.pylori bakterisi kansere neden olabilmektedir. Bu bakteriyi ortadan kaldırmak, kanser riskini azaltır.

Sigara kullanmak, mide kanserine yakalanma ihtimalini 6 kat artırmaktadır. Sigara, midede iltihap oluşmasında rol oynar. Aynı şekilde alkol tüketimi de mide kanserinin nedenlerindendir.

Birinci dereceden akrabalarında mide kanseri görülenlerde, kanser riski artmaktadır. Kalıtsal faktörler, mide kanserinin gelişmesinde etken faktördür.

Beslenme önemli bir faktör olduğundan, sosyoekonomik düzey de kanserin oluşmasında etkilidir. Ayrıca evre şartları, geçirilmiş bazı hastalıklar, mide ameliyatı kanserin sebepleri arasında yer alır.

MİDE KANSERİNİN BELİRTİLERİ

Erken mide kanserinde belirti olmaz. Risk taşıyan kişilere yapılan endoskopik incelemeyle hastalık teşhis edilebilir. Mide tümörü olan kişilerde gıda akışının engellenmesi sonucu ya da tümörün yayılması sonucu belirtiler ortaya çıkar.


  • Hastaların yarısında elle muayenede bir kitle hissedilir.

  • Mide bölgesinde ağrı ve midenin ağırlaştığı hissi

  • İştahsızlık ve bunun sonucunda kilo kaybı görülmesi (şiddetli ve kısa sürede ortaya çıkar)

  • Yemekten sonra rahatsızlık hissi ve mide şişliği,

  • Bulantı, kusma,

  • Mide kanseri olan kişilerin büyük bir kısmında kansızlık da görülür.

  • Yorgunluk,

  • Mide ya da barsakta kanama olması (gizli şekilde seyredebilir),

MİDE KANSERİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Mide kanserinde en etkili teşhis yöntemi endoskopidir. Ucunda kamera olan bir boruyla mideye girilir. Doktor, midenin her yerini rahatlıkla görebilir. Tümör oluşumu varsa gözlenebilir. Kesin teşhis konması için midenin şüphelenilen yerlerinden parça alınır ve mikroskobik olarak incelenir. Kanser hücreleri mikroskopta rahatlıkla gözlenir.

Baryumlu mide grafisiyle tümörler görülebilir ama kesin teşhis koymak için mikroskobik inceleme gerekir.

MİDE KANSERİ TEDAVİSİ

Mide kanserinin tedavisi ameliyattır. Yapılan ameliyatla mide çıkarılır. Çünkü tümör yayılmıştır. Sadece tümörü almak bir işe yaramaz.

Kanserin şekline göre, bundan sonra ışın tedavisi ve ilaç tedavisi uygulanır. Hastalığın seyrine ve şiddetine göre doktor tarafından hastanın durumu da göz önüne alınarak yapılır.

Tedaviden sonra hastalar tümörden kurtulur. Fakat kanser nüksedebilir. Bundan sonraki amaç hastalığın tekrar ortaya çıkmasını önlemeye çalışmaktır. Tedavide istenmeyen sonuçların oluşumunun önüne geçmek gerekir.

KANSER HASTALARININ YAPMASI GEREKENLER

Düzenli beslenme, kanser hastalığından korunmak için gereklidir. Bazı besinler kanserin oluşma ihtimalini azaltmaktadır.Özellikle nar, kayısı, havuç gibi meyve suları, sarımsak, üzüm, peynir, yoğurt, şalgam, muz, karnıbahar kanseri önlemede faydalıdır. Hastalara domates yemeleri tavsiye edilir. Omega 3, kanserden koruyucu özelliğe sahiptir. Özellikle balık, omega 3 yönünden zengindir.

Şişmanlık, kanser riskini arttırır. İdeal kiloya yakın olmak gerekir. Fazla kırmızı et tüketiminden kaçınmak lazım. C vitamini, birçok meyve ve sebzede bulunur ve vücudun direncini arttırır. Böylece kansere karşı etkili olur. Kansere tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır. Havuçun içinde bulunan betakaroten, vücut direncini arttırır ve genlerimizin bulunduğu DNA da hasar oluşumunu engelleyici etkiye sahiptir.

Düzenli bir hayat sürme, bir çok hastalıkta olduğu gibi kanser hastalığında da etkendir.

KANSERDEN KORUNMA YOLLARI


  • Kanserde erken teşhis çok önemlidir. Bunun için düzenli kontrole gitmenizde fayda var.

  • Sigara ve alkol kullanıyorsanız mutlaka bırakmalısınız.

  • Sıcak ve soğuk içecekler, yapay yiyecekler mide kanserine yol açabilir.

  • Hayvansal yağ kullanımı azaltılmalıdır.

  • Düzenli egzersiz yapılmalıdır.

  • Şehir hayatının sebep olduğu yorgunluk, kansere neden olabilir. İstirahat şarttır. Sessiz yerler tercih edilebilir.

Google arama etiketleri:
[  midede kitle,  midede kitle ne demek,  mide de kitle,  mide kitlesi nedir,  kitle nedir,  ]


Gönderen Unknown

28 Aralık 2012 Cuma

Karaciğer Sağlığı , Karaciğer Sağlığını Koruma Yolları
Yıllarca çok fazla alkol tüketmek karaciğer hastalığına neden olan en önemli sebeptir. Fazla alkol karaciğerin yağlanmasına neden olur. Karaciğerin etrafındaki yağ tabakası iltihaplanırsa alkolik hepatit denilen ve geri döndürülmesi çok zor olan ciddi bir sorun oluşur.

Karaciğer son derece dayanıklı bir organdır. %80-90 hücresini kaybetse bile fonksiyonlarını sürdürebilir. Ameliyatla büyük bir kısmı alınmış bile olsa birkaç hafta içinde kendisini yenileyebilir. Ama tamamen de bozulmaz denilemez. Alkol ve uyuşturucu maddeler, hepatit B ve C gibi virüsler karaciğerde kalıcı hasar bırakabilir. Özellikle siroz hastalığı karaciğer nakli olmadan iyileşmesi çok kolay olmayan bir hastalıktır, karaciğer kendini yenileyemez ve fonksiyonlarını kaybeder. Günümüzde erken teşhis edildiği takdirde tedavisi mümkündür ancak çoğu durumda karaciğer nakli şarttır.

Tüketilen bütün yiyecek ve içecekler, nefes alırken içeri çekilen hava hatta cilt tarafından emilen her türlü madde sonunda karaciğere ulaşır. Karaciğer 300 milyon hücresiyle metabolizmayı çalıştırır ve yiyecekler sindirilir. Vücut için gerekli olan vitamin ve mineraller kan dolaşımıyla vücuda yayılır, zararlı maddelerse ayrıştırılarak vücuttan atılır.
Yiyecekleri ayrıştırmak karaciğerin önemli bir görevi olsa da başka önemli fonksiyonları da vardır. Karaciğer aynı zamanda glukoz deposudur ve vücut enerjiye ihtiyaç duyduğunda buradan elde eder. Ayrıca vücudun ihtiyaç duyduğu çeşitli kimyasalları da üretir.

Karaciğer nasıl korunur?

Yıllarca çok fazla alkol tüketmek karaciğer hastalığına neden olan en önemli sebeptir. Fazla alkol karaciğerin yağlanmasına neden olur. Karaciğerin etrafındaki yağ tabakası iltihaplanırsa alkolik hepatit denilen ve geri döndürülmesi çok zor olan ciddi bir sorun oluşur ve bu hepatitin siroza dönme ihtimali yüksektir. Karaciğerinizi korumak için;
• Alkol aşırıya kaçmadan tüketin. Uzun yıllar boyunca kadınlar günde 1 bardaktan erkeklerse günde 2 bardaktan çok alkol tüketirse siroza yakalanma riskleri oldukça artıyor. Yasal olmayan uyuşturucular özellikle de kokain karaciğer hastalıklarına neden olur.
• Alkolle birlikte ilaç asla almayın. İlaçların alkolle alınması durumunda ilaçlar toksik özellik göstererek karaciğeri zehirler.
• Hepatit B aşısı olun.
• İlaç kullanımınızı sınırlayın. Doktor tarafından verildiği şekilde ve dozda ilaç alın. Gerekmedikçe ilaç kullanmayın.
• Bitkisel karışımlara karşı dikkatli olun. Özellikle içeriğinde kava, karakafes otu, chaparral, yarpuz, gibi bitkiler bulunan karışımlar zehirli olabilir. Ayrıca yüksek dozda A, D, E ve K vitamini de tüketilmemelidir.
• Diğer insanların kanından ve vücut sıvılarından uzak durulmalıdır. Hepatit virüsleri daha önce kullanılmış iğneyle, damar içi şırıngalarla da bulaşabilir. Ayrıca başkası tarafından kullanılmış traş bıçaklarını ve diş fırçalarını kullanmak ve korunmadan cinsel ilişkiye girmek virüslerin bulaşmasına neden olur.
• Böcek ilaçları kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Böcek öldürücü spreyler kullanılmadan önce oda havalandırılmalıdır ya da maske takılmalıdır.
• Cildinize temas eden şeylere dikkat edin. Özellikle kimyasal maddelerle çalışan kişiler bu maddelerin vücutlarıyla temasından kaçınmalıdır.
• Çok yağlı yiyecekler tüketilmemelidir. Karaciğer bir insanın ihtiyaç duyduğu miktarda kolesterolü üretir. Dengeli beslenmek karaciğerin sağlıklı şekilde çalışmasına yardımcı olur. Ayrıca düzenli egzersiz yapmak da karaciğer sağlığı için faydalıdır.
• Sağlıklı kiloda kalın. Alkol tüketmeyen kişilerde bile karaciğerin yağlı olması siroza ve hepatite neden olabilir.
• Karaciğer rahatsızlığı yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız vakit kaybetmeden doktora görünün. Gözlerde ya da ciltte sararma, karın ağrısı ve mide yanması, geçmeyen kaşıntı, idrarda koyuluk, kronik yorgunluk, mide bulantısı gibi şikayetleriniz varsa mutlaka karaciğerinizi kontrol ettirmelisiniz.

Gönderen Unknown

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Temel ve en önemli belirti nefes darlığı. Bunun nedeni, akciğer içinde aşırı sıvı sahiptir. Yorgunluk da başka bir belirtisi. Düşük bir oran, kaslar ve vücudun diğer kısımlarında kalp pompaları uygun kan tedarik almak mümkün olmadığı durumlarda bu olur. Oksijen eksikliği ile sonuçlanır. Belirtileri çabuk bitti inşa etmiyoruz. Kalp tüm bu sorunları ile başa çıkmak ve zorlu koşullar için ayarlamak için çalışır. Ama başa çıkmak mümkün olmadığı durumlarda, kalp yetmezliği oluşur.

Bir doktor kolayca onun stetoskop ile kalp yetmezliği riskini belirleyebilir. Bu cihaz kalp anormal ses atım alabilirsiniz. Doktor kalp yetmezliği için gösterge olabilecek bir hastanın nefes dinleyebilirsiniz. O bu kesin değildir, o bir hastanın kalp atışı elektriksel aktivitesini kaydedecektir elektrokardiyogram gibi bir laboratuvar testi önerebilir. Hatalı ses dalgaları anormal kalp büyüklüğü, şekli ile ilgili ortaya görüntü olarak kaydedilecektir. Bazı durumlarda, göğüs x-ışını de alınır.




Hastalık nedenlerinin belirlenmesi ile teşhis edilebilir. Kalp yetmezliği nedeniyle oluşan aşırı iş yükü durumunda, iyi yemek yeme ve kansızlık için tedavi ile tedavi edilebilir. Kalp değeri herhangi defektler ameliyatla düzeltilebilir. Hastalar sigara, aşırı alkol bırakma ve hiper duyarlı hale kalp yetmezliği riskini en aza indirebilirsiniz. Dengeli bir kan basıncı seviyesi sağlanmalıdır. Uzun vadede mevcut çeşitli ilaçlar vardır. Kalp krizi bazen hayatı tehdit edici olabilir. Bu gibi durumlarda, kalp nakli tek bir anahtardır. Araştırmacılar bazı hastaların donörü beklerken sağlık koşullarını iyileştirmek ve böylece başarıyla nakli listeden silinebilir söylüyorlar. Kalp sürdürmek için insan hayatı için önemli bir organdır. Kalp bakımı çok önemlidir ve bu konuda eğlenceli olmak istemiyorum. Sağlık için son derece endişe atın.
Gönderen Unknown