Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Vitaminler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vitaminler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2013 Cuma

Vitaminler ve İnsan Vücudu için Faydaları

İnsan sağlığı için gerekli olan ve vücudun sağlıklı, düzenli gelişimde rol oynayan vitaminler insan sağlığı için olmazsa olmazlardandır. Vitaminler vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından oldukça gereklidir. Ayrıca vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteini kullanmasını da sağlarlar.


Şimdi sizlere vitamin çeşitleri ve insan vücudu için fonksiyonları, faydaları, hangi vitamin ne işe yarar, vücut gelişiminde vitaminleri yeri ve önemi hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.


Vücudumuz için gerekli başlıca vitaminler; A, B grubu, C, D, E, K vitaminleridir.


Şimdi teker teker bu vitaminlerin vücudumuz için ne gibi yararları faydaları var onlara bakalım ve bu vitaminler hangi besinlerde bulur, vücudun vitamin ihtiyacını hangi besinler ile giderilebileceğine bakalım.


A Vitamini ve Faydaları;


A vitamini doğal yoldan iki farklı şekilde meydana gelir. Biri hazır besin maddesi olarak hayvansal gıdalarda bulunan retinoldür.


 


Diğeri pro-vitamin şeklindedir ve hem hayvansal hem bitkisel gıdalarda bulunur. İhtiyaç halinde retinole dönüşür.


 


A vitamini yağda eriyen bir vitamin çeşididir ve karaciğerde depolanır.


Yüksek miktarda alınan A vitamini zehirlenmeye neden olabilir.


 


Faydaları



  • A vitamini en çok göz sağlığına faydalarıyla bilinir. Gece körlüğü, görme bozuklukları gibi birçok göz problemine iyi gelir.

  • A vitamini vücudu enfeksiyonlara karşı korur.

  • Güçlü bir antioksidandır. Kansere karşı koruyucudur.

  • Kemiklerin gelişimine yardımcı olur.

  • Cilt problemlerine iyi gelir.

  • Yaşlanmayı geciktirir.

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.

  • Anne karnındaki bebeğin sağlık gelişimi için anne adaylarının mutlaka A vitamini alması gerekir.

  • Yağ depolanmasına yardımcı olur.

  • Diş ve diş eti gelişiminde önemlidir.

  • Soğuk algınlığına iyi gelir.

  • Ülseri tedavi edici niteliktedir.


A vitamini eksikliği;


gece körlüğüne, göz bozukluklarına, cilt sorunlarına neden olur. Bağışıklık sistemi zayıflar ve vücut enfeksiyonlara karşı savunmasız kalır.


 


A vitamini fazlalığı ise baş ağrısına, mide bulantısına, kusmaya, iştah kaybına, saç dökülmesine, saç kuruluğuna, eklem ağrılarına ve karaciğer bozukluklarına neden olabilir.


 


A vitamini içeren besinler;


 


A vitamini hazır besin maddesi olarak karaciğerde ve hayvansal gıdalarda bulunur.


Balıkyağı, süt ve yumurta bol miktarda A vitamini içerir.


 


A vitamininin pro-vitamin şekli havuç, kabak, biber, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve sarı meyvelerde bulunur.


 


Vitaminlerin vücudunuza faydaları saymakla bitmez, ancak siz yine de önce doktorumuza kulak verin ve vitamin kullanırken dikkat edilecekleri öğrenin.


 


B1 Vitamini;


B1 vitamini tiamin adıyla da bilinir.  B grubu vitaminler arasında ilk keşfedilendir.


Isı ve ışığa karşı duyarlı olan B1 vitamini suda erir. Vücutta depolanmaz, fazlası idrar yoluyla atılır ve diğer B grubu vitaminlerle alınırsa daha etkili olur.


 


Faydaları



  • Şeker hastalığını önler.

  • Alyuvarların oluşumunda önemli rol oynar.

  • Merkezi sinir sisteminin korunmasına yardımcıdır.

  • Sinirsel hastalıkları önler.

  • Zihni açar, hafızayı güçlendirir.

  • Sindirimi düzenler.

  • Vücuda alınan karbonhidratların enerjiye dönüşmesini sağlar.

  • Doku sertleşmesini önler.

  • Kan dolaşımını düzenler.

  • Sigara ve alkolün olumsuz etkilerinin giderilmesinde rol alır.

  • Damar sertliğini önler.


B1 vitamini günlük olarak en az 1 mg alınmalıdır.  Alkol kullanımında vücuttaki B1 vitamini azalır.


Vücutta B1 vitamininin eksikliği yorgunluk, depresyon, zihin bulanıklığı, göz sorunları, kas krampları, iştahsızlık, sindirim bozukluğu, kabızlık, baş ağrısı ve ödeme neden olabilir.


 


B1 vitamini eksikliği ile alkol kullanımı ciddi bir beyin hastalığı olan Wernicke-Korsakoff Sendromu’na neden olabilir.


B1 vitamini vücutta uzun süre eksik olursa merkezi sinir sistemini yıkan Beriberi hastalığı oluşur.


B1 vitamini kaynakları


Sebze, meyve, süt ve süt ürünleri, rafine edilmiş tahıl, et, balık, pirinç kabuğu, ayçekirdeği, bira mayası, buğday başağı, kuru fasulye, yumurta, deniz ürünleri, kepek ve bezelye bol miktarda B1 vitamini içeren besinlerdir.


 


Vitaminlerin vücudunuza faydaları saymakla bitmez, ancak siz yine de önce doktorumuza kulak verin ve vitamin kullanırken dikkat edilecekleri öğrenin.


 


B2 Vitamini;


B2 vitamini riboflavin adıyla da bilinir. Suda eriyen bir vitamin çeşididir ve vücutta depolanmaz. Işığa karşı hassas, ısıya karşı dayanıklıdır.

Bazı bağırsak bakterileri tarafından da az miktarda üretilebilir. Bu nedenle günlük B2 vitamininin alınmadığı durumlarda da eksiklik belirtisi görülmez.

Faydaları



  • Enerji üretimine yardım eder.

  • Sinir sistemini korur.

  • Göz sağlığına iyi gelir.

  • Cildi korur.

  • Büyüme ve gelişmede önemli rolü vardır.

  • Migren tedavisinde yardımcıdır.

  • Enfeksiyon ve yanık tedavilerinde kullanılır.

  • Mide ve karaciğer hastalıklarına iyi gelir.

  • Vücuttaki asit oranını düzenler.

  • Solunum sisteminin çalışmasında yardımcı rol alır.

  • Saç ve tırnak sağlığına iyi gelir.


Günde en az 1.5 mg B2 vitamini alınmalıdır.


B2 vitamini eksikliği genellikle alkol bağımlılarında ortaya çıkar. Eksikliğinde dil ve dudakta iltihap, kaşıntı, uykusuzluk, yorgunluk, deride yara, öğrenme güçlüğü, gözlerde hassasiyet ve yanma meydana gelir.


Fazla alınan B2 vitamini idrarla dışarı atılır. İdrar renginin koyu olması B2 fazlalığının belirtisi olabilir. Ayrıca B2 fazlası bulantı ve kusmaya da neden olabilir.


B2 vitamini içeren besinler


Badem, yerfıstığı, fındık, bira mayası, havuç, enginar, tavuk, peynir, sığır eti, mercimek, böbrek ve buğday B2 vitamini içeren besinler arasındadır. Ayrıca hayvansal gıdaların, açık yeşil sebze ve meyvelerin tümünde bulunur.


 


Vitaminlerle ilgili genel bilgi almak ve sağlığınız için vitaminlerden nasıl yararlanacağınızı öğrenmek için doktorumuza danışabilirsiniz.


 


B3 Vitamini;


Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizması için gerekli olan B3 vitamini niasin adıyla da bilinir.


 


En dirençli vitaminlerdendir, ısıya ve ışığa karşı dayanıklıdır. Suda çözünür.


 


Vücutta triptofan adlı amino asitten üretilebilir ancak karaciğerde az miktarda depolanır.

Faydaları



  • Kan dolaşımını düzenler.

  • Deri sağlığına iyi gelir.

  • Şizofreni tedavisinde yardımcı rol alır.

  • Zihinsel hastalıkların tedavisinde yardımcıdır.

  • Kolesterolü dengeler.

  • Protein, yağ ve karbonhidratın vücutta kullanılabilmesini sağlar.

  • Beynin ve sinir sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlar.

  • Hormon üretimine yardım eder.

  • Sindirim sistemine iyi gelir.

  • Toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar.


B3 vitaminini kadınların günde 15, erkeklerin ise 19 mg alması gerekir. Ancak doktorunuza danışmadan alacağınız doza karar vermemelisiniz.


B3 vitamini eksikliğinde şu belirtiler görülebilir:



  • Yorgunluk

  • Sinirlilik

  • İştahsızlık, bulantı, kusma, ishal

  • Cilt sorunları

  • Diş eti hassasiyeti ve ağız kokusu

  • Sinir sistemi bozuklukları


Uzun süre B3 vitamini eksikliği yaşayanlarda pellegra adı verilen ciddi bir hastalık ortaya çıkabilir. Bu hastalık ishale, zihin bulanıklığına, depresyona, cilt sorunlarına, sinir ve sindirim sistemi bozukluklarına neden olur.


B3 vitamini fazla alındığında ise ciltte alerjik reaksiyonlar görülebilir. Deride kızarma, yanma ve kaşıntı meydana gelir. Ayrıca karaciğer ve mide zarar görebilir.


B3 vitamini kaynakları


Brokoli, karnabahar, havuç, patates ve domates gibi sebzeler bol miktarda B3 vitamini içerir.


Kırmızı ette de bolca bulunur. Peynir, mısır unu, yumurta, balık ve süt gibi besinler de doğal B3 vitamini kaynağıdır.


 


Vitaminlerle ilgili genel bilgi almak ve sağlığınız için vitaminlerden nasıl yararlanacağınızı öğrenmek için doktorumuza danışabilirsiniz.


 


B6 Vitamini;


B6 vitamini piridoksin adıyla da bilinir. Vücutta depolanmaz ve suda erir.


Isıya ve ışığa karşı hassastır, güneş ışınlarına maruz kaldığında ya da pişirildiğinde kolayca bozulur.

Faydaları



  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

  • Hormonların üretimine katkı sağlar.

  • Cinsel hormonları dengeler.

  • Kalbi korur.

  • Böbrek taşı oluşumunu engeller.

  • Karpal tünel sendromuna iyi gelir.

  • Serotonin üretimine katkıda bulunur.

  • Âdet öncesi sendromuna iyi gelir.

  • Dokuların kendisini yenilemesini hızlandırır.

  • Karaciğeri temizler.

  • Cildin parlak olmasını sağlar.

  • Antikor üretimini artırır.

  • Anemi tedavisinde kullanılır.

  • Depresyona iyi gelir.


B6 vitamini eksikliğinde kas sorunları, sindirim sistemi rahatsızlıkları, cilt problemleri, konsantrasyon bozukluğu, zayıf hafıza, çarpıntı, sinirlilik gibi belirtiler görülebilir ama eksikliğine az rastlanır.


Fazla alınması ise oldukça zararlıdır. Birkaç doz aşımıyla zehirleyebilir ve sinir sistemine zarar verebilir.


Günlük olarak 2 mg alınmalıdır ancak doktorunuza danışmadan hareket etmeyin.


B6 vitamini içeren besinler


Karaciğer, böbrek, ay çiçeği, ıspanak, pancar, patates, muz, tavuk eti, bezelye, avokado, bira mayası, yumurta, balık, baklagiller ve bütün kuruyemişler B6 vitamini kaynağıdır.


Ancak hayvansal ve bitkisel gıdalar fazla miktarda B6 vitamini içermez.


 


Vitaminlerin vücudunuza faydaları saymakla bitmez, ancak siz yine de önce doktorumuza kulak verin ve vitamin kullanırken dikkat edilecekleri öğrenin.


 


B11 Vitamini;


B11 vitamini, folik asit ve BC ismiyle de bilinir.


Bağırsak bakterileri tarafından da üretilebilen B11 vitamini karaciğerde depolanır.


 


Isıya ve ışığa karşı dayanıksızdır. Pişirildiğinde bozulur.

Faydaları



  • Kan hücrelerinin üretimine katkıda bulunur.

  • Hücre bölünmesinde rol oynar.

  • Büyümeyi hızlandırır.

  • Kalp sağlığına iyi gelir.

  • Sinir sisteminin etkin çalışmasını sağlar.

  • Sara hastalığına iyi gelir.

  • Vücut direncini artırır.


Az sebze ve meyve tüketimi B11 vitamini eksikliğine yol açan nedenler arasındadır.


 


Eksikliğinde kansızlık, çarpıntı, sinir ve sindirim sistemi sorunları görülebilir. Ayrıca hamilelik döneminde B11 vitamininin yetersiz alımı gebelik zehirlenmesi, düşük, erken doğum, bebekte beyin ve omurilik sorunlarına yol açabilir.


Fazla miktarda alınan B11 vitamini de uyku düzensizliklerine, sindirim sistemi sorunlarına ve cilt problemlerine yol açabilir. Gebelik döneminde fazla alınırsa bebek zarar görebilir.


Yetişkinlerin günlük 400 mg folik asit alması gerekir ama hamilelik döneminde bu miktar 2 katına çıkar.


B11 vitamini kaynakları


Havuç, yumurta, portakal, avokado gibi besinler doğal B11 vitamini kaynaklarıdır. Ayrıca bütün yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur.


 


Vitaminlerle ilgili genel bilgi almak ve sağlığınız için vitaminlerden nasıl yararlanacağınızı öğrenmek için doktorumuza danışabilirsiniz.


 


B12 Vitamini;


B12 vitamini kobalamin olarak da bilinir. Suda eriyen bir vitamin çeşididir ve karaciğerde depolanır.


Sadece et ve süt ürünlerinde bulunan B12 vitamini yetersiz alındığında ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.


Sağlıklı bir yetişkinin karaciğerinde depolanan kobalamin miktarı 5 yıl yeterli olabilir ancak bu süre içerisinde fazla eksiklik belirtisi görülmediğinden günlük B12 ihtiyacı karşılanmalıdır.


Faydaları



  • Kansızlığı önler.

  • Kalp sağlığına iyi gelir.

  • Sinir sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlar.

  • Hafızayı güçlendirir.

  • Konsantrasyon bozukluklarına iyi gelir.


B12 vitamini eksikliğinde kansızlık, el ve ayakta uyuşma, kilo kaybı, zihinsel sorunlar ve sindirim sistemi bozuklukları ortaya çıkabilir.


Eksikliğine daha çok vejetaryenlerde ve yaşlılarda rastlanır.


B12 vitamini içeren besinler


Hayvansal gıdalarda bol miktarda bulunur. Yumurta, süt, peynir, balık, böbrek, karaciğer ve sığır eti B12 vitamini içeren besinler arasındadır.


Bitkisel besinler B12 vitamini içermez. Bu nedenle vejetaryenlerde eksikliğine sık rastlanır. İlaç takviyesi şarttır.


 


Vitaminlerle ilgili genel bilgi almak ve sağlığınız için vitaminlerden nasıl yararlanacağınızı öğrenmek için doktorumuza danışabilirsiniz.


 


C Vitamini;


C vitamini suda eriyen bir vitamin çeşididir. Isıya karşı hassastır, pişirilince etkisiz hale gelir.

Birçok hayvan ve bitki türü ihtiyaçları olan C vitaminini kendileri üretebilir, ancak insan vücudu C vitaminini üretemez.

C vitamini insan vücudunun en çok ihtiyaç duyduğu vitaminlerden olduğu için bol miktarda tüketilmelidir.


 


Faydaları


C vitamini vücutta birçok göreve sahip olduğundan oldukça önemli bir yere sahiptir.



  • Vücudu enfeksiyonlara ve bakterilere karşı korur.

  • Kalp krizini önleyici özelliğe sahiptir.

  • Güçlü bir antioksidandır. Kansere karşı koruyucu özelliği vardır. Birçok kanser çeşidinin oluşmasını önler.

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.

  • Soğuk algınlığı gibi hastalıklarda vücudun direncini artırır.

  • Yara ve yanıkları iyileştirir.

  • Diş eti kanamalarına iyi gelir.

  • Kan damarlarının güçlenmesinde rol alır.

  • Damarlarda kan pıhtılaşmasını önler.

  • Kolesterolü dengeler.

  • Anemi tedavisinde yardımcı rol oynar.

  • Katarakt oluşumunu geciktirir ve önler.

  • Kurşun, civa, arsenik gibi metallerin ve aspirin, insülin, kortizon gibi ilaçların olumsuz etkilerini azaltır.

  • İdrar yolu enfeksiyonları için kullanılan ilaçların etkinliğini artırır.


Vücudun günlük C vitamini ihtiyacı 60 mg’dır. Herhangi bir sağlık sorunuyla özellikle soğuk algınlığı gibi hastalıklarla karşı karşıya kalındığında günlük olarak daha fazla C vitamini alınmalıdır.


C vitamini fazlalığı da eksikliği gibi çeşitli sorunlara neden olacağı için mutlaka doktorunuza danışarak hareket edin.


C vitamini eksikliğinde kılcal damarların geçirgenliği bozulduğu için dokularda ufak darbeler sonucu bile kanama meydana gelebilir.


Ayrıca C vitamini eksikliğinde skorbüt denilen bir hastalık görülür. Bu hastalık diş etinde, iç organlarda ve kemik zarı altında kanamalara neden olur.


Vücudun enfeksiyonlara karşı direncinin azalması da C vitamini eksikliğinin sonuçlarındandır.


C vitamini fazla alındığında ise bulantı, kusma, ishal ve böbrek taşına neden olabilir.


C vitamini içeren besinler


C vitamini en çok portakal, mandalina, greyfurt ve limon gibi turunçgillerde bulunur.


Özellikle maydanoz, kabak, karnabahar, domates, lahana, ıspanak ve kıvırcık salata, patates ve yeşil biberde bol miktarda bulunan C vitamini tüm taze sebze ve meyvelerde de yeterli miktarda yer alır.


Kuşburnu, frenk üzümü, kivi, çilek ve misket limonu da içinde C vitamini barındıran önemli besinlerdendir.


 


D Vitamini;


D vitamininin iki çeşidi vardır. Biri D2, diğeri ise D3 vitaminidir.


D2 vitamini yani ergokalsiferol, ışınlanmış mayalarda bulunur.


D3 vitamini yani kolesalsiferol ise insan derisinde bulunur ve güneş ışınlarının etkisiyle oluşur.


D vitamini yağda erir ve karaciğerde depolanır. Isıya ve pişirmeye karşı dayanıklı olan D vitamini özellikle çocuk gelişimi için oldukça önemli bir yere sahiptir.

Kalsiyum ve fosforun bağırsakta emilimi ve vücutta kullanımı için gerekli olan D vitamini mutlaka alınmalıdır.


Faydaları



  • Kemiklerin gelişmesinde çok önemli bir rol oynar. Kemikleri ve dişleri kuvvetlendirir.

  • Kemiklerde kalsiyum birikmesine yardımcı olur.

  • Raşitizmi önler.

  • Romatizma tedavisinde kullanılır.

  • Cilt hastalıklarına iyi gelir.

  • Kasların zayıflamasını önler.

  • Kalp atışını düzenler.

  • Ameliyat sonrası oluşabilecek kas kasılmalarını önler.

  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

  • Kalsiyum emilimini artırır.


D vitamini günde en az 200 ünite alınmalıdır. Günlük olarak 400-800 ünite alınan D vitamini ise yaşlılıkta kemik erimesinden korunmaya yardımcı olur.


D vitamini eksikliğinde kemiklerde yumuşama ve kemik yapısında bozulma görülür. Çocuklarda raşitizm (kemik zayıflığı) ve yetişkinlerde osteomalasi (kemik erimesi) adı verilen hastalıklara neden olur.


Ayrıca D vitamini eksikliğine bağlı olarak böbrekler zarar görebilir.


Fazla alınan D vitamini ise zehirlenmeye neden olabileceği gibi iştahsızlık, bulantı, kusma, kabızlık, karın ağrısı ve kalp atışında düzensizlik yapabilir.


D vitamini kaynakları


D vitamini içeren en önemli kaynak güneş ışınlarıdır.


Bunun dışında balıkyağı ve sütte bol miktarda bulunur. Karaciğer, balık, tereyağı, yumurta, peynir ve mantar gibi besinler de D vitamini içerir.


 


E Vitamini;


Bileşiminde alfa, beta, gama ve delta tokoferolleri bulunan E vitamini yağda erir ve karaciğerde depolanır. Isıya ve pişirmeye karşı dayanıklıdır.


Deriden emilebilme özelliğine sahip olan E vitamini cilt sağlığı açısından oldukça önemlidir. Gündüz cildi nemlendirir, gece ise önceden meydana gelen yıpranmaları onarır.

Faydaları



  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

  • Güçlü bir antioksidandır.

  • Kansere karşı koruyucudur.

  • Göz sağlığına iyi gelir.

  • Hücrelerin yenilenmesini sağlar ve hücre yapısını korur.

  • Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.

  • Cilt sorunlarına iyi gelir, cildi güzelleştirir.

  • Yaşlanmayı geciktirir.

  • Vücuda alınan toksin maddelere karşı koruyucudur.

  • Katarakt oluşumunu önler.

  • Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatır.

  • Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudur.

  • Damar tıkanıklığını ve sertliğini önler.

  • Kolesterolü dengeler.

  • Kalbe yararlı kolesterolü yükseltir, zararlı kolesterolü düşürür.


E vitamini ayrıca bebeğin zeka gelişimini etkilediği için hamilelik döneminde mutlaka alınmalıdır.


 


E vitamini eksik alınırsa göz bozukluklarına, halsizliğe, kansızlığa ve kalp hastalıklarına neden olabilir. Cinsel isteksizlik ve kısırlık da E vitamini eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir.


E vitamini fazlalığı idrarla dışarı atılır. Daha fazla alınan E vitamini bulantı ve kusmaya neden olur.


Günlük olarak bebeklerin 5-6 mg, çocukların 7 mg, yetişkinlerin ise 8-10 mg E vitamini alması gerekir.


E vitamini kaynakları


E vitamini özellikle bitkisel tohumlarda ve mısırözü, ayçiçeği, susam ve fındık gibi bitkisel yağlarda bol miktarda bulunur.


Ispanak, kabak, lahana ve marul gibi yeşil sebzeler, zeytinyağı, yumurta sarısı, patates, buğday, pirinç, mısır, domates, darı, çavdar, balıkyağı, fındık, ceviz ve ton balığı da E vitamini içeren besinler arasındadır.


Günlük E vitamini ihtiyacı, 1 avuç fındıkla veya 3-4 tane cevizle sağlanabilir.


 


K Vitamini;


K vitamini bağırsakta bulunan bazı bakteriler tarafından üretilir. Işığa karşı hassas, ısıya karşı dayanıklıdır.


 


Bağırsaklar ağır bir hasar görmediği sürece K vitamini üretimi devam eder ve insan vücudunda depolanır.


 


Kimyasal özellikleri nedeniyle suda çözünemeyen K vitamini yağda erir.


 


Faydaları


 


K vitamininin en önemli görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamaktır. Kanama ve pıhtılaşma sorunları K vitamini eksikliğinin belirtisidir.


 


K vitamini yeterli ölçüde alınmazsa idrar yollarında, diş etlerinde, sindirim sisteminde, akciğerde ve deride kanamalar meydana gelir.


 


K vitamini eksikliği;


basur, burun kanaması ve aşırı regl kanamalarına neden olabilir. Ayrıca yeni doğan bebeklerin sarılıkları da K vitamini eksikliğinden kaynaklanabilir.


 


K vitamini fazlalığında ise


kan gereğinden çok pıhtılaşır. Damar tıkanıklıkları ve karaciğerde bozulmalar meydana gelebilir. Ancak K vitamini fazlalığı çok nadir görülür.


 


Yetişkinler günlük olarak 80-150 mg K vitamini almalıdır. Ancak bu miktar besin ve yararlı bakterilerden rahatlıkla karşılanır.


 


K vitamini içeren besinler


 


Ispanak, lahana, Brüksel lahanası, yeşil biber, marul, karnabahar, yeşil domates, fasulye, bezelye, kabak ve patates gibi sebzelerde bol miktarda bulunur.


 


Ayrıca yumurta sarısı ve yoğurt da K vitamini içeren besinlerdir.


Google arama etiketleri:
[  vitaminler,  vitamin çeşitleri,  depresyonda hangi vitaminler alinmali,  ]


Gönderen Unknown

28 Aralık 2012 Cuma

Havuçtaki vitaminler , faydaları
A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir
Havucun yararları
Tohumlarından halk arasında gaz söktürücü, idrar artırıcı, adet getirici ve mide ilacı olarak yararlanılır

Haftada beş kere yendiği takdirde araştırmalara göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor

Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10oranında azalttığı görülmüştür

Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor

Anne sütünü arttırır

Yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir

Havuçtaki kompleks karbonhidratlar vücuda ererji verir

Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg C vitamini, B1-B-B6 vitaminleri, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır

Kabuğu soyulduğunda havuç besin değerinden çok şey kaybeder

Havucun kabuğunu soymak yerine musluğun altında hafifçe fırçalamak yeterlidir

Görme bozukluklari, bas dönmesi, düsük tansiyon, bitkinlik gibi rahatsizliklari iyilestirir

Bronşları açar, kuru öksürüğü keser ve bağırsakları yumusatır

Havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu biliyormusunuz

Kansızlık halinde, sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor

Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını , kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini, her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriliyor

Havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruduğunu

Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, havuçların çiğ veya pişmiş olarak yenilirken asla soyulmaması gerektiğini, sadece temiz yıkamanın yeterli olduğu bilinmektedir

Aşırı havuç suyu içildiğinde cilt hafif portakal rengi alırsa da bunun bir zararı söz konusu değildir

Gönderen Unknown

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Altın Çilek MucizesiSon zamanlarda adından sıkça bahsedilen sağlıklı yaşam için güzel bir meyve olduğu belirtilen,  Başbakan Recep Tayyip Erdoğa’nın da şeker hastalığına karşı kullandığı, sağlıklı yaşam kaynağı olarak tabir ettiği altın çilek meyvesi satış rekorları kırıyor adeta. Peki altın çilek meyvesinin belli başlı faydalarını merak ediyormusunuz?

Altın Çilek Meyvesinin Mucizevi Faydaları



* Dünyanın en zengin lif oranına sahip meyvesidir.

* Kilo vermeye yardımcı ve son derece faydalı bir meyvedir.

* Diyabet ( şeker) hastalarına faydalı olduğu gözlemlenmiştir.
* Antioksidan oranı yüksektir.

* Kalp,verem ve idrar yolu hastalıklarının tedavisine yardımcı olur.

* C,B1,B2,B3 ve keroten gibi vitamin ve mineraller bakımından çok zengin bir meyvedir.

* Potasyum değeri çok yüksek bir meyvedir.

* Kalsiyum değeri aşırı zengin olduğundan okul öncesi çocukların gelişiminde çok etkilidir.

* Metabolizmanın hızlı çalışmasına katkıları olduğu bilinmektedir.

* Kan dolaşımını düzenlemede pozitif etkileri vardır.

* İdrar söktürmeye faydaları vardır.

* Kalorisi azdır. Sindirim sistemindeki parazitleri yok etmeye yardımcı olur.

* Aroma ve mayhoş tadından dolayı pastacılık, dondurma aroması olarak ve marmelat yapımında kullanılır.

* Meyve salatalarında, tatlılarda ve turtalarda kullanılır.

* Reçeli son derece lezzetlidir.

* Cildi güneşten korumada ve cilt kanseri tedbir olarak deri gerici özelliği olduğundan, yaşlanmayı geciktirmeye yardımcı olur.

* Kandaki fazla ürik asitin atılmasına yardımcıdır.

* İçerisinde 8 ayrı alkolid bulunmaktadır. Bu alkolidler bitkisel kökenli ilaçların yapımında kullanılmaktadır.

* Kanı arındırmaya yardımcı olur. Görme sinirlerini yapılandırmaya yardımcı olur.

* Prostat ve boğaz hastalıklarının tedavisinde olumlu etkileri olduğu gözlenmiştir.
Gönderen Unknown
‘Yağsız’ daha önceleri sağlıklı anlamına geliyordu, ancak şimdi biliyoruz ki bu tamamıyla yanlış. Trans ve doymuş yağlardan bahsetmiyorum ama bütün yağları tek bir gruba yerleştirmek doğru değil. Çalışmalar gösteriyor ki, omega-3 yağ asidi kaynağı olan balık ve balık yağı, beyinle kalp sağlığını etkiliyor. 2009’da yapılan bir araştırma bu besinlerin ayrıca menopoz dönemi kadınlarda meme kanseri riskini azalttığını da ifade ediyor. Omega-3’ler ayrıca artrit, yüksek kolesterol, dikkat bozuklukları gibi sorunların iyileşmesinde de etkili yağlar.

Yumurtayı affettiniz mi?

Yumurtada bulunan ve B vitaminine yakın bir besin olan ‘kolin’ birçok yetişkinde yetersiz seviyede. Yumurta sarısı ‘kolin’ bakımından en zengin kaynaklardan biri. Yerfıstığı, soya fasulyesi ve yulaf da bu kaynaklar arasında. ‘Kolin’, hücre zarlarının büyük bir kısmı, özellikle de beyin hücreleri için hayati önem taşıyor.

Patatesi sofralarınıza buyur edin

Yüksek karbonhidrat içerdiği için dikkatleri üzerine çekse de patates, kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor. 2010 yılında yapılan bir raporlamaya göre, patatesteki yüksek potasyum, kan basıncını azaltıyor ve böbreklerdeki fazla tuzun atılmasını  sağlıyor. Yüksek potasyum değerli diğer besinlerse muz, kayısı, kavun, ıspanak olarak sıralanabilir.

Tarçın tatlandırmaktan fazlasını yapıyor

Bu tatlı baharat çoğunlukla krepleri, tostları, yulaf ezmelerini ya da kurabiyeleri canlandırmak için kullanılırken, eski Mısır’da epey etkili bir geçmişi var. 2003   yılında ‘Diabetes Care’ dergisinde çıkan bir makale, Tip 2 diyabeti olan beş düzine insanın günlük beslenmelerinde daha fazla tarçın kullanmalarının, kan şekeri, kolesterol ve trigliserit değerlerini 40 günden sonra düşürdüğünü anlatıyor.

Hayat tarzınızı değiştirin, kalori saymayın

Birçok kilolu insan, daha önceden diyet yapmamış olsaydı metabolizmaları için çok daha iyi olurdu. 2007 yılında ‘American Psychologist’ dergisinde yayımlanan bir makalede, 31 ayrı grupta çok sık diyet yapanların 2-5 yıl arasındaki bir dönemde tekrar kilo aldıkları belirtiliyor. Yemekleri kısıtlamakla ilgili her şey sağlıksız düşünce ve kaygıya yol açıyor. Doğru beslenmek dengeli bir yaşam tarzını gerektiriyor, maalesef sıkı bir rejimle sonuç alınamıyor.

Kahvaltı daha iyi beslenmenize yardımcı

2002’de ‘Obesity Research’ dergisinde yayımlanan bir çalışmada yaklaşık 15 kilo veya daha fazla zayıflayıp bu kiloyu bir sene koruyabilen üç bin kişinin yüzde 78’inin, her gün sabah kahvaltısı yaptıkları tespit edildi. Araştırmacılar bu bulguya göre, ölçülü yiyerek ve düzenli öğün takibiyle kilo kaybını korumanın mümkün  olduğunu belirtiyor. Kahvaltı, metabolizma hızının artmasına yardımcı oluyor ve kahvaltısını edenler gün içerisinde daha az yemek yiyor. Öğünleri atlamak,  açlığı daha da artırıyor ve açlığınız çok daha fazla olduğunda, aşırı yeme ihtiyacı doğuyor.

D vitamini takviyesini önemseyin

Sadece güneşe maruz  kalmak, D vitaminin karşılanması için yeterli olmayabiliyor. Kemik sağlığı ve bağışıklık işlevleri için oldukça önemli olan    D vitamini içeren çok az besin var. Dışarıdan destek alınması tavsiye ediliyor.
Gönderen Unknown