Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2013 Perşembe

Mantar enfeksiyonunu tedavi edin
Mantar enfeksiyonunu tedavi edin


   Şeker içermeyen antiseptik bir ağız gargarası ciddi olmayan mantar enfeksiyonu veya tırnak mantarı hastalıklarının tedavisi için yeterli olabilir. Bir makyaj pamuğunu ağız gargarasına batırın ve günde bir kaç kez hastalıktan etkilenen yere sürün. Biraz batma ve yanma hissi olur. Fakat mantar enfeksiyonu bir kaç gün içerisinde tedaviye yanıt verecektir. Tırnak mantarının iyileşmesi bir kaç ay alır. Bu süre zarfında bir değişiklik olmassa o zaman bir dermetolog veya kripodiste görünün.


Gönderen Unknown

20 Şubat 2013 Çarşamba

Grip Korunma ve Tedavi Yöntemledi 2013
Merhaba,

Grip olmamak, tedavi olmaya çalışmaktan daha iyi elbette. O yüzden önce grip olmamak üzere yapılabilecek bir kaç şey okudum. Genelde bilinen şeylerden biraz daha farklı diye bir yazı haline getiriyorum. Bu sene özellikle daha bir grip salgını durumu oluyormuş. 

Makale kaynakları Dr. Mercola'nın sitesinden. Dr. Mercola kesinlikle başucu olabilecek kaynaklardan birini online olarak sunuyor. Sırf facebook sayfasını 400binden fazla insan takip ediyor ki gerçekten alanında dünyada en çok takip edilen ve değer verilen doktorlardan biri.
Kaynak 1 (793bin kere okunmuş!)
Kaynak 2

Özet geçeceğim ama bilin ki bunları Dr.Mercola söylüyor, ben değil. Sonra vay efendim sen ne biçim konuşuyorsun demeyin. :)


Grip denilen hastalığın bakteriler (mikroplar) değil, virüsler tarafından geldiğini öncelikle bilmek gerekiyor. Sıradan soğuk algınlığı, nezle ile de karıştırmamak gerekiyor çünkü soğuk algınlığında burun akması, hapşırık, öksürük, boğaz ağrısı gibi şikayetler oluyorken, gripte ekstradan ciğerlerde enfeksiyon, eklemlerde ağrı, ateş vb. durumlar oluyor. Bütün bu hastalıklara yakalanıp yakalanmamak tamamen bağışıklık sisteminizin o anki durumuyla alakalı. Eğer sıkı bir bağışıklık sisteminiz varsa gripsiz, nezlesiz, hatta başka hastalıksız hayatınıza devam edebilirsiniz. 








Gripten korunmak için bazı öneriler:
1- Grip aşısı olmayın. :) İkinci kaynakta bilimsel anlamda bir işe yaramadığını yazmış. 

2- Çok fazla şeker tüketmeyin. (karbonhidrat nedir için tıklayınız) Şeker tüketimi hastalık yapan bakteriler, mantarlar vb. organizmaların üremesi için nefis bir ortam sunuyor ve vücudun içinde gerçekleşen saldırı, bağışıklığı zayıflatıp açık hedef haline getiriyor.
3- Vitamin D eksikliği oluşmaması için arada güneşe çıkın.

Funny-Sleepy-Cats-07

4- Yeterli ve kaliteli dinlenin. İyi bir uykunun koruyucu olması durumu...

5- Stres müptelası olmayın :) Sistem zayıf düşüyor.
6- Düzenli egzersiz. Bağışıklık sistemini artırdığı bulguları var kaynakta.

7- Yeşil çay içmek. 1-5 bardak arası günde içmek bilimsel anlamda fayda sağlıyormuş.

Tedavi aşaması önerileri:
1- Antibiyotik kullanmayın, virüs Türk olduğu için ona etki etmiyor. (yok öyle değildi) Antibiyotik virüs öldürmez. 
2- Şekeri kesin. İşlenmiş gıdalardan, tatlandırıcılardan uzak durun.

3- Bol su için.
4- Eğer ateşiniz 38.9 derecenin altındaysa düşürmeye çalışmayın. Grip virüsü hafif yüksek ısılarda üreyemiyor. Fakat Dr. Mercola, bu derecenin üstünde doktora gitmeyi tavsiye ediyor. Ayrıca kulak ağrısı, gözlerde ağrı, burundan yeşil akıntı, nefes darlığı gibi şikayetler olursa da doktora gitmek gerekiyor aksi halde evde yatın dinlenin diyor. :)
5- Tavuk çorbası (tavuğun içindeki bir aminoasit faydalıymış), sarımsak (yemeden ezin diyor) gibi gıdalar tüketin.
6- El yıkayın. Bu aynı zamanda önleyicidir elbette zira el sıkışmaktan, nesnelere dokunmaktan falan bulaşabiliyor.
7- Besin desteği kullanıyorsanız özellikle çinko ve C vitamini tüketimini artırmak iyileşmeye ciddi yardımcı oluyor.

Buradaki tavsiyelerle belki önleyebilir belki de yakalanırsanız kısa sürede atlatabilirsiniz. Başta da belirttiğim gibi, bunlar 2 kaynaktan derlediğim bilgiler. Kedi fotoğrafları dışında yorum katmadım! Ya da kattım aralarda... 

En güzeli hiç hastalanmayın.
Sevgiler.

Gönderen Unknown

28 Ocak 2013 Pazartesi

Baş Boyun ve Gırtlak Kanseri Oluşumu Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Baş Boyun ve Gırtlak Kanseri:

Vücudun en önemli noktalarında oluşabilen kötü huylu kanser çeşitlerinden olan baş boyun ve gırtlak bölgelerinde hücrelerin anormal derece de çoğalarak meydana getirdiği önlem alınmadığı takdir de ölümcül sonuçlar doğurabilen bir hastalıktır.

En büyük Nedeni:

Tütün bu ölümlerin en çok önlenebilir nedenidir.

Her yil ABD’de 200.000’den fazla insan sigara ile iliskili hastaliklardan ölmektedir. Iyi haber bu sayinin sigarayi birakan Amerikali sayisindaki artisla beraber düsmesidir. Kötü haberse bazi sigara içicilerinin dumansiz tütün, çignenebilir tütün kullanimina yönelmesidir ki bunun güvenli bir alternatif olabilecegi düsünülse de bu dogru degildir. Bu yalnizca kisideki kanser riskini akcigerlerden dudaga tasir. Akciger kanseri görülme sıklığı azalırken bas boyun kanseri sayisinda artis görülmektedir.

Bas boyun kanserleri erken yakalanirsa tedavi edilebilirler. Bas boyun kanseri erken belirti vermesi özelligi erken tani konulabilmesini saglar. Muhtemel uyarici isaretleri bilmeli ve doktorunuzu mümkün olan en kisa zamanda uyarmalisiniz. Bas boyun kanserlerinin basarili tedavisinin erken teshise bagli oldugunu unutmayin. Uyarici bir takim belirtilerin bilinmesi bas boyun kanserinde yasaminizi kurtarir. Erken tespit edilmeli ve tedavi edilmeli!

Neleri Gözlemlemeliyiz?

Boyunda bir sislik Bas boyun kanserleri genellikle vücutta herhangi bir yere yayilmadan önce boyundaki lenf dügümlerine yayilir. Boyunda 2 haftadan uzun sürede geçmeyen sislikler mümkün olan en kisa zamanda bir doktor tarafindan görülmelidir. Tabii ki tüm sislikler kanser demek degildir. Ancak sislik ya da sislikler agiz, girtlak, guatr kanseri, bazi lenf kanserleri ve kan kanserinin ilk belirtisi olabilir. Böyle sislikler genellikle agrisiz ve gittikçe büyüme egilimindedir.

Ses Degisimi

Pek çok girtlak kanseri ses degisimine neden olur.2 haftadan uzun süren ses kisikligi ya da ses degisimleri doktorunuzu görmeniz açisindan sizi uyarmalidir. Bir Kulak Burun Bogaz ve bas boyun uzmani; ses tellerinizi kolay ve agrisiz yöntemlerle muayene edebilir. Her ne kadar pek çok ses degisikliginin nedeni kanser degilse de isi sansa birakmamalisiniz. Eger ses kisikliginiz 2 haftadan uzun sürerse girtlak kanseri olmadiginizdan emin olmali ve doktorunuza gitmelisiniz.

Dudakta Büyüme

Dil ve dudak kanserlerinin çogu geçmeyen yara ve sislige neden olur. Yara ve sislikler iltihaplanmadikça agrisizdir. Kanama görülebilirse de siklikla hastaligin ileri dönemlerine kadar görülmez. Yara ya da sislik boyundaki bir kitleye eslik ederse bu son derece ciddiye alinmalidir. Dis doktorunuz ya da doktorunuz biyopsi (doku örnekleme testi) gerekip gerekmedigini degerlendirip bu islem için sizi bir bas boyun cerrahina sevk edebilir.

Kanama

Bu sıklıkla kanser haricinde bir nedene baglidir. Bununla beraber agiz, burun, bogaz ve akciger tümörleri kanamaya neden olabilirler. Birkaç günden fazla bir süre tükürük veya balgamda kanama görülürse doktora görünmelisiniz.

Yutma Problemleri

Bogaz ve yemek borusu kanserleri kati gidalarin ve bazen sivilarin yutulmasini zorlastirir. Gida belli bir noktada batma hissi uyandirip ya mideye gider ya da agizdan geri gelir. Bu durumda bir doktora basvurmalisiniz. Genellikle X isinli baryum yutma filmi ya da yutturulan bir tüp yoluyla yemek borusunun direkt muayenesi ile neden ortaya konur.

Ciltteki Degisiklikler

Bas boyunda çok sik karsilasilan deri kanseri erken baslanan tedaviye iyi yanit verir. En sik alin, yüz, kulak gibi cildin günese maruz kaldigi yerlerde görülürse de cildin herhangi bir yerinde olabilir. Deri kanseri siklikla küçük soluk bir yara seklinde baslar, yavas büyür ve ortasinda gamze seklinde bir çukur ve hatta ülser olusur. Bu alanin bir kismi iyilesirken daha büyük bir bölümü ülsere kalir. Bazi deri kanserlerinde renk degisimi görülür. Bas boyunda görülen diger kanser tipleri arasinda; yassi hücreli kanser ve habis melanom sayilabilir. Yassi hücreli kanserlerin bir bölümü alt dudak ve kulakta görülür. Deri kanserine benzer ve erken teshis edilip uygun tedavi edilirse genellikle daha tehlikeli hale gelmez. Dudakta, yüzde, kulakta iyilesmeyen bir yara varsa hemen doktora basvurun. Habis melanom klasik olarak ciltte koyu mavi siyah renkli degisime neden olur. Bununla beraber herhangi bir bendeki büyüklük, renk degisikligi, kanamanin baslamasi da birer sorundur. Yüz ve boyunda özellikle büyüklük ve sekil bakimindan degisiklik gösteren mavi siyah renkli bir leke varliginda mümkün oldugunca çabuk zamanda bir deri hastaliklari uzmanina ya da baska bir doktora basvurmalidir.

Devam Eden Kulak Agrilari

Yutkunma esnasinda kulak ve etrafinda olusan agrilar bogazda büyüyen tümöre ya da enfeksiyona bagli olabilir. Böyle bir sikayet; yutkunma güçlügü, ses kisikligi ya da boyunda bir sislik ile beraberse daha da dikkat çekicidir. Bu bulgularin en kisa zamanda bir Kulak Burun Bogaz Uzmani tarafindan da degerlendirilmesi gereklidir.

Bas ve boyun kanserlerinde yüksek riskin tanimlanmasi:

Bas ve boyun kanserlerinin %30 kadar bir kismi sigara kullanimi ve alkol gibi spesifik faktörlere uzun süre maruz kalmayla yakin iliskilidir. Sigara ve içki kullanmayan eriskinlerde agiz ve bogaz kanserine neredeyse hiç rastlanmaz. Uzun süreli günes isigina maruz kalma dudak kanseri ile iliskilidir ve cilt kanserinin en büyük nedenidir. Ne yapmalisiniz? Tarif edilen tüm belirti ve bulgular kanser olmayan durumlarda da varolabilir. Aslinda çogu zaman bu sikayetler kanser disindaki diger bazi durumlarda da görülebilir. Fakat bunu iyi bir muayene yapmaksizin söyleyemezsiniz. Bu nedenle bu sikayetlerin varliginda doktorunuza gidin ve emin olun. Hatirla ! Bas boyun kanserlerinin erken teshisi ile tedavinin basarisi arasinda çok büyük bir iliski vardir. Buradaki tibbi önerilerin çok sayida insana ulasmasiyla tedavi oranlarinin yükselecegine inaniyoruz. Bas boyun kanseri ile ilgili bir belirtinin varligindan süpheleniyorsaniz hemen bir doktora gidin.

Google arama etiketleri:
[  boyun hastalıkları belirtileri,  girtlakta batma,  boyun kanserinin belirtileri,  ağız ve boğaz kanseri belirtileri,  ]


Gönderen Unknown

18 Ocak 2013 Cuma

Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Doğumla başlayıp ölümle son bulan yaşamımız boyunca bizlere eşlik edecek olan dişlerimiz hakkında ağız ve diş sağlığının önemini iyice kavramış olmamızdan geçiyor. Şöyleki yeterli özeni göstermediğimiz takdirde ağız yani diş sağlığımız bozulmaya başlayacakileriki yaşlarda bizler için sıkıntılı günlerin başlamasına sebep olacaktır.

Bunun için ağız ve diş sağlığı, diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.



Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.


Gönderen Unknown
Diş Çürüklüğü Nedir, Oluşma Sebepleri Etkenleri Nelerdir?
Dişlerimiz hayati organlarımızın başında gelen ama fazla özen göstermediğimiz ve ilerleyen yaşlarda çok sıkıntılar yaratabilen hayatımızda önemli bir yere sahip yapı taşlarımızdandır. Bu konumuzda sizlere diş çürüklerine neden olan sebepleri, diş bakımının neden önemli olduğunu, diş çürüklüğü ve diş eti hastalıklarına karşı alınması gereken önlemlerden önemli başlıkları açıklamaya çalışacağız..

Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır:

1-Duyarlı bir diş yüzeyi,

2-mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları,

3-bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.

Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.

Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.



Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.

Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.

Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.

Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.

Google arama etiketleri:
[  dişlerimiz,  diş hastalıkları,  ]


Gönderen Unknown
Diş Eti Hastalıkları, Diş Minesi
Dişin yapısı gereği bir toprak gibi onu saran ve ona besin sağlayan, diş köklerine yataklık eden bir tabaka ile kaplıdır diş eti olarak bildiğimiz bı kısımda diş eti hastalıkları görülmektedir.

Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.



Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.

Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.



Gönderen Unknown
Ağız Kokusu Sebepleri ve Tedavi Yöntemleri
Ağız kokusu; ağız boşluğumuzda yer alan ve çıplak gözle görünemeyen bakterilerin oluşturmuş oldukları sülfürlü atıklar sonrasında ortaya çıkan ve insanları rahatsız eden kokudur.

Ağız kokusuna yol açan sebepler, korunma  ve tedavi yöntemlerini aşağıda yer alan makalemizi okuyarak öğrenebilirsiniz..

SEBEPLERİ:

* Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü veya ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.

* Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.

* Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.

* İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.

* Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.



TEDAVİ YÖNTEMLERİ (Ağız boşluğu kaynaklılarda)

* Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir.

* İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir.

* Ağız kokusunu önlemek için, ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir.

* İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.

* Ağız kuruluğuna engel olmak için gün boyu su için.

* Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur.

* Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın.

* Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın.

* Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir.

* Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin.

* Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin.

* Alkol ve sigarayı bırakın.

Kötü ağız kokusundan şikayet edenler bu konunun üzerine gitmelidir. çünkü basit bir müdahale ile bu probleminizden tamamen kurtulmanız mümkün olabilir. Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusundan şikayetçi iseniz diğer sebepleri de araştırmak gerekecektir:

AĞIZ KOKUSUNUN DİĞER SEBEPLERİ:

* Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar

* Şeker hastalığı (Diyabet) (aseton kokusu)

* Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi)

* Karaciğer yetmezliği

* Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu)

* Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır)



Gönderen Unknown

28 Aralık 2012 Cuma

Basurlar için bitkisel tedaviler
Son bağırsakta bulunan siyah kan damarlarının genişleme, şişme ve kanamalarına; halk arasında basur, tıp dilinde hemoroid denir. Başka bir hastalığın da belirtisi olabilir. Kabızlık, hamilelik, şişmanlık, soğuk yerlerde fazla oturma, alkol alışkanlığı ve son bağırsaklardaki bazı hastalıklar, basura neden olur. Basurlar iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İç basur; makatın içinde meydana gelen basurlara verilen isimdir. Dış basur; makatın dışında, küçük, yuvarlak, eflatuni renkte tümörlerdir. Tedavide ilk şart, kabızlığı gidermektir. Aşağıdaki reçetelerden biri uygulanabilir.

Kalın bağırsakta bulunan toplar kılcal damarları, kabızlık gibi zorlama nedenlerle silindir veya düğüm biçiminde uzanmış şekilde ortaya çıkar. Basur olmamak için, sünnet üzere belirtilen miktarda mideyi doldurmak gerekir. Yani midenin 1/3 ‘ünü yemekle, 1/3′ünü sulularla, 1/3′ünü de havayla boş bırakmak gerekir.

İncir, kabak, kabak tatlısı, zeytinyağı, elma, armut, kayısı, şeftaliyi devamlı yemek basura yakalanmayı engeller.

Perhiz
Basura yakalananların atıkları rahat atmaları için yenilenleri kontrol altına almaları şart­ tır. Acılılar, tuzlular, kızartmalar, patlıcan, domates, domates salçası, karabiber, nohut, mercimek, kesinlikle perhiz edilecektir. Siz ayrıca, kendinize dokunan gıdayı tecrübe ile bulup yemeyiniz. Yoğurt, sirke, süt, ekşi.

Bitkilerle tedavisi

Sinirli ot kaynatılıp, balla tatlandırılarak günde 3 kere su bardağı ile yemeklerden Önce içilmeye devam edilir.
Pelin, civan perçemi, kantaron karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak yemeklerden önce 1′er su bardağı içilmeye devam edilir.
At kestanesi doğranıp kaynatılır, balla tatlandırılarak yemeklerden önce 1 ‘er su bardağı içilmeye devam edilir.
Sinameki, kekik, misvak, çörek otu karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak yemeklerden önce yenmeye devam edilir.
Kanlı basura, meşe palamutu, meşe yaprağı, sinameki karışımı kaynatılıp balla tatlandırılarak yemeklerden önce 1′er su bardağı içilmeye devam edilir.
Üzerlik tohumu kavrulup Öğütülür yemeklerden önce1er tatlı kaşığı yutulmaya devam edilir. Midesi rahatsız olanların kullanmaması tavsiye edilir.
Zeytinyağı, kına ile merhem yapılıp taharetten sonra günde 2 kere basura sürülür.
Basurunuz ilerlemeden tedbir alın.
Ameliyat ettirseniz de tekrar çıkabilir.
Erken teşhis erken çözümdür.

Gönderen Unknown

18 Aralık 2012 Salı

Ahmet Maranki'den saç dökülmesine karşı bitkisel tedavi yöntemleri
Ahmet Maranki bitkisel formüller vermeye devam ediyor.
Loğusalık,sonbahar,kronik rahatsızlıklar,yanlış diyet ve rejimler,uzun süreli ruhsal gerginlik gibi dönemlerde saç dökülmesi artabilir. Hatalı beslenme,demir,kalsiyum,çinko,A,E,D vitamin eksikliği saç dökülmesinin önemli sebeblerindendir.

Malzemeler:
  • Bir tatlı kaşığı susamyağı
  • Bir tatlı kaşığı bademyağı
  • Yarım tatlı kaşığı hint yağı
  • 2 ampul bepanten
  • 2 ampul E vitamini


Hazırlanışı
yukardaki malzemeler bir kabın içerisinde ılık olacak sekilde Bu karışım önceden 2-3 dakika su buharına tutulmuş olan saçlı deriye, avuç içiyle ve yumuşak hareketlerle yedirilir. 10 dakika saçlı deriye emdirildikten sonra bir şampuanla saçı aşırı zorlamadan yağın fazlası akıtılır.

Daha sonra saçlar soyalı veya doğal saç kremleriyle nemlendirilir.

Akşam yatmadan Çam yağı (çam terebentin değil),sarımsak yağı,badem yağı ve ceviz yağı eşit miktarda karıştırılarak saç diplerine sürülürek masaj yapılır.Bone ile birkaç saat kadar kapatılır.Sabah sirkeli ılık su ile yıkanır.

Bu uygulamaya 3 hafta devam boyunca devam edin.

Gönderen Unknown