Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2013 Cuma


"Stres erken doğum nedeni"
 
Yenidoğan uzmanı Doç. Dr. Okumuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, erken doğum vakalarının yaklaşık yarısının nedeninin tam olarak belirlenemediğini, bazı faktörlerin erken doğum riskini yükselttiğini anlattı.

Erken doğumun tıbbi, yaşam tarzı ve demografik faktörlerden kaynaklanabileceğini ifade eden Okumuş, "Endüstriyelleşmeyle birlikte 35 yaş üstü doğum yapan kadınların sayısının önemli ölçüde artması, erken doğum riskinin yükselmesine yol açtı. Hamilelikte stresin erken doğumların yüzde 30’unun sebebi olduğu tahmin ediliyor" ifadesini kullandı.

Anne adayının yüksek stres düzeyi ve uzun çalışma saatlerinin erken doğum için önemli bir risk olduğunu dile getiren Okumuş, alkol, sigara ve uyuşturucunun da anne karnındaki bebeğin gelişimini bozduğunu, erken doğum riskini artırdığını, gebelerin bu tür zararlı maddelerden kesinlikle uzak durması gerektiğini vurguladı.

Doç. Dr. Nurullah Okumuş çoğul gebelik, daha önce yaşanan erken doğum, uterus veya serviks anomalileri, obezite, düşük kilo, pıhtılaşma bozukluğu, diyabet, yüksek tansiyon, idrar yolu veya vajinal enfeksiyonlar ile ileri veya erken yaşta hamileliğin önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirtti.

ERKEN DOĞAN BEBEKLERİ BEKLEYEN SORUNLAR

İleri derecede prematüre doğan bebeklerde serebral palsi, ciddi öğrenme bozukluğu, kronik akciğer hastalığı, görsel ve işitsel hasarlar ve yetersiz büyüme gibi uzun vadeli sağlık sorunları ortaya çıktığını bildiren Doç. Dr. Okumuş, "Gebeliğin 33-37. haftası arasında doğan prematüre bebekler bile normal sürede doğan bebeklere kıyasla daha fazla bebeklik çağı hastalıklarıyla mücadele etmek, hem bedensel hem de zihinsel problemlere sahip olarak yaşamak zorunda kalıyor" diye konuştu.

Erken doğan bebeklerin, aileleri için ek ekonomik yükler getirdiğini, kronik problemlere sahip olanların ileri yaşlardaki özel sağlık ve eğitim giderlerinin göz ardı edilemeyecek kadar yüksek olduğunu anlatan Okumuş, erken doğan ve uygun bakım almayanların okul ve iş yaşamında sorunlarla karşılaştığını söyledi.

Ailelerin de prematüre bebek nedeniyle olumsuz etkilendiğini, erken doğum yapan bir çok annenin işe dönüşünün geciktiğini, çalışma saatlerini azaltmak zorunda kaldığını veya işini tamamen bıraktığını ifade eden Okumuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Prematüre bebeğe bakmak için gerekli duygusal ve fiziksel enerjinin yetersiz olması, engelli bebek nedeniyle ailelerin toplumdan soyutlanması veya sosyal iletişimin kısıtlanması gibi olumsuzluklar ortaya çıkabilir. Bütün bu nedenlerden dolayı karar vericilerin, erken doğumun kalıcı uzun dönemli sonuçları konusunda farkındalıklarının artırılması gerekir."

AA

"Stres erken doğum nedeni"

Gönderen Unknown

31 Ocak 2013 Perşembe

Suda doğum hakkında merak edilenler…

Hidroterapi yani su ile tedavi uzun yıllardır kas gevşetici ve rahatlatıcı etkileri nedeni ile kullanılan bir alternatif tedavi yaklaşımıdır. Bu etkinin normal doğumlarda da kullanılabileceği,..
Hidroterapi yani su ile tedavi uzun yıllardır kas gevşetici ve rahatlatıcı etkileri nedeni ile kullanılan bir alternatif tedavi yaklaşımıdır. Bu etkinin normal doğumlarda da kullanılabileceği fikri de oldukça eskilere dayanır.
İlk su altı doğumu 1803 yılında Fransa’da yaşanmıştır. Ancak bu planlı bir doğum değildir. Uzun süre doğum eyleminde kalan ve biraz rahatlamak için sıcak su dolu bir küvete giren bir kadının doğumu bu esnada gerçekleşmiş ve bu tesadüf sonucu suda doğum yapan ilk kadın olarak tarihe geçmiştir.
1960′lı yıllara kadar suda doğum ile ilgili herhangi bir gelişme yaşanmazken bu tarihlerde ilk kez eski Sovyetler Birliği’nde Igor Charkovshy bu konuda denemelere başlamıştır. Onu 1978-1985 yılları arasında Fransa’da yaşayan Dr. Michel Odent izlemiş ve su altında pekçok doğumun gerçekleşmesine yardımcı olmuştur.
Suda doğum uygulamaları daha sonraları bir ara güncellik kazansa da belirli bölgeler dışında hiçbir zaman popülarite kazanamamıştır. Günümüzde eski Sovyet Cumhuriyetleri, İngiltere ve Fransa’nın bir kısmı ile Amerika Birleşik Devletlerinde sınırlı sayıda klinikte uygulanmaktadır.
Suda doğum yaptıran ve bu uygulamayı savunan kişiler ılık suyun sakinleştirici ve ağrı giderici etkileri olduğunu ve bu etkinin kadının kendisini rahat hissetmesine ve doğumun daha kolay geçmesine yardımcı olduğunu ileri sürerler. Bu görüşler dışında suda doğumun su dışında doğuma üstün olduğunu gösteren hiçbir bilimsel veri yoktur.
Konuyla ilgili yapılan ve normal doğum ile suda doğumu karşılaştıran bir araştırmada yarar ya da istenmeyen etki açısından her iki doğum şeklinin birbirine karşı avantaj ya da dezavantajının olmadığını göstermiştir.
1994-1996 yılları arasında İngiltere’de gerçekleşen doğumların sadece %0.6′sı suda olmuş ve bu doğumların da %9′u evde gerçekleşmiştir. Bu doğumlarda bebek ölüm oranı binde 1.2′dir ve normal suda olmayan doğumdan çok farklı değildir.
Suda doğum tüm dünyada yaygınlık kazanmadığından konu ile ilgili bilimsel araştrıma ve makaleler de son derece sınırlı sayıdadır ve bunların büyük bir kısmı ebelik ile ilgili dergilerde yer almaktadır. Suda doğum klinikleri de genelde ebelerin görev yaptığı merkezler şeklindedir. Karşılaştırmalı inceleme yapılan araştırma sayısı ise yine çok kısıtlıdır ve eldeki veriler fikir birliğine varmak için yeterli değilidir. Konuyla ilgili çelişkili bilgiler mevcuttur.
Bazı çalışmalarda suda doğum sırasında annede daha fazla sayıda ve daha ciddi doğum kanalı yırtıkları ortaya çıktığı ileri sürülürken bunun tam tersini bildiren çalışmalar da vardır. Benzer şekilde suda doğum ile normal doğum karşılaştırıldığında doğum eyleminin süresi, ağrı kesici gereksinimi gibi ölçütler açısından da birbiri ile çelişen bilgiler, yapılan az sayıdaki araştırmalardan elde edilmiştir.
Suda doğumu savunanların hipotezi ılık suyun kasları gevşeteceği ve zihinsel rahatlık sağlayacağı ve bu sayede plasentaya giden kan akımının artarak daha az ağrılı ve daha kısa bir doğum süreci yaşanacağıdır. Ancak burada suyun sıcaklığı önem kazanmaktadır.Su için ideal sıcaklık 37 derecedir. Suyun daha sıcak olması durumunda anne adayının kan dolaşımında değişim olabilir ve ani tansiyon düşüklüğü ile plasentaya giden kan akımlarında azalmalar yaşanabilir bu da hem anne adayını hem de bebeği gereksiz risk altına sokabilir. Ayrıca suda uzun süre kalınması durumunda anne adayında terlemeye bağlı sıvı kaybı görülebilir.
Öte yandan doğum eylemi sırasında anne adayı su içindeyken bebeği kardiyotokograf ile monitörize etmek oldukça güçtür. Bunun için özel monitör cihazları gereklidir. Doğum eylemi monitörüze edilmediğinde bebeğin kalp seslerinde yaşanabilecek düşmeler fark edilemeyeceğinden oksijensiz kalması riski söz konusu olabilir.
Suda doğumla ilgili bir başka risk de enfeksiyon olasılığındaki artıştır. Doğum eylemi sırasında suya karışan kan ve dışkı hem anne hem de bebek için risk yaratır. Her ne kadar sudaki anneye ait dışkı su dışına alınsa da su hiçbir zaman temiz olmamaktadır.
Suda doğum sırasında karşılaşılan ve önceden kestirilemeyen bir başka risk de kordon kopmasıdır. Özellikle bebeğin göbek kordonunun kısa olması durumunda aniden su yüzüne çıkan bebeğin kordonu kopabilir ve bebek kan kaybedebilir.
Doğumun yapılacağı havuzun fazla derin tutulmaması ya da bebeğin tamamen doğana kadar yukarı çekilmemesi bu riski azaltabilir.
Solunum açısından bakıldığında ise suda doğum bebeğin boğulma ya da su yutma riskini artırmaz.
Görüldüğü üzere suda doğum normal doğuma herhangi bir üstünlük sağlamamaktadır. Kaldı ki evrim süreci içerisinde suda yaşayan pekçok canlı üremek için karaya gelmeyi tercih etmekte, karada yaşayan hiçbir canlı ise bu amaçla suya gitmemektedir. .
Ülkemizde suda doğum ile ilgili tecrübesi olan hekim sayısı çok azdır.
 
Dünyada yaygın uygulama alanı bulamamış bu yöntemin ülkemiz de de popülerlik kazanmasını uzak bir olasılık olarak görmekteyim. Ayrıca sağlık mevzuatında konu ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmaması nedeni ile görülebilecek olumsuzluklar karşısında yasal prosedürün de bilinmemesi nedeni ile pekçok jinekolog bu doğum şeklini uygulamaya yanaşmayacaktır. 
Mother&Baby


Gönderen Unknown

6 Eylül 2012 Perşembe

O bir bebek teslim ettiğinde Bir kadının hayatı yerine getirilecektir. Çoğu kadın için, ilk kez gebelik mutluluğu üstesinden gelecektir korkular içinde getirecek. Endişeler ve gebelik el ele gider. Uygun bakım hamilelik sırasında alınırsa Ancak, bir kaç sorunları önleyebilirsiniz. Sağlıklı bir yaşam tarzı, güvenli bir hamilelik için anahtardır. Sık ve çok daha yorgun olma gibi bebek, doğum ağrısının bebek pozisyon sağlık gibi çeşitli konularda anneler için endişe daha fazla sorunları vardır.

Bazı önlemler hamilelik sırasında alınması gerekir. Sağlıklı bir diyet takip etmeli ve tempolu olmalıdır. Belli bir ölçüde fiziksel aktivite yapmalıdır. Bir gebelik sırasında alkol önlemek ve sigarayı bırakmak gerekir. Onlar için iki yemek gibi Anneler sağlıklı bir yeme alışkanlığı olmalıdır. Bir ortalama onlar günde fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyarlar. Bazı özel vitaminler hem anne hem çocuk için gereklidir. B vitamini çok önemlidir. Periyodik testler hem güvenli olmasını sağlamak için alınmalıdır. Uygun önlemler çocuğun herhangi bir kötü sağlık etkileri önlemek için alınmalıdır. Kalsiyum ve Demir daha önemlidir. Kalsiyum bebeğin gelişimi için annenin kemik mineral alacağını gibi annesi kemikler için daha fazla güç almak için yardımcı olacaktır. Demir oksijen taşıma yardımcı olur.

Gebe Kalmak


Bir gebelik sırasında yanlış ilaç alarak kaçınmalısınız. Kadınlar alınması ne tıp doktorları danışmak gerekir. Bebeğin sağlıklı olması için anne sağlıklı olmalıdır. Ancak çok az sayıda ilaç hem de güvenli test edilir. Bilimsel Çoğu ilaçlar hamile kadınlar üzerinde test edilmemiştir çünkü. Hayvan fetus üzerinde test İlaçlar mutlaka bir kadın aynı göstermeyebilir. Doktorlar tavsiye hamile kadınlar haftada üç kez 20 dakika süreyle en az egzersiz. Ama senin karın riske edecek ayak ve diğer egzersizler dokunmadan, derin diz bükülür kaçının. Şeklinde kalıyorum doğum ağrısının azalmasına yardımcı olacaktır. Bayanlar hamilelik döneminde bugünkü teknolojinin yararlanmak ve sağlıklı kalmak gerekir.
Gönderen Unknown