Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2012 Salı


Her anne adayının en büyük korkularından biride doğum esnasında normal olarak aşırı sancılara mağruz kalmasıdır. Ancak günümüzde tıp o kadar ilerlemiştir ki, artık doğum son derece kolay ve ağrısız yapılabilmektedir. Bu yüzden 9 ay boyunca doğum esnasındaki sancıları düşünerek stres yapmanız sadece kendinize değil taşıdığınız bebeğe de zarar vermektedir. Bu nedenden ötürü sizlere sagliksiteniz.com olarak siz değerli anne adayları için ağrısız doğumu araştırdık, ve sizlerin görüşünüze bıraktık. Her anne adayına sağlıklı bir doğum vede  sağlıklı evlatlar diliyoruz…


Ağrısız doğum; doğum sancıların karında basınç, kasıklarda baskı biçiminde hissedildiği, tamamen normal bir doğumdur. Ağrısız doüumun normal doğumdan tek farkı doğum sancılarınızı karnınızda sadece kasılma (ve bebek çıkarken kasıklarınızda basınç) şeklinde hissetmenizdir. Ağrı acı vs yoktur. Bölgesel analjezi uygulamasından sonra doğuma kadar geçen sürede yürüyebilir, bulunduğunuz mekanda yürüyebiirsiniz.Sizi doğum evine alıp, pozisyon verdiklerinde karnınızda kasılma, kasıklarınızda baskı hissedince siz de aynı zamanda ıkınır, bebeğinizi aşağıya itersiniz. Her kasılmada bebek, doğum kanalında biraz daha ilerler ve nihayetinde önce başı daha sonra vücudu rahimden çıkar.


İsterseniz ilk olarak normal doğum ve evrelerini inceleyelim, sancılar nasıl oluşur, bir görelim:

Doğum ve Evreleri

Doğum, rahim içindeki bebeğin, vakti gelince türlü kasılmalarla doğum kanalında ilerleyip dışarıya çıkması, dünyaya gözünü açmasıdır. Her kadının doğumu özeldir ve onun için ömrü boyunca unutamayacağı bir tecrübedir.

Normal doğum 3 Aşamada Gerçekleşir:

1-Açılma
2-Bebeğin çıkışı
3-Halas (Plesantanın-bebeğin eşinin çıkımı) ile doğum eylemi tamamlanır.

Doğum süresi:

Doğum süresi; ilk ya da ikinci, üçüncü doğum olması, bebeğin ve anne adayının boyu, kilosu, bebeğin pozisyonu, kanalın anatomik yapısı, annenin psikolojik durumu ve benzeri pek çok etkenlerle değişebilmekle birlikte; ilk doğumda ortalama 6-9 saat; daha sonraki doğumlarda 3-5 saattir.

Doğum Ağrısı

agrisiz-dogumDoğum ağrısı, kendine özgü nitelikleri olan çok boyutlu bir ağrıdır ve çoğunlukla çok şiddetlidir. Pek çok kadın için şu ana dek yaşadıkları en büyük ağrıdır. Doğumun 1. aşamasındaki ağrılar rahim kasılmaları ve rahim boynunun genişlemesi, doğum kanalı açılmasından kaynaklanır. Bu ritmik kasılmalar çeşitli biçimlerde hissedilir ve şiddetli menstruasyon (Aybaşı) sancısı gibidir.2. devrede ise bebeğin başının doğum kanalından aşağıya inip dışarı çıkarken kasık ve kalça tabanındaki yumuşak dokuların kasılıp germesinden kaynaklanır.
Doğumun ilk safhasında hipnoz, akupunktur, Aromaterapi,Etonoks gazı,TENS uygulanması ve Petidin enjeksiyonu gibi bazı teknikler denenmektedir. Ancak bütün daha sonra yeterli olmayabilir. Doğumun sonraki evrelerinde yalnız Bölgesel Analjezi metadları etkilidir.

Analjezi “ağrısızlık, acı, ağrı hissedilmemesi” demektir. Bölgesel analjezi kişiyi uyutmadan, (şuuru açıkken) sadece ağrının oluştuğu veya iletildiği bölgenin geçici olarak uyuşturulması, o bölgedeki ağrı ve/veya hissin bir süreliğine yok edilmesidir.

Normal doğumda bölgesel analjezi 3 farklı teknikle uygulanabilir. En yaygın yöntem epidural analjezidir. 2. yöntem spinal analjezidir (Çoğunlukla doğumun ilerlemiş aşamalarındaki ağrı tedavisinde, çıkım öncesi şiddetli sancılarda, ıkınmayı engellemeyecek ilaçlarla uygulanır.) 3. metodda kombine spinal epidural analjezidir. Buradaki amaç her 2 yöntemin avantajlarından yararlanabilmektir.

Normal doğumda altın standart: Epidural Analjezidir.

Normal doğum için en çok tercih edilen, en etkili, en güvenli ve en sık kullanılan yöntemdir. Bel bölgesindeki duramater zarı etrafına (Epidural alana) ağrı kesici ilaçların enjeksiyonu ile gerçekleştirilir. Anne adayı baskıyı, dokunmayı hisseder, hatta kalkıp yürüyebilir ama ağrıyı hissetmez. Normal doğum için gerekli olan doğum sancısı, kasılmalar vardır ama rahatsız etmez.

Ne zaman uygulanır ?

Rahim kasılmaları düzenli hale geldikten (Doğum ağrıları oturduktan) sonra rahim ağzı yaklaşık % 60-70 incelip, açıklığı 4 cm’e ulaşınca yani sancılar anneyi ciddi olarak rahatsız etmeğe başlayınca uygulanır. Daha önce uygulanması, kasılmaları etkileyip doğumu geciktirir. Geç kalındığında ise hem anne gereksiz ağrı çekmiş olur hem de ağrılar daha sık geleceğinden anne adayı işlem süresince hareketsiz kalamaz ve epidural uygulanması zorlaşabilir.


DOĞUMDA EPİDURAL ANALJEZİ

* Günümüzde ayaklarda uyuşukluk ya da ağırlık hissi olmaksızın doğum sancısını yok etmek başka bir ifadeyle “Mobil ağrısız doğum” mevcuttur. Uygulamadan sonra yürüyebilirsiniz.
* Epidural analjezi sizi sersemletmez, hasta hissettirmez, ayrıca bağırsak hareketlerini durdurmaz, gaz çıkarımını engellemez.
* Hem psikolojik rahatlama, hem de kas spazmının çözülmesiyle normal doğum şansınızı artırır.
* Doğum stresinizin çoğunu giderir, kaslarda gevşeme ve rahatlama sağlar.
* Sancıları ağrı olarak değil, basınç ve kasılma olarak hissedersiniz. Çıkım esnasında kasılmalara eşzamanlı ıkınarak doğuma katılabilir, doğumunuzu çabuklaştırabilirsiniz.
* Doğum sonrası yorgun, bitkin olmadığınız için bebeğinizi çok daha çabuk kucağınıza alır, hemen besleyebilirsiniz.
* Tecrübeli uzmanların yaptığı epidural sonrası baş ağrısı çok nadirdir(% 1 civarı). Oluşsa bile tedavisi mümkündür. Tedavi edilmese bile 7-15 gün içinde kendiliğinden, iz bırakmadan geçer.
* Normal doğumun ağrı gideriminde altın standart “epidural”dir.

Gönderen Unknown

1 Aralık 2012 Cumartesi

Hamilelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen bir süreçtir.Bu yüzden sağlıklı bir bebek sahibi olmanın yanında, annenin de kendine özen göstermesi gerekir.Alınan fazla kilolarla birlikte bozulan psikolojiye bir de doğum sonrası çatlaklar eklendiğinde,aynada biraz keyfiniz kaçabilir.Ama Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op.Dr.Numan Bayazıt çatlakları düşünmeden daha sağlıklı bir hamilelik geçirebilmeniz için önerilerde bulundu…

Çatlaklar alt derinin gerilmesi ile oluşur. Hamilelik sırasında vücudun her geçen gün genişlemesiyle birlikte başlar, ciltte kuruma, elastikiyetin kaybolması süreci kolaylaştırır. Özellikle göğüsler, karın ve baldırlar en fazla etkilenenlerdir. Hamilelikte ani ya da olması gerekenden daha fazla kilo alanlarda çatlaklar daha yoğun olarak görülmektedir.

Bazı kişilerde hiç çatlak olmazken bazılarında ise erkenden başlar. Genetik yatkınlık önemli olmakla birlikte bunun sebebi tam olarak bilinmemektedir. İşin ilginç yönlerinden biri de eğer sık hamilelik söz konusu değilse, çatlakların 25 yaşından genç olanlarda daha sık rastlanmasıdır. Ani ve çok kilo almalar, durumu daha da kötüleştirebilir. Önce kırmızı, daha sonra sedefimsi görünen çatlakların özellikle oluştuğu yerler göğüsler, karın bölgesi ve kalçalardır. Her ne kadar daha ziyade hamileliğin son üç ayında oluştuğu gözlense de, bu ancak karın bölgesi için geçerli olup, ilk haftalardan itibaren büyümeye başlayan göğüslerde daha erken görülebilir.

Cilt tipine göre çatlak oluşumu değişir mi?

Genetik yapı çatlak oluşumunu belirleyen çok önemli bir faktördür. Çatlaklara esmer ve kumrallarda daha az rastlanır. Gebelikte hiçbir ürün kullanmamasına rağmen çatlak oluşmayan kişiler olabildiği gibi çok özen gösterdiği halde yoğun çatlakları oluşan kişileri de görebiliriz.

Ama yine de pek çok faktörün var olan durumu artırıp azaltabileceğini unutmamalıdır. Sadece gebelik esnasında değil öncesinde de yaşam tarzımız, beslenme alışkanlıklarımız önem arz eder. Ilık duş, hafif yağlı bir sabun ve doktorunuzun önereceği uygun bir krem kullanmak ve cildi yumuşatmak gerekir. Arada bir yapılacak hafif kese de, kan dolaşımını arttırır. Daha sonra kol ve bacaklara vücut sütü de tatbik ettiğinizde günlük vücut bakımınız bitmiş demektir.

Bu çatlakları tamamen engellemek mümkün değil. Ancak derinin nemini, yağını artıran, elastikiyetini koruyan genellikle lokal kullanılan birtakım ürünlerle olabildiğince az oluşması sağlanabilir. Bunun dışında gebelik esnasında bol su içmek, sebze ve meyve tüketimine dikkat etmek faydalı olabilir. Gebelik öncesinde spor yapanlarda ve sigara içmeyenlerde çatlaklar daha az görülür.

Çatlaklara Karşı

Çatlaklara karşı önlemler de yok değildir. Mücadeleye ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi sonuç alınır. Hamileliğin ilk aylarından itibaren söz konusu vücut bölgelerine çatlak kremlerini tatbik etmeye başlayın. İyice nüfuz ettirecek kadar vakit ayırın ve bunu doğuma kadar sürdürün. Bir tek gün bile atlamayın. Kremden tasarruf etmeyin. Alt deri lifleri ne kadar yumuşak olursa, o kadar kırılgan olurlar. Bu yüzden fazla ve çabuk kilo almamaya çalışın. Şansınızı daha da arttırmak için üçüncü aydan itibaren, her altı haftada bir vücut masajı yaptırın. Bu hücrelerin daha iyi beslenmesini sağlayıp artıkların atılmasını kolaylaştıracaktır. Yalnız dikkat! Masaj mutlaka elle yapılmalıdır.

Hamilelik döneminde cilt çok hassastır. Dolayısıyla tahrişlerden kaçının. Doğumdan sonra şişkinliği inmiş olan karın bölgesi, inceltici ve kuvvetlendirici etkilere sahip kremlerle beslenmelidir. Bu, söz konusu bölgeyi daha kısa zamanda kendine getirecektir. Eğer bebeğinizi emziriyorsanız aynı bakımı göğüslerinize de göstermelisiniz. Çünkü göğüsler emzirme sırasında süt gelirken devamlı büyür ve küçülürler.

Meme Ucu Çatlakları

Yine bebeğinizi rahat emzirebilmeyi ve göğüs uçlarınızda çatlakların oluşmasını engellemek istiyorsanız, hamileliğin 8. ayından itibaren göğüslerin emzirmeye hazırlanması gerekmektedir “Bu nedenle, banyodan sonra kullanılacak Lanolin ve Zeytinyağı içeren Nas Lanolin göğüs ucu kremi, doğum sonrası hem annenin acı çekmesini engelleyecek, hem de bebeğin gelişimi için gerekli olan süre süt vermesini kolaylaştıracaktır.” Bilindiği gibi, Zeytinyağı antiseptik ( bakteri,mantar ve mikrop üremesini engelleme ) bir özelliği sahiptir.

Gönderen Unknown