Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
hiper tansiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hiper tansiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2013 Cuma


Doğru beslenme görme kaybını yavaşlatabilir
Yaşlılığın bazı organlarda fonksiyon düşüklüklerine neden olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Aras, bu organların başında da gözün yer aldığını aktardı.
Cengiz Aras, "Yapılan araştırmalar doğru beslenme ile yaşlılığa bağlı görme kaybının yavaşlatılabileceğini ortaya koyuyor. Yaşlıların görme kaybından korunması için sigara içmemelerinin yanı sıra balık, yeşil ve kırmızı sebze tüketmeleri gerekiyor" dedi.
Doğru beslenmenin organların yaşlandıkça görevlerini tam yapamaz hale geldiği yaşlılıkta büyük önem kazandığına dikkati çeken Aras, yaşlılık hastalığı olarak bilinen "sarı nokta" hastalığının da görme kaybına yol açarak yaşam standardını düşürebildiğini, kötü beslenmenin de "sarı nokta" hastalığının nedenlerinden biri olarak kabul edildiğini anlattı.
KRONİK HASTALIKLARI KONTROL ALTINA ALIN
Aras, "Bu sorundan korunmak için sigara içmeyin, alkolü ölçülü tüketin, bol bol balık yiyin, kırmızı etten uzak durun, katı yağ yerine zeytinyağı tercih edin, 'sarı nokta' hastalığına karşı domates, kırmızı biber, portakal gibi sebze ve meyveleri sofranızdan eksik etmeyin.
Ayrıca bir diyabet ya da hipertansiyon hastası doğru beslenmediği takdirde, o hastalıklarının gözdeki bulgusu kötü sonuçlar doğurabilir. Kötü beslenme sonucu vücut yağ ve basınç düzeylerinin bozulmasına bağlı kan şeker dengesinde problem olacaktır. Bu tablo da tansiyon yüksekliğine ve diyabete bağlı göz problemlerinin ortaya çıkışını hızlandıracak ya da var olan problemin ağırlaşmasına yol açacaktır. Diyabet ve hipertansiyon hastaları için dahiliye uzmanlarınca düzenli takip ve yeterli tedavi alımı çok önemlidir" değerlendirmesinde bulundu.
AA
Doğru beslenme görme kaybını yavaşlatabilir

Gönderen Unknown

6 Aralık 2012 Perşembe

SAĞLIKLI KALPLER İÇİN TANSİYONUNUZU KONTROL ALTINDA TUTUN

Günümüz teknolojisinin sunduğu otomobil, yürüyen merdiven ve asansör gibi imkanlar nedeniyle gün geçtikçe daha az hareket etmeye başladık. Oysa fiziksel aktivete azlığı kalp damar hastalıklarının oluşumunda önemli bir risk faktörü.

Türk Kardiyoloji Derneği nin verilerine göre ülkemizde her üç yetişkinden biri ise, bu hareketsiz yaşama bağlı olarak hipertansiyon hastası. Hatta birçok insan bu sinsi hastalığın pençesinde olduğunun farkında bile değil. Ancak unutulmamalı ki; kalp krizinin en önemli nedeni

HİPERTANSİYON… Bu sinsi hastalığı yenmenin en birinci şartı ise düzenli spor yapmak, sigarayı bırakmak ve stresten uzak durmak...

“Sağlıklı kalpler için tansiyonunuzu kotrol altında tutun” diyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Eda Tokuçcu, çağın hastalığı olan hipertansiyonla mücadelede neler yapılabileceğini anlattı. Kan basıncının normalden yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan hipertansiyonun, kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni olduğunu belirten Uzm. Dr. Eda Tokuçcu, bu hastalığın çoğunlukla belirti vermediğine dikkat çekti.
sağlık ve kalp
Hipertansiyon tanısının genellikle kan basıncı ölçümü sırasında konduğunu belirten Uzm. Dr. Tokuççu, ”bu hastalıkta %50 kuralı işler. Hastaların yarısı hipertansiyon hastası olduğunu bilmez, bilenlerin 50 si de tedavi almamaktadır; alanların ise istenen seviyede kontrol altında olmadığı dikkat çekmektedir. Hipertansiyonun gelişiminde, çevresel ve kalıtsal faktörlerin rolü büyüktür. Çevresel faktörlerden kilo fazlalığı, hareketsiz yaşam tarzı, sigara kullanımı, aşırı tuz tüketimi, yoğun stresli yaşam; kalıtsal faktörlerden, ailede bu hastalığın varlığı iyi bilinen risk faktörleridir” diye konuştu.

Kalp sağlığı için haftanın en az 3 günü egzersiz yapılmasını öneren Kardiyoloji Uzmanı Dr. Eda Tokuçcu, kalp sağlığı için yapılması grekenleri anlattı.

HİPERTANSİYON A KARŞI SPOR YAPIN

Tedavi yaklaşımında öncelikle hastanın kalp hastalığı, inme, böbrek yetmezliği gelişme riski ve hipertansiyon derecesine göre risk düzeyi değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme sonrasında, eğer hasta düşük riskli hipertansiyon hastası ise; öncelikle beslenme alışkanlıklarını düzeltmesini (sigarayı bırakmasını, tuzu azaltmasını, kilo vermesini, sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme) ve egzersiz yapmasını öneririz. Tansiyon takiplerinde diyet ve egzersize yeterli yanıt alınamazsa ilaç tedavisi başlanmalıdır. Eğer hasta yüksek riskli hipertansiyon hastası ise, yani bir kalp hastalığı öyküsü, inme, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği durumu mevcutsa diyet ve egzersiz ile eş zamanlı olarak ilaç tedavisi başlanmalıdır. Hastanın risk durumu ve tansiyon düzeyine göre, bir veya birden fazla ilaç gerekebilir. Ancak pek çok hasta, hipertansiyonun hayat boyu devam eden bir hastalık olduğunu kabullenmekte zorlanmaktadır.

YÜKSEK TANSİYON KALP KRİZİNİ TETİKLER

Hipertansiyon, hayat boyu devam eden bir hastalık olduğu için, tedavisi de hayat boyu devam etmelidir. Ancak sık rastlanan hatalardan birisi de; tansiyonu ilaçla normale gelen hastaların tansiyon ilacını kesmek istemeleri ve devam etmek istememeleridir. Bu durumda tansiyon tekrar yükselecektir ve kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği gibi istenmeyen olaylar gelişebilecektir. Hipertansiyon tedavisi için ilaç başlandığı zaman hastaların tansiyon düzeyi normale gelene kadar sık aralıklarla, tansiyon düzeyi normale geldikten sonra da belli aralıklarla doktor kontrolüne gitmeleri gerekir.

Gönderen Unknown