Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Büyük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Büyük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

Küçük Kararlar Büyük Sonuçlar
Merhaba!

Önceki yazımı farkındalık üzerine yazdım. Farkındalık oluşunca içgörünün oluşması, sonra da hareketin gelmesinden bahsettim. İyi de hareket neden gerekli? Kim herhangi bir konuda durup dururken harekete geçmek ister ki? Kaliteli bir yaşam, daha sağlıklı olabilmek adına bir takım şeylerin hayatınızda değişmesi gerekebileceğini siz benden daha iyi biliyorsunuzdur. O yüzden konuyu alakalı buldum. 


Hareket; değişmek için, hayatta istenen farklı sonuçlar varsa onları elde etmek için, daha kaliteli bir hayat için aslında en önemli gereksinim. Hareket yoksa sonuç da olmaz. Fakat harekete geçmek için bir amaç gerekiyor. Bu ayrı bir yazının konusu. 

Herkes sigara içmenin akciğer kanserine sebep olduğunu biliyor. Harika, çok bilinçliyiz! Peki sonuç belliyse neden birçok kişi içmeye devam ediyor? Cevabı basit: Son içilen sigaradan hemen sonra kanser olunmadığı ya da ölünmediği için... Sonuçları hemen göremiyoruz, görmediğimiz için de bir etkisi yokmuş gibi düşünüyoruz ya da belki insan algısı bu şekilde işliyor, bilemiyorum. Kaç kişi o içilen tek bir sigaradan hemen sonra öleceğini bilse sigara içer? 

Geçenlerde oldukça başarılı İtalyan bir işadamını dinliyordum. Onun söylediği bazı şeyler aslında bu yazı için esinlenmemi sağladı. Anlamamız gereken şey; eğer elde etmek istediğimiz bir sonuç varsa, bunu elde etmek için gereken anahtarın zaman olduğudur. Elbette eldeki zaman kaynağı sınırlı olduğu için, doğru kullanılırsa bu böyle. Bir birey için zaman sonsuz ve sınırsız değil. İnsanlar sigara içerek, zamanlasağlık sıkıntıları yaşar. İnsanlar fazla yiyerek, zamanla kilo alır... Yani her gün yaptığımız, çok da önemsemediğimiz şeyler, büyük sonuçları doğurur. Bana göre, bunun farkında olmamız aslında farkı yaratacak şeydir. 

Diyelim ki iki arkadaş her öğlen bir restoranda buluşup yemek yiyor. Aynı kilo ve boydalar. Her öğlen bir tanesi salata yemeyi tercih ediyor, öteki ise kocaman bir pizzayı bitiriyor. Diğer öğünlerde de aynı alışkanlıkların devam ettiğini düşünelim. Ertesi gün görünümde fark yok. Bir hafta sonra yine yok ama bir yıl sonra bir fark olur mu? Kesinlikle. 

Değişim denen şey, bir seferde yapılacak bir şeyin sonucu değildir her zaman bir süreçtir. Süreci sevmek gerekiyor. Yani bir gün boyunca yemek yemeyerek, yıllarca kötü beslenme alışkanlıklarının etkilerini sıfırlayamayız değil mi? Bunu kabul ettiğinizde, istediğiniz sonuçları almanızı sağlayacak değişimin de düzenli olarak yapılacak şeyler ile gerçekleşeceğini bilmek gerekiyor. Zaten bir şeyi düzenli olarak yapıyor olmak zaman içinde o eylemi bizim hayatımızda zaman kazandıran alışkanlıklar haline geliyor. Farkındalık yazımda bundan bahsettim. Kendiniz için doğru alışkanlıkları yakalayabilirseniz, istediğiniz sonuçları alırsınız. Kendiniz için doğru alışkanlıkları elde etmek için de, o eylemi düzenli olarak tekrar tekrar yapmak gerekiyor ki eski alışkanlıkların yerini alabilsin. 

Kulağa çok bariz geliyor ama uygulaması öyle değil... Amerikan girişimci, yazar ve konuşmacı (rahmetli de olmuş) Jim Rohn şöyle demiş: "Yapması kolay olan şeyleri yapmamak da kolaydır." Oldukça güçlü bir söz. Deminki salata, pizza örneğini düşünelim. Pizza yiyen kişi salata yemeyi tercih edebilir mi? Evet. Tercih etmek kolay bir karar mıdır? Evet. Peki bu kadar barizse sorun nedir? Kilo problemi olup da kilo vermek isteyen milyonlarca insan var ama birçoğu başarılı olamıyor çünkü değişmesi gereken bazı alışkanlıklar var. Bunlar zor şeyler değil ama yapmamayı tercih etmek de oldukça kolay. 

Değişim zordur. Değişim, bir insanın karşısına çıktığında kişi çoğunlukla direnç gösterir. Değişim rahatlık bölgesinin dışına çıkmak yani gün boyunca rahat hissederek yaptığımız bazı şeyleri, ilk başta rahat hissetmeyerek yaptığımız başka şeylerle yer değiştirme sürecidir ve bu maalesef hiç de kolay değildir. Hatta değişim kelimesini sürekli kullandığım için -yazının burasına kadar gelmeyi başarabildiyseniz- içinizde bana karşı bir öfke başlamış bile olabilir, o derece kesin konuşuyorum. Farkında bile olmazsınız ama bilinçaltınızdan ağır küfürler geliyor olabilir bana. :)

Çoğu şey bir günde radikal bir biçimde değişmiyorken, neden arzu ettiğimiz sonuçları almak için bu kadar sabırsız oluyoruz hep merak ediyorum? Ben hiç farklı değilim bu konuda! Biraz göbeğim çıktığında ertesi gün yok olsun istediğim çok olmuştur! Her sabah kalkıp tartılan insanlar tanıyorum! :) 

Deminden beri hep arzu ettiğiniz sonuçlar ve bir şeyleri değiştirmekten bahsediyorum, bunun bir sebebi var. Hayatta her elde ettiği ve edeceği sonuç tam olarak istediği sonuç olan çok az kişi gördüm. Kendi tanımlarıyla ideal mutluluğa ulaşmış olan insanlar tanıdım ve tanıyorum ama onların hepsi ciddi değişimler sonucunda bunlara ulaşabilmiş durumda. Hepsi farklı eylemleri, sürekli hale getirerek, doğru alışkanlıklara dönüştürerek istediklerine ulaşmış durumda. Tesadüf değil. O yüzden ne istiyorsanız isteyin, (maddi, fiziksel, duygusal, ruhsal vb.) istediğiniz sonuca ulaşmanın yolunun buradan geçtiğini şahsen gözlemledim. Kendi hayatımda da benimsediğim en önemli şey bu oluyor. 

Farkındalık sonrası hareket üzerine, değişim üzerine bir yazı oldu. Bilinçaltınızdan gelen bana karşı veya yazılanlara karşı sinir geçtiyse, bir düşünün derim. :) Küçük küçük attığınız adımlar, bu adımları atarkenki verdiğiniz basit kararlar, büyük sonuçları doğuracak ve istediklerinize sizi ulaştıracak. Tabii ki yeterince istiyorsanız!

Son olarak soru şu; rahatlık bölgenizin dışında ne var biliyor musunuz?
İstediğiniz her şey. 

Sevgiler.


Gönderen Unknown

31 Ocak 2013 Perşembe

İşte size 2013 yılına özel en büyük diyet yalanları!

Diyet ve egzersiz hakkında herkesin söylediği bir şeyler ve yapılan yorumlar var. Peki hangileri doğru?
Hayatımızın çeşitli dönemlerinde bir parçamız haline gelen diyet ve egzersiz hakkında herkesin söylediği bir şeyler ve yapılan yorumlar var, ama gerçek gibi görünen bu bilgiler ne kadar doğru ve ne kadar sağlıklı hiç düşündünüz mü?
EGZERSİZ YAPTIKTAN SONRA SPOR İÇECEĞİ İÇMEK ÇOK GEREKLİDİRVücudumuzun en önemli sıvı ihtiyacını “su” ile karşıladığımızı hepimiz biliyoruz. Eğer spor yaptıktan sonra vücut çok fazla ter attıysa, sıvı dengesini korumak için mutlaka su içmeli. Hatta tuz ve şeker de gerekli, bu yüzden spor içecekleri faydalı olabilir. Ancak sadece bol bol su içmek de yeterli değil.
YAĞLARI YOK ETMEK İÇİN SADECE 20 DAKİKALIK EGZERSİZ YETERLİEn az 45 dakika egzersiz yapmalı, sürenin sonuna doğru temponu yavaşlatmayı unutmamalısın.
FİLM İZLERKEN İSTENİLDİĞİ KADAR PATLAMIŞ MISIR YENİLEBİLİR, ANCAK ŞEKERDEN UZAK DURULMALIDIRCosmotürk’teki habere göre, patlamış mısır sağlıklı bir atıştırma olabilir, ancak yağsız ve az tuzlu ise. Üstelik ölçüsünü de fazla abartmamak gerekli. Eğer sinemalarda satılan ve en az 1000 kalori içeren büyük boy mısır kadar yemeyi düşünüyorsan şeker yemen daha doğru bir tercih olabilir! Minik şekerciklerin bir avuç kadarı 75 kalori civarında. Tercih sana kalmış!
ABUR CUBURLARDAN BİR KEREDE VAZGEÇMEK GEREKİRDiyet yapmak güçlü bir irade ister. İradeni kullanmakta zorlanıyorsan bir şeyden vazgeçmek için kendine şans tanımalısın. Bir defada alışkanlıklarından vazgeçmek yerine, onları azaltmayı dene. Çünkü bir anda hepsinden mahrum kalırsan, tekrar yeme isteğin artar.
YİYECEKLERİ HIZLA ÇİĞNEMEK GEREKİRBeyne doyma sinyalleri en az 20 dakika sonra ulaşacağı için zaman önemli. Hızlı çiğnemenin tam aksine, yiyecekleri yavaş yavaş öğüterek bolca çiğnemek gerekir. Ayrıca kendini doymuş olarak hissetmeden masadan kalkman da çok işe yarayacak.
BİR DAVETTE YEMEK YERİNE, YEMEĞİ EVDE YEMEK DAHA SAĞLIKLIDIREğer kendini çok aç hissediyorsan, çıkmadan önce bir şeyler atıştırmalısın. Ancak aç değilsen, “orada az yiyeceğim” diye önceden zorla tıkınmamalısın.
AÇ DEĞİLKEN BİR ŞEYLER YENİLEBİLİRAç değilken yemek yemek, kendine yapabileceğin en kötü işkencelerden biri, tabii eğer kilo alma derdin yoksa… Sana bir öneri: Kendini aç hissettiğin zaman 15 dakika bekle. Hala açsan, yemek yemende bir sakınca yok.
KALORİ ALMAMAK İÇİN SÜT YERİNE SODA İÇİLMELİEvet, fakat dişlerinin, kemiklerinin kalsiyumdan mahrum kalmasını istiyorsan… Ayrıca karbonatlı içeceklerin, kemiklerin absorbe ettiği kalsiyumu kestiğini unutma.
LİGHT ÇİKOLATA, ŞEKER VE İÇECEKLER KİLO ALDIRMAZŞekerlemeler, çikolatalar, şekerli içecekler şeker yerine tatlandırıcılarla yapılmışlarda kaloriler azaltılmıştır. Eğer şekerden daha geç emilen sorbitol, fruktoz gibi doğal tatlandırıcılar kullanılmış ise kalorisi normal ürünlerle aynıdır. Yanılmamak için üzerlerindeki bilgilere dikkat etmelisin.
KİLO VERMEK İÇİN VEJETARYEN BESLENME GEREKLİDİRHayvan ürünleri yerine sadece sebze ile beslenmek, pek de sağlıklı değil. Çünkü diyetinde et bulunmaması, vücudun ihtiyacı olan önemli minerallerden çinko ve demiri vücudun alamaması anlamına geliyor.


Gönderen Unknown
En büyük cinsel organ beyindir

Seks denince boyut, sıklık, haz derecesi gibi rakamlar devreye giriyor. Peki ya bunlardan daha önemlisi var mı?
Beyin Merkezi Yöneticisi Psikiyatr Dr. Sema Bayçın Aytaçlar, beyin fonksiyonlarındaki bozulmanın cinsel istekte, dürtüde, performansta ve tatmin olmada azalmaya da neden olacağını belirtiyor
Beyin-Sinir SistemiCinsel YaşamBeyin Merkezi Yöneticisi Psikiyatr Dr. Sema Bayçın Aytaçlar, beyin fonksiyonlarındaki bozulmanın karar almada zorlanma yarattığı gibi cinsel istekte, dürtüde, performansta ve tatmin olmada azalmaya da neden olacağını belirtiyor
Seks denince boyut, sıklık, haz derecesi gibi rakamlar devreye giriyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?
Yabancı bir nöroloji uzmanının dediği gibi en büyük cinsel organ beyindir ve boyu da önemlidir. Yaklaşık 1.5 kg olan beynimiz cinsellikle ilgili organlarımız içinde en büyük olanıdır. Aynı zamanda seksüel yaşamda devrede olan organların yönetim kademesidir. Dolayısı ile beynine iyi bakan biri hayatı boyunca faal ve sağlıklı bir seksüel yaşamı garantilemiş olur.
Beyinle seks arasındaki bağı biraz açıklar mısınız?Beyinde kişiliğimizi, önemsediğimiz şeyleri, hayallerimizi, isteklerimizi ve cinsel yeteneklerimizi ortaya çıkarmak için birlikte çalışan sistemler vardır. Sistemler birlikte hareket ederek etkin ya da etkin olmayan tüm insan davranışlarını üretirler.
Bölümlere ayırırsak beynin arka yarısı dünyayı algılar ve bize neyin cinsel açıdan daha çekici geldiğine karar verir.
Beynin ön yarısı da bu bilgileri birleştirip, analiz eder, ne yapacağına karar verir. Mesela “çıkma teklif edersem kabul eder mi veya çıkma teklif ederse kabul edeyim mi?” gibi sorulara cevap arar.
Ön korteks flört, ilişki ve cinsellik dünyasında bize sabırlı, düşünceli ve hedefçi olmayı, ve partnerimizle empati kurmamıza yardımcı olur. Ön korteksle ilgili sorun varsa cinsel ilişki sırasında dikkat dağınıklığı, partnerine ilgi gösterememe, paylaşım yoksunluğu, tepkisel olma gibi sorunlar yaşayabilir.
Sekse ilgi duymayan kişilerin beyinlerinde bir sorun olabilir mi?Bazı ön korteks faaliyetleri düşük olan kişilerin seksle ilgisi zayıf olabiliyor ve seksle ilgilenmesi için heyecanlanması gerekebiliyor. Böyle sorunu olanların bir şekilde heyecan sistemini aktive etmek gerekiyor. Yani korku filmi izleme ya da motosikletle dolaşma heyecan sistemini aktive ediyorsa sekse ilgisi de artabiliyor. Böyle bir sorunu olan birisini seminer dinlemeye veya uyutucu bir aktiviteye sokmak seksten daha çok uzaklaşmasına neden olur.
Bazı insanlar çok çekici ve cana yakın oluyorlar. Onların beyinlerinde farklı bir durum mu var?Beynimizde derin limbik sistem denilen bir bölge var, libidomuzu, bağ kurma isteğimizi ve koku algımızı yönetir ve bunun sağlıklı işlev görmesi halinde insan iyimser, rahat ilişki kuran, neşeli ve cinsel çekici ve tutkulu olabilir. Olumlu tavırlarıyla başkalarını kendine çekmiş olur. Ama bu bölgenin işlevinde bozulması ise olumsuz düşünceler, kötümserlik ve cinsel istekte azalmayla kendini gösterir.
Yani iyimser, neşeli ve çekici kişilerin beyin işlevlerinin sağlıklı olduğunun bir işaretidir. Derin limbik sistemde bir sorun olursa tam tersi durumlar söz konusu olur.
Cinsel fonksiyonların sağlıklı olmasının genel sağlıklı olmayla ilişkisi de var mı?Cinsel ve beyindeki fonksiyon bozukluklarının altında yatan sebeplerden en büyük olanı kan akımının yetersizliğidir. Kan hücrelere oksijen, şeker ve besin taşır. Kan akımını bozan bir sağlık sorunu organların işleyişini bozar, örneğin yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kas hastalığı, uyuşturucu, sigara kullanımı zehirli maddelere maruz kalmayla cinsel organlardaki kan akımını azalmasına ve cinsel fonksiyonların azalmasına neden olur. Ayni şekilde herhangi bir nedenle beyindeki kan akımının azalması da beyin fonksiyonlarının azalmasına neden olur. Beyin fonksiyonlarındaki bozulma karar almada zorlanma yarattığı gibi cinsel istekte, dürtüde, performansta ve tatmin olmada azalmaya neden olur.
Cinsel sorunları çözmede öncelikle beyne mi yönelmek lazım?Evet örneğin gelişmiş ülkelerde insanların beyin fonksiyonlarını olabilecek en tatminkar ve sağlıklı hayatı yaşayabilecekleri seviyeye çıkarmak önem kazandı. Son yıllarda önde gelen konu “Beyninize değer verin, hayatınızı değişsin” olmuştur.


Gönderen Unknown

28 Aralık 2012 Cuma

Fast- Food Yemeklerdeki Büyük Tehlike
Bu kez yemeğin içinde değil dışında...

Fast food’dan uzak durmak için bir neden daha çıktı! Kanada’da bulunan Toronto Üniversitesi uzmanları, hamburger, patates kızartması gibi yiyeceklerin yağının sızmasını önlemek için fast food ambalajlarının yapımında kullanılan “perfluoroalkil” adlı kimyasalın gıdalara da bulaştığını tespit etti.

Tiroidden tümöre, yüksek kolestrolden kansere kadar bir çok sağlık sorununa neden olduğu belirtilen bu kimyasallar insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan Scoot Mabury, bugüne dek bu kimyasallarla ilgili hiçbir tedbirin alınmadığını söyledi. Milliyet'in haberine göre, Mabury “Bu kimyasallar ambalajdan yiyeceğe geçmez, vücutta tutulmaz ve vücut bunları işlemez zannediliyordu.

Ancak bu görüşün hatalı olduğu ortaya çıktı” dedi. Araştırmada tehlikeli kimyasalların fast food tüketen kişilerin kan ve idrar örneklerinde bulunduğu kanıtlandı. Uzmanlar söz konusu kimyasalların özellikle cinsiyet hormonlarına olan negatif etkisi nedeniyle doğurganlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Kaynak: Haberturk

Gönderen Unknown