Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Beni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

Beni Oku!
Merhaba,

Bugünkü yazının konusunu beyin sağlığı ile bağdaştıracağım. Konunun esin kaynağı şuradaki haber oldu. 

Eminim çoğu zaman klişe bulunan haberlerden bir tanesidir bu. Haberin özeti şöyle:
 "Avrupa'da yüzde 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye'de sadece on binde bir."
- Bir Türk ortalama olarak 6 saat televizyon izleyip 3 saat internette dolaşıyor.
- "Kitap Türkiye'deki ihtiyaç maddeleri listesinde 235'nci sırada yer alıyor."
İdeal tablo... Buradan toplumsal mesaj vermek gibi bir hedefim yok. Peki nasıl oluyor da bu konu sağlığa etki ediyor?

Pozitif düşünce ile ilgili yazımı okuyanlar vardır. Pozitif düşünebilmemizin en önemli destekleyicilerinden birisi de negatif şeylere maruz kalmamaktır. Bir kişi var mıdır ki TV'de haberleri izleyip negatif bombardımanına maruz kalmayan? Günde ortalama 6 saat pozitif olmayan şeyler dinleyen ve gören bir zihnin gelişmesini nasıl beklersiniz? Böyle bir kişi nasıl üretken olabilir? Hatta gerçekten kendi içinde nasıl mutlu olabilir?
Diğer bir konu da kitap okumak gibi aktivitelerin beyni gerçekten olumlu yönde geliştirebilmesi. TV izlemek genelde beyinde tembellik yaratırken (hazır bilgi), kitap okuyor olmak beyni düşünmeye sevk eder (yorum). TV izlemek, kitap okumak farkından ziyade beyni çalıştıran, pozitif besleyen eylemlerle, çalıştırmayan ve negatif besleyen eylemlerin farkına dikkat çekmeye çalışıyorum. Bunu hayatın her alanında yaptığınız aktivitelere uyarlayabilirsiniz. 

İnternet konusuna girmiyorum çünkü TV'de yayınlanan şeyleri değiştirme şansı yokken internette en azından doğru bilgiye ulaşabilme ve pozitif şeyler bulma şansınız var. 

Özetle kitap okumak, üniversite mezunlarının dahi, pek fazla tercih etmediği bir hadise. Bunu hepimiz biliyoruz. Ben kendimden de biliyorum. (kaynımda da var, aynısı) Fakat hayatın bir noktasında bunun iyi bir tercih olmadığının farkına varabildim. Gerçekten de oldukça fazla fayda sağladığım kitaplar oldu, oluyor ve olacak. Roman okumuyorum ama kişisel gelişimime katkıda bulunabilecek bir çok kitabı tercih ediyorum. 

Aslında soru şu: Haftada belli bir saat çalışıyor ve uyuyorsunuz diye varsayalım; kalan zamanlarda kendinizi ne kadar geliştiriyorsunuz? Kendinizi ne kadar doğru bilgiyle donatıp, geleceğe ne kadar umutla bakıyorsunuz? 

Sevgiler.



dip not: Bu konuda şöyle bir site var: www.other8hours.com
Robert Pagliarini'nin çok sevdiğim konsepti, diğer 8 saat üzerine. 8 saat iş, 8 saat uyku, eee diğer 8 saatte ne yapıyorsunuz arkadaşım?? şeklinde. :) İngilizce bilenler baksın, yoksa da google translate ile bakılabilir.

Gönderen Unknown