Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Gerekenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gerekenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2013 Perşembe

Günlük Hayatta Kanserden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler
Günlük Hayatta Kanserden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler Gündelik yaşamımızda bazı ufak önlemler ile kanserden korunmak mümkün. Peki kanserden korunmanın pratik yolları nelerdir? 

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent kanserden korunmanın 9 yolunu açıkladı. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent, daha kaliteli bir yaşam sürmeniz için yapmanız gerekenleri şu şekilde sıralıyor. 1. Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmayın Sigara ve diğer tütün ürünleri, tüm kanser ölümlerinin %30’undan sorumludur. Sigara kullananlarda akciğer kanseri gelişme oranı, kullanmayanlara göre 20 kat fazladır. Akciğer kanserlerinden ölümlerin yaklaşık yüzde 90’ı sigara ilişkilidir. Ağız içi, baş boyun bölgesi, ses telleri, idrar kesesi ve yolları kanserleri ile pankreas kanseri de tütün kullanımıyla doğrudan ilişkilidir. Sigara kullananlarda meme kanseri riski de yükselir. 2. Alkolü ölçülü tüketin Alkol doğrudan bir kanserojen olmamakla birlikte, aynı zamanda tütün ürünleri kullananlarda üst solunum yolları, ağız ve yemek borusu kanserlerine neden olabilir. Özellikle alkol derecesi yüksek sert içkiler, tütündeki kanserojenlerle birleştikleri zaman doku bozulması daha hızlı gelişir. Primer karaciğer kanseri, alkolik siroz zemininde de gelişebilir. Bırakamıyorsanız, az miktarda ve düşük alkollü bira ve şarap gibi içecekleri tercih edin. 3. Kilo almayın, hayvansal proteinleri, tütsülenmiş ve konserve yiyecekleri tüketmeyin Kilo almayın. İdeal kilonuzu korumaya çalışın. Yağlı ve yüksek kalorili gıdalardan uzak durun. Hayvansal proteinleri ve özellikle kırmızı eti az tüketin. Tuzda uzun süre bekletilerek pişirilmiş, tütsülenmiş et ürünlerini ve yüksek ısıdaki ateşte barbekü yapılarak kömürleştirilen ürünleri, nitrit koruyucu ilave edilmiş konserveleri kullanmayın. Yağ ve yüksek kalori ile hayvansal proteinler; meme, kolon, uterus ve kolon kanseri riskini artırır. Yüksek lifli gıdalar, sebze, meyve ve tahıllar ise kanser riskini azaltır. Lahana, karnabahar ve brokolide, allium bileşikleri içeren soğan ve sarımsakta yoğun olarak anti-kanserojen etki vardır. 4. Güneşten ve radyasyondan korunun Solar ultraviyole radyasyon; malign melanom, yassı hücreli kanser ve bazal hücreli kanser gibi deri kanserlerinin riskini arttırır. Kanserojenik etki deri hücrelerinin DNA’sına direk hasar verir. Ultraviyole ışınları gen mutasyonlarına yol açarak da kansere neden olur. Tanı ve tedavi amaçlı iyonize radyasyona maruz kalan çocuklarda lösemi riski, normal popülasyona göre daha fazladır. Günümüzde bilgisayarlı tomografilerde yeni teknolojiler kullanarak çekim süresi kısaltılmış ve radyasyona maruziyet 5-10 kat azaltılmıştır. Yine de gereksiz ve çok sık çekimlerden kaçının. Magnetik Rezonans(MR) ile ise gösterilmiş bir risk yoktur. 5. Yaşadığınız çevreyi iyi seçin ve denetleyin Yaşadığınız çevrede, toprakta ve binada asbestoz olmamasına dikkat edin. Bazı coğrafi bölgelerde topraktaki asbest nedeni ile akciğer, akciğer zarı ve karın zarında mesetelioma kanseri görülmektedir. Eski binalarda yalıtım amaçlı kullanılan asbest bir tehlike olarak varlığını sürdürmekte, binaların re-konstrüksiyonu sırasında asbeste maruziyet büyümektedir. 6. Biyolojik kanserojenlerden korunmak için aşı yaptrın Hepatit B virüsü kronik karaciğer hastalığına ve karaciğer kanserine neden olabilir. B hepatit aşısı olarak, karaciğer kanserinden tamamıyla kurtulmak mümkün. Rahim ağzı kanseri HPV adlı bir virüs tarafından oluşturulur. Cinsel yaşamın başladığı yıllardan başlayarak erken yaşta aşılanmakla bu kansere karşı da korunmuş olunur. Midede yaşayan bir bakteri olan helicobacter pilori (HP), kronik gastrite ve mide lenfomasına neden olabilir. HP gastriti saptandığında uygun antibiyotiklerle tedavi edilmelidir. 7. Hareket edin, kilo verin Obezite ve menopoz sonrası şişmanlama meme kanseri için ciddi bir risk faktörüdür. Düzenli egzersizler ve yürüyüş, hafif spor gibi fiziksel aktiviteler meme ve kolon kanseri riskini azaltır. ABD’de ilk adet yaşının giderek çok erken yaşlara kayması ve menopoz yaşının daha ileri yaşlara kalması sonucu meme kanseri vakası artmaktadır. Bu nedenle çocuklara egsersiz programları verilerek ilk adet yaşının geciktirilmesini hedefleyen ulusal programlar uygulanmaktadır. 8. Günde en az 8 saat uyuyun Bağışıklık hormonları uykuda artar. İmmün hücreler dinlenir. Kesintisiz derin bir uyku, düzenli beslenme, stresten uzak huzurlu bir aile yaşamı, iş ortamı dışında eğlenceli hobiler edinmek ve iyi bir dost çevresi, düzenli fiziksel aktivite ile desteklenirse kanserden korunmak için optimal ortam sağlanmış olur. 9. Erken tanıyı ciddiye alın Yılda en az bir kez check-up yaptırın. Doktora gitmek için mutlaka hastalanmayı ve hastalığın belirtilerini beklemeyin. Unutmayın ki hastalığa ait belirtiler başladığında ve sizi doktora başvurmaya zorladığında, birçok kanser için çok geç olmaktadır. Rahim ağzı kanseri için her yıl pap smear, meme kanseri için 40 yaş ile 50 yaş arasında 2 yılda bir daha sonra yılda bir yapılacak mammografi taramaları, 50 yaş üstü kolonoskopi ve gaitada gizli kan analizleri, sigara içenlerde akciğer bilgisayarlı tomografi taramaları ile kanserleri tedavi edilebilir erken evrelerde yakalamak mümkün olabilir.

Gönderen Unknown

18 Ocak 2013 Cuma

Ağız ve Diş Sağlığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Doğumla başlayıp ölümle son bulan yaşamımız boyunca bizlere eşlik edecek olan dişlerimiz hakkında ağız ve diş sağlığının önemini iyice kavramış olmamızdan geçiyor. Şöyleki yeterli özeni göstermediğimiz takdirde ağız yani diş sağlığımız bozulmaya başlayacakileriki yaşlarda bizler için sıkıntılı günlerin başlamasına sebep olacaktır.

Bunun için ağız ve diş sağlığı, diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.



Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin; çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini  kalıcı dişlere bırakır.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve  kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.


Gönderen Unknown
Bebek Emzirme, Bebek Nasıl Emzirilir, Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebek Emzirirken Nelere Dikkat Edilmeli?


Bebeğinizi besleyeceğiniz ortama dikkat etmelisiniz. Dikkatini dağıtacak, konsantre olmasını engelleyecek yerlerde değil, sizin de rahat hareket edebileceğiniz sakin bir yer tercih etmelisiniz. Bebeğiniz emmeye alıştığı zaman dilediğiniz yerde emzirebilirsiniz. Bebeğinizle aranızdaki duygusal bağ, duyacağı güven bu sırada gerçekleşecektir. Emzirmeye başlamadan önce göğsünüzün, ellerinizin temiz olduğundan emin olun. Bebeğinizi emzireceğiniz yerin sizin için de rahat olabileceğiniz bir yer olmasına özen gösterin. Aksi takdirde yorgun düşebilirsiniz. Bebeğinizin başının dirseğinizin iç tarafında ve yüzünün göğsünüzün hemen yanı başında olması gerekir. Oturduğunuz yerde sırtınızı ve kolunuzu dayayabilmeniz gerekir. Emzirdiğiniz sırada bebeğiniz yarı dikey pozisyonda başı ayaklarına göre daha yüksekte ve kolunuzun kıvrımında olmalıdır.


Bebeğinizin tüm vücudu size dönük olmalıdır. Başlangıçta meme ucunun tamamını ağzına alması için yardıma ihtiyacı olsa da göğsünüze yakın olduğunda içgüdüsel olarak yönelecektir. Emerken nefes almakta zorlanmaması için burnunun kapanmadığına dikkat etmeniz gerekir. Bebeğinizin doğru bir emme gerçekleştirip gerçekleştirmediğini şakak ve kulaklarındaki hareketlenmeden ve bir iki emmede bir çıkarttığı yutma sesinden anlayabilirsiniz.


İlk baştaki güçlü emme doydukça yavaşlar ve muhtemelen uykuya dalar ancak, hafif emmelere devam ederse hava yutup gaz sıkıntısı çekmesini engellemeniz gerekir. Bebeğiniz her emmeden sonra kendiliğinden geğirmeyebilir. Bu durumda gaz olma ihtimaline karşı hafifçe sırtına vurarak geğirmesi sağlayabilirsiniz. Biraz süt çıkartabilir ancak bu oburca emdiği fazla süttür.


Bebeğinizin karnını doyurup gazını çıkarttıktan sonra meme uçlarınızı temiz bir mendil ile silip kurulayabilirsiniz. Eğer emzirme tamamlandıktan sonra da göğsünüzden süt gelmeye devam ediyorsa göğüs uçlarınıza göğüs pedi koymalı, ıslandıkça da mutlaka kurusuyla değiştirmelisiniz.


Göğüsleriniz Doluysa ;


Bebeğinizi uygun olduğunuz sürece, sık sık emzirmelisiniz. Ancak bebeğiniz emmek istemiyorsa göğüslerinizde oluşabilecek gerilimi azaltabilmek için sütünüzü sağmalısınız. İsterseniz sütünüzün akmasını sağlamak için sıcak bir duş alabilir ya da 15 dakika boyunca kaynamış sıcak su kompresleri yapabilirsiniz. Eğer emzirme sırasında aşırı ağrı çekiyorsanız sütünüzü sağdıktan sonra bebeğinize verebilirsiniz.


Acele Emmeye Çalışan Bebek (Obur Bebek);


Bebeğiniz kaçmanızdan korkarcasına panikle emiyorsa acele ettiği için bol bol havayı da sütle birlikte yutacak bu yüzden de tıkanacak, hapşıracak ve öksürecektir. Sonrasında da geğirerek emdiklerini çıkaracaktır. Eğer bebeğiniz bu oburluk göstergelerini sergiliyorsa sorun yaşamaması için ara ara emzirmesini durdurup geğirmesini sağlamalı, ardından beslemeye devam etmelisiniz.


Göğüsleri İşaretlemek;


Bebeğiniz dünyaya geldikten sonraki iki hafta boyunca her iki göğüsten de emzirmek gereklidir. Bu süre sütünüzün salgılanmaya başlaması ve düzene gireceği süredir. Bu süreden sonra göğüslerinizden gelen süt akışı düzene oturacağı için bir öğünde birinden ikinci öğünde diğerinden emzirebilirsiniz. Her iki göğsünüzden de süt vermeye alıştırırsanız ihtiyaç duyduğunuzda birini dinlendirebilir, oluşacak çatlak riskini azaltabilirsiniz. Eğer sütünüz az ise bebeğinizin iyice beslenmesini sağlayabilmek için ikisinden de emzirmeniz gerekebilir. Her seferinde bir başka göğüsten başlamayı unutmamak için sutyeninize işaret koyabilir ya da emzirmek için özel yapılmış sutyenin işaretleme sisteminden yararlanabilirsiniz. Eğer bir göğsünüzden daha fazla süt geliyorsa emzirmeye az geleninden başlamanız bu göğüsün daha fazla uyarılmasını sağlayabileceği için verimliliğini artırmak için faydalı olacaktır.


Emzirme Süresi ;


Bebeğinizin emme süresi emzirdiğiniz saate göre değişiklik gösterebilir. Bebeğiniz ihtiyacı olan sütün yüzde doksanını ilk beş dakikada içinde emecektir. Ancak emme ihtiyacını tatmin etmek için emmeye devam edebilir ve bu süre ortalama olarak 20 dakikayı bulur. Bebeğiniz emmeye ara verip, sizinle oynuyor, etrafa gülücükler atıp düşüncelere dalıyorsa bebeğinizin keyfi yerinde demektir.


Emzirme Yöntemleri;


Bebeğinizi emzirmek sabır ve uğraş ister. Eğer emzirecekseniz bunu göze almanız ve bebeğiniz için en faydalı gıdanın anne sütü olduğunu unutmamanız gerekir. Emzirmeniz aranızdaki bağı kuvvetlendireceği gibi sağlığı için de oldukça faydalıdır. Bebeğinizi tam olarak doyuracak sütün gelmesi belli bir zaman alabilir. Sütünüzün ne zaman tam olarak geleceğini bilemezsiniz. Bunun için endişelenmeyin. Sütünüzden önce ‘’colostrum’’ (ağız sütü) olarak adlandırılan kıvamlı, koyu, sarı renkte, az yağlı, bol proteinli ve antikorlu bir sıvı gelecektir. Yüksek besleyici niteliğe ve antikor açısından zengin bir yapıya sahip olan bu sıvı çok uyuduğu için pek fazla acıkmayan bebeğiniz için yeterli olacaktır. İlerleyen günlerde bebeğinizi düzenli olarak emzirdiğiniz takdirde sütünüz çoğalacaktır. Göğüsten emzirmede bebeğinizin ne kadar süt emdiğini biberonda olduğu gibi bilmeniz mümkün değildir. Bu nedenle bebeğinizin yeterli beslenip beslenmediğini iyi takip etmeniz, yeterli beslenemediğini düşünüyorsanız doktorunuza danışmanız gerekir.




Gönderen Unknown