Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
kalbi korur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalbi korur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2013 Cuma


'Affet, kalbini koru'

Stresin vücudunuzda yarattığı zarar zannettiğinizden büyük olabilir. Çünkü strese bağlı olarak meydana gelen metabolik değişiklikler, özellikle damar duvarlarına ciddi zarar veriyor. Bu da kalp damarlarında plak oluşumuna ve dolayısıyla kalp krizine yol açabiliyor. Bu zararların ortadan kaldırılabilmesi için kronik stresi önlemeye yönelik çalışmaların arttığına işaret eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Onur Özalmete, affetmenin stresi azalttığını, dolayısıyla kalp sağlığını koruduğunu söyledi.
“Düşman olan stres değil, onun nasıl yaşandığıdır” diyen Dr. Özalmete’nin stresin sağlık üzerinde yarattığı etkiyle ilgili söyledikleri şöyle: “Anlık stres, canlıları koruyan birçok fiziksel mekanizmayı düzenliyor ve tehlikeli durumlarla başa çıkmamızı sağlıyor. Oysa kronik stres, hormonal ve sinirsel değişimler yoluyla bedene zarar veren bir etkene dönüşüyor.”
Kronik stresle birlikte sürekli yüksek düzeydeki adrenalin, kortizol ve türevi olan hormonların özellikle kalp-damar sistemine zarar verdiği birçok deneysel çalışma ile gösteriliyor. Kronik stresin en önemli kaynaklarından birinin ilişkilerde yaşanan zorluklar olduğunu vurgulayan Özalmete, kişinin bir süre sonra öfkeyi kendi bedenine yöneltebildiğini dile getirdi.
KESKİN SİRKE KÜPÜNE ZARAR
Bu davranışın erken çocukluk döneminde anne-bebek ilişkilerinde edinilen alışkanlıklara bağlı olduğuna değinen Dr. Özalmete, şöyle devam etti: “Çoğu bebeğin annesine kızınca yemek yemeyi reddetmek, fiziksel olarak kendine zarar vermek gibi aslında yine kendisine zarar verecek davranışlar geliştirdiği gözlenir. Eğer bebeğin bu davranışları anne tarafından yeterince iyi ele alınır ve duygusal işlemden geçirilirse, öfkenin bebeğe geri dönüşü zararsız bir düzeye çekilebiliyor. Çocukların öfke ile baş etme yetenekleri yeterince gelişmediğinde ise erişkinlik döneminde kişilerarası ilişkilerde tekrarlayan zorluklarla karşılaşıyor. Bu zorlukların yarattığı kronik stresin etkileri için bir atasözümüz bile var; keskin sirke küpüne zarar.”
AFFETMEK KARŞINIZDAKİNE DEĞİL, KENDİNİZE İYİLİKTİR
İlişkilerdeki stresin etkileriyle baş etmek için tercih edilecek yöntemlerden birinin de affetmek olduğunu kaydeden Dr. Özalmete’'ye göre affetmek, ruhsal yapıyı koruyan bir davranış. Dr. Özalmete'nin bu konudaki görüşleri şöyle: “Affetmek, istismarın genel bir kabulü ya da boyun eğmek gibi algılanmadığı sürece, çoğu zaman ruhsal yapımızı koruyan bir davranış biçimidir. Çünkü başkalarına yönelik olumsuz duygusal aktarımlar, bir süre sonra öfkenin kendimize yönelmesine neden oluyor. Farkında olmadan kendimizi tahrip etmeye başlıyoruz. Tıpkı bir bebeğin kendini tırmalaması gibi, stres hormonlarıyla yaşamsal sistemlerimizi tırmaladıkça özellikle kalp-damar sisteminde kalıcı tahribatlara yol açabiliyoruz. Bu nedenle öfkeyi uzun süre taşımamak adına yeri geldiğinde affetmeyi öğrenmek gerekiyor.”
ntvmsnbc
'Affet, kalbini koru'

Gönderen Unknown