Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
sağlıklı ve kaliteli yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı ve kaliteli yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

Başlama Noktası
Merhaba!

İlk yazıya başlamanın kolay olmayacağının farkındaydım. 

Aslında her şey yaklaşık 1 sene önce başladı. (hikayeli giriş...) Çevremdeki büyük çoğunluk gibi yaşıyorken Polonyalı bir çift, hayatımda sahip olabileceğim en büyük farkındalıklardan birini yaşamamı sağladı. O dönem sürdürdüğüm yaşam tarzımın, uzun vadede beni sağlık açısından pek de iyi yerlere götürmeyeceğini anlamış olmak ve bunu değiştirebileceğim bilgilerin varlığı bile beni heyecanlandırmaya yetmişti.

Daha sonra sürekli bir araştırma ve bilgi edinme dönemim başladı. Bu bilgiler ışığında eşim Seda ile beraber beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarımızda değişikliklere gittik. Olay bizden, anne-babalara sıçradı. Hatta bazı noktalarda onlar bizden daha tutkulu hale geldiler. İlerleyen yazılarda özellikle annemin son 1 senedeki yolculuğunu -daha eskilere de göndermeler yaparak- anlatmayı planlıyorum.

Nasıl bir blog olmalı, içeriğe ne gibi şeyleri yazarım diye düşünüyordum kaç gündür. Planım beslenme, cilt sağlığı, duygusal sağlık, zihin sağlığı, egzersizler vb. aklıma gelen, kaliteli bir yaşama katkı sağlayabilecek her konuda yazmak. 

Sağlık denen kavramın "hasta olmama durumu" olarak algılandığı bir dünyada, biraz daha farklı bir bakış getirmeye çalışacağım. Faydalı şeyler ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum, zamanla göreceğiz. :)

Bir fotoğraf paylaşmak iyi olabilir diye düşündüm.
Seda ve ben


Gönderen Unknown
Faydalı Kaynaklar ve Bakış Açısı Üzerine...
Merhaba.

Genelde yazılarımın içinde yabancı kaynaklardan alıntılar, İngilizce makalelere linkler gibi şeyler bulacaksınız. Bunun neden böyle olduğunu bir nebze açıklamak istedim ki yazılı halde dursun, sorana link veririm. :) 

Twitter'daki sayfamda görebilirsiniz; genelde yabancı kaynakları takip ediyorum. Neden? Türkçe takip edilecek kaynak yok gibi bir şey. Yoksa bir alıp veremediğim yok. :)


Oradan bir örnek vermek gerekirse; Hürriyet Sağlık twitter'ını yaklaşık 23bin kişi takip ediyor, "LA Times" adlı gazetenin sağlık twitter'ını 214bin kişi takip ediyor. Hürriyet'in ulusal, LA Times'ın yerel (Güney Kaliforniya) bir gazete olduğunu belirtmek isterim. 

Bunda ilk olarak twitter kullanım oranlarının etkisi vardır diye düşünüyorum. Zaten Türkçe kaynaklar kötüdür demek istemiyorum. Sadece, yüz tane İngilizce kaynağa karşılık belki birkaç tane Türkçe kaynağa ulaşabiliyorum. Dolayısıyla ulaştığım bilgilerde değerli bilgi olma olasılığı yabancı kaynaklarda daha fazla. O yüzden de yabancı kaynaklara link verdiğim çok yazı olacak, kaynağı belirtebilmek amaçlı.

Hatta bize çeviri hataları, yorum yanlışlarıyla dolu devşirme haberleri okutabiliyorlar. Örneğin geçen brokoli kanser yapar minvalinde bir yazı vardı, makalenin orjinalinde hiç böyle bir şey yok. Neticede seksi fotoğrafları için tıklayınız kalitesinde bir gazetecilik var. Hakkıyla gazetecilik yapanları tenzih ederim. Gerçi benim doğru çevirdiğimden de emin olamayabilirsiniz ama ben kendime kefilim! :) 

Bu konuda toplumsal bakış açısının da etkisi olduğunu da düşünüyorum. Önleyici olmak ile tedavi odaklı olmak arasında muazzam bir efor ve ekonomik anlamda fark olmasına rağmen genelde ülkemizde insanlar hastalığı bekler şekilde yaşıyor. Bu ayrı bir yazı konusu zaten. Sağlıklı kalabilmek ile ilgili konularda gelebilecek bilgilere ya kendimizi kapatıyoruz ya da açık olduğumuzda süzgeç çalışmıyor ve Cem Yılmaz'ın bir zaman dediği gibi, ölü balığı bele koyup fıtık tedavi etmeye çalışıyoruz. Komşu söyledi, onun bir tanıdığı böyle yapınca fıtıktan kurtulmuş. :)

Farkında olduğum şey -ki bu yazıları takip eden herkese sonsuz saygı duyarak söylüyorum bunu- sağlıklı yaşam konusunun en ilgi çeken konu olmadığı. Bunu ilginç hale nasıl getirebilirim diye düşünüyorum ama kedi fotoğraflarıyla falan olacak gibi değil! :) Ben de biliyorum kedilerde malzeme çok ki severim de kedileri, o yüzden geçen gün yazımda aslan fotoğrafı koydum ki sükse yapayım! (Sonra da 2 kedi fotoğraflı yazı yazdım :) )
Bir de tabii insan, bir yazıda yazanları kendi hayatında uygulamazsa sağlıksal sıkıntıya girebileceğini düşündüğünde kendini pek iyi hissetmeyebiliyor. Neticede zor şartlarda çalışan (uzun süreli), kendine yeterli vakit ayır(a)mayan çok fazla kişi var. Hepinizi bu yönden anlıyorum ama yapılabilecek bir şey her zaman vardır. Sıkılmadan bu konunun üzerine giderseniz, %100 fayda sağlayacağınıza eminim. Aksi halde bir şeyin varlığını kabul etmeyerek (risk), onun sonuçlarından yırtmak gibi bir şey söz konusu değil. 


Ben, benim gibi birileri çıkana kadar bu yolda devam etmeyi düşünüyorum. Umarım en azından önce kendisine sonra çevresine fayda sağlamak üzere yola çıkacak insanların sayısı artar. Hayalim, bu konuda gerçekten öncülerden olabilmek. Elbette çok başarılı doktorlar, profesörler, uzmanlar var ama bu konuda ben yeterli "nefer"in olmadığını düşünüyorum. O yüzden bunu okuyan herkesten ricam; kendinizden ve çevrenizden umudu kesmeyin. Buradaki bilgiler belki direk olarak herkese fayda sağlamayabilir ama bir kişiyi bu konuda düşündürtüp farklı kaynaklara yöneltebilmek bile uzun vadede bana göre iyi bir başarıdır. 


Burayı takip eden, paylaşım yapan, facebook vb. ortamlarda yazıları ve sayfayı beğenen herkese çok teşekkür ederim ve kendinizin/çevrenizin sağlığına verdiğiniz önemden dolayı da tebrik ederim. Yazılarım tam gaz devam edecek...

Sevgiler.


Gönderen Unknown
10 Yıl Ömür Uzatma Yolları - %100 Çalışıyor!
Merhaba.

%100 çalışıyor yazdım ama araştırma sonucum yok. :) Yine de işe yarayabilecek şeyleri yazayım istedim. Yola çıkış kaynağım burası ama kendim de bir şeyler ekledim.

Daha önce "küçük kararlar büyük sonuçlar" yazımda belirttiğim ana fikir her gün ufak ufak yaptığımız şeylerin uzun vadedeki sonucu değiştirdiğinden bahsetmiştim. Dolayısıyla bu ufak adımlar, küçük şeyler ne olabilir de ömür uzatmak gibi harika bir sonuca ulaştırsın. Hayatınızdan nefret etmiyorsanız bence dikkate alabilirsiniz...

http://cdn.healthmw.com/uploads/2012/02/Balanced-Diet.jpg
  
1- Doğru Beslenme: Beslenme konusu zorlu bir konu diye düşünülür. Aslında kolaydır ama günlük hayatın zorlukları ve zamansızlığı içinde genelde hızlı şeyler yemeye alışık olunduğu için farklı bir beslenme düzeni için ekstra çaba harcamak gerektiği düşünülür. Doğru beslenme konusuna girmiyorum fakat bunun özellikle sebzelerin ciddi şekilde bulunduğu bir beslenme olabileceğini bütün uzmanlar kabul ediyor.
http://www.westsidefamilypet.com/wp-content/uploads/2009/08/pug-and-bulldog.jpg2- İdeal Kilo: Bunun için bir ölçü belirtmiş uzmanlar. Hatta bir ölçü belirtilmiş; kalça yukarısındaki en ince noktayı ölçtüğünüzde, kadınlar için 90cm, erkekler için ise 100cm'in altında olmalıymış. Kilo arttıkça sağlık riskinin arttığına dair bir grafiği kilo kontrolü ile ilgili ilk yazımda yazdım.

3- Hareket: Bununla ilgili egzersiz 101 adlı yazımda belirtmiştim, hareket etmek bizim için biyolojik bir ihtiyaç. "The American Academy of Family Physicians" adlı kuruluş fiziksel aktivitenin 30-60 dk arasında haftada 4-6 kez yapılması gerketiğini söylemiş. Aerobik, güç ve esneklik çalışmalarının varyasyonlarının olması da iyi oluyormuş. Hiç olmuyorsa hiç yoktan iyidir diyip en az 10 dklık yürüyüş de yapmak gerekiyormuş.

4- Beyni Çalıştırmak: Nasıl ki hareketsizlikten kaslarımız "ham"lıyorsa, beyin de kullanılmazsa aynı şekilde hamlayıp yetilerini yitirebiliyormuş. Beyni çalıştırmanın tek yolu bulmaca çözmek değil elbette ama onun da işe yaradığı biliniyor.

5- Sigara: Sigara içenler, içmeyenlere oranla ortalama 13-14 yıl daha kısa yakıyormuş. Bu bilgiden dolayı stres oldum diyip sigara yakacaklara selamlar. :)

6- Stres: Faydasız aktivite stres olmak, gergin yaşamak direk olarak ömrü kısaltan etkenlerdenmiş. Ben eskiden inanmazdım da stres yüzünden fantastik sağlık sorunlarının yaşanabildiğini bizzat gördüğüm için inancım çokça pekişti. Bununla ilgili pozitif düşünce yazımı referans verebilirim. Kendinizi rahatlatmanın bir yolunu bulmalısınız. Bu da farkındalık ile olabiliyor.

7- Uyku: Kaliteli dinlenme günün geri kalanını etkilediği için çok önemli. İlgili kaynakta araştırmalara göre günlük 7 saatten az uyuyan yetişkinlerin sağlık sorunlarıyla alakalı riskinin ciddi şekilde arttığı yazıyor. 
http://www.accommodationnear.com/beach/image/maldivebeach.jpg
8- Güneşi sev, ultravioleden kaç: Hem UVA (yaşlanma) hem de UVB (yanma) için koruma sağlayan bir şeyle korunmak çok önemli çünkü güneş D vitamini gibi öğeler için çok faydalı ama zararlı ışınlardan korunmak gerekmekte. Koruyucularla ilgili ayrı bir yazı yazmak mantıklı olabilir, burada değinilecek noktalar var, not düşmüş olayım.

9- Üç Adet Tarama: Kadınlarda 20 yaş sonrası kendi kendine, 40 yaş sonrası mammogram ile meme kanseri testi, yine kadınlarda 20'li yaşlarla beraber düzenli smear testi, kadın ve erkeklerde 50 yaşından sonra kolon kanseri taraması yapılması öneriliyormuş. Erken teşhis özellikle bu tiplerde çok işe yaradığından dolayı. Gerisini ben bilmem.

İstisnasız hepimiz aslında ömrümüzü kısaltacak bir şeyleri ya kendimiz yapıyoruz ya da dış etkenlere maruz bırakılıyoruz. İnsanın doğası gereği 120 yıl yaşayabileceği söyleniyor. Fakat ortalamaya bakılınca 80 denilebilir. Bu aradaki 40 yıl nereye gidiyor? :) 80 yaşına geldiğinizde, ömrünüzün daha 3'de 1'inin sizi bekliyor olacağını bilseydiniz ve 80 yaşında hep gördüğümüz enerjisi bitmiş insanlar gibi değil de olması gereken şekilde, hareket kabiliyeti iyi bireyler olsaydınız, bir kere yaşayacağınız bir hayat için harika olmaz mıydı? Soru şu ki; neden olmasın? 

Sevgiler.

Gönderen Unknown