Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
beyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beyin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2013 Çarşamba

Sinsice yaklaşan ve istenmeyen sonuçları beraberinde getiren beyin kanamalarının belirtilerine karşı uyanık olmak gerektiğini söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ömür Kasımcan, “Uzun süreli, ilaçlarla geçmeyen ve günlük aktiviteyi etkileyen baş ağrıları varsa kesinlikle bir uzmana başvurulmalı” dedi.

Yüksek tansiyon ya da anevrizma (beyin damarlarındaki baloncuk) gibi bir nedene bağlı olarak yırtılması ya da hasar görmesi sonucu ortaya çıkan kanamalar, beyin zarları arasında olabileceği gibi beyin dokusunun içine de olabilir.

Beyin kanaması olan bir kişide ne tür belirtiler ortaya çıktığına değinen Dr. Kasımcan, subaraknoid kanamada öncü belirtinin aniden ortaya çıkan ve kişinin daha önce hiç tanımlamadığı, şiddetli baş ağrısı olduğunu söyledi. Bazen bu baş ağrısına vücudunun bir tarafında güçsüzlük, sara nöbeti, şuur kaybı gibi bulguların da eşlik edebildiğini vurgulayan Kasımcan, “Bu tür bulguların olduğu hastalarda baş ağrısı şikayeti göz ardı edilmemeli. Bir beyin cerrahisi uzmanına başvurulmalı” uyarısında bulundu.

İKİNCİ KEZ KANAMA RİSKİ VAR

Beyin kanamasına ameliyat veya endovasküler girişimle müdahale edildiğini belirten Dr. Kasımcan, beyin kanaması nedeniyle ameliyat olmuş bir hastanın dikkat etmesi gereken noktaları; “ Bir kere beyin kanaması geçiren hasta ikinci bir kanama için her zaman normal bir insana göre daha yüksek risk taşır. Eğer ilk kanamaya yönelik gerekli tedavi uygulandıysa ve takiplerinde problem yoksa genel olarak tekrar kanama beklenmez. Yine de bu hastalarda belirgin tekrarlayan baş ağrıları olduğunda takip eden hekimlerine başvurmaları uygun olacaktır. Bununla beraber yüksek tansiyon, sigara, doğum kontrol hapları, beyin kanamaları açısından risk oluşturur. Ayrıca gebelik de kafa içi basıncı artırdığı için kanamaya yatkın hastalarda riski artırır” şeklinde özetledi.

BEYİN KANAMALARI ÖNLENEBİLİR Mİ?

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ömür Kasımcan’ın verdiği bilgiye göre, yüksek tansiyon hastasıysanız, tansiyonunuzu kontrol altında tutmak, ailenizde anevrizma ya da beyin damarlarında sorun öyküsü var ve sizde de baş ağrısı mevcutsa bir hekime başvurmak, beyin kanaması riskini azaltmak için atılması gereken en doğru adımları oluşturuyor.

Gönderen Unknown

20 Şubat 2013 Çarşamba

Acaba Güç Sizde Mevcut mu?
Selamlar.

Hayatınız boyunca bir şeyleri yapamayacağınız size kaç kere söylendi? Kaç kere hayır duydunuz? Okuduğum bir kitapta yazıyor (hangisiydi unuttum diye ismini yazamıyorum), 18 yaşımıza kadar yaklaşık 180bin defa hayır duyuyorken, birkaç bin defa evet duyuyoruz. Süper bir denge. Dolayısıyla zihnimiz ne yapamayacağımız üzerine gerçekten uzmanlaşmış durumda. 
Henry Ford uzun yıllar önce şöyle demiş: "Neyin yapılamayacağını bilmeme konusunda sonsuz kapasiteye sahip insanlar arıyorum." Hmm. Aynı Henry Ford; "bir şeyi yapabileceğinizi ya da yapamayacağınızı düşünüyorsanız, siz haklısınız." Henry Ford galiba düşünce gücünü çözmüş biri...

Bu konuya okuduğum bir makale sonrasında geldim. (kaynak linki) Gerçekten şu dakika hayretlere düşmüş durumdayım. Gerçi son zamanlardaki değişimim içerisinde bunun mümkün olabiliyor olması çok şaşırtmasa da heyecan verici...


Makalede düşüncelerin gücüyle alakalı araştırmalar yapıldığı yazıyor. Bu araştırmalardan bir tanesi, bir grubu ikiye ayırıyorlar. Bir grup 4 hafta boyunca her gün fiziksel olarak antrenman yapıyor. Diğer grup ise aynı süre zarfında aynı egzersizleri yaptığını düşünüyor. 4 hafta sonunda ilk grup vücudundaki kasları %30 güçlendiriyor. Burası normal. Sizce diğer gruba ne oluyor? %22'lik güç artışı... Amaç burada oturarak kas yapabiliriz, yaşasın demek değil. Elbette fiziksel olarak aktivite yapmanın yerini tutmayacaktır böyle bir şey. Bunu Dr. Mercola da aynen böyle söylüyor. 
Harvard araştırmacıları bu konuda şöyle bir araştırma daha yapıyor. Bir grup otel housekeeper personelini (oda temizlik görevlisi) topluyorlar. İkiye ayırıyorlar ve bir gruba, günlük olarak yaptıkları temizlik aktivitelerinin egzersiz yerine geçtiğini ve egzersizin verdiği faydaları vereceği konusunda bilgi veriliyor. Diğer grup bundan haberdar değil. 4 hafta sonunda yaptıklarının egzersiz olduğunu düşünen gruptaki kişiler, ek başka hiçbir aktivite yapmamalarına rağmen, kiloları, tansiyonları, vücut yağ oranları ve bel/kalça oranları düşüş yaşıyor.

Bir hikaye vardı, biraz şehir efsanesi sanıyorum ama düşündürücü: Adamın biri gıdaların saklandığı derin dondurucu odada kilitli kalıyor. Daha sonra donacağını düşünerek ölüyor. Kendisini bulduklarında sıcaklığın aslında hiçbir zaman hayatını tehdit edecek seviyenin altına inmediği anlaşılıyor. 

Eğer düşündüğünüz şeyler sizin için gerçekten önemliyse beyin sizin düşündüğünüz şeyi gerçekleştirmek üzere harekete geçiyor. Bunu hayatınızın neresinde ve nasıl kullanırsınız, hatta kullanır mısınız bilemem. Bildiğim şey, her birinizde bu güç mevcut. Şahsen ben hayallerim için kullanmaya başlıyorum. :)

Sevgiler.


Gönderen Unknown