Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
kola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2013 Çarşamba

Uyku Bozucular!
Merhaba,

Gözüme çarpan çok faydalı olabilecek bir makaleden yola çıkmak istedim bugün. Ben de özellikle geceleri çok fazla uyanan, kaliteli uyku konusunda bazı gecelerde sıkıntı çeken biriyim. Benim gibi başkaları da vardır biliyorum. Özellikle daha iyi uyumak ve daha dinç olmak istiyorum diyenler bence okumalı. (Ana kaynak için tıklayınız)
Gün içinde yorgun hissettiğiniz oluyor mu? Kronik anlamda uyku probleminiz olabilir, diyor uzmanlar. Tabii ki sizin kontrolünüz dışında sıkıntılardan kaynaklı olabileceği gibi, kendi elinizde uykunuzu bölüyor da olabilirsiniz. Peki nasıl?
Uyumaya yakın kafeinli bir şeyler tüketmek bunlardan bir tanesi. Yani buradan kahve içmeyin anlamı çıkmasa da yatmaya yakın içilmesi -uykuya dalınmasını engellemese de- uykudan ara ara uyandırabiliyor. Tabii kafein diyince kola vb. şeyleri de unutmamak lazım. Aynı zamanda alkolün de etkisi böyle. Alkol alımı uykuya dalışı kolaylaştırıyor gibi görünse de, gece farketmeden uyandırıyor. Demek ki neymiş? İçeceksek öğlen içeceğiz! :)

Horlamak da bir diğer sebep. Horlamak genelde uyku apnesi denen hadiseyle bağdaştırılıyor. O da uyurken nefesin bloklanması sonucu vücudun oksijen alabilmek adına aniden uyanması. Genelde zaten horlayan kişiler irkilerek uyanır sonra tekrar uykuya dalar. Bu olay basit bir bölünme gibi görünse de ertesi güne yansıyabilen bir sıkıntı çünkü gece sık sık tekrarlanıyor.

Yazıda ilginç gelen noktalardan bir tanesi yatağı sadece uyku ile bağdaştırmak. Yani yatakta bilgisayarı açıp çalışmak, bir şeyler yemek gibi aktivitelerin, beynin, yatağı bir uyku yeri gibi görmesinden uzak tuttuğunu yazıyor. 

Başka bir ilginç nokta ise sürekli aynı saatte yatıp kalkmayı tavsiye etmesi. Genelde yaptığımız şey iş günlerinde erken kalkıp, iş günleri harici kendimizi 12 saat uyumaya programlamak ama bunun vücudun dengesini oldukça bozduğunu uzmanlar saptamış. 

Egzersiz yapmak ile ilgili de eğer gündüz saatlerinde egzersiz yaparsanız gece daha iyi uyuyacağınızı ama gece egzersiz yaparsanız, yükselen vücut ısısı vb. şeyleri gece sizi daha zor uyutacağını yazıyor. 

Aslında çok da zor olmayan uygulamalar olmasına rağmen, daha önceki bir yazımda yazmıştım sanıyorum; yapması kolay olan bir şeyi yapmamak da kolaydır. :)

Sevgiler.

Gönderen Unknown
Mükemmel Bir Diyet ve Meyve Tabağı
Merhaba.

Misafirliklerde mi hep böyle oluyor bilmiyorum ama akşam yemeğinden hemen sonra şöyle bir meyve tabağı şovu yapılıyor. Tamam direk olarak benzemese de görüntü şöyle:


Meyvenin oldukça ilginç bir yeri var hayatımızda. Genelde çok tüketilmiyor ama tüketildiği zaman da allah ne verdiyse tüketiliyor. Şahsen gözlemim bu şekilde. Peki meyve nedir, ne işe yarar?

Meyvenin içinde lif, şeker, su, vitamin, bitkisel besleyiciler (ör: flavanoid) gibi öğeler var. Çok güzel. Aslında soru şu; neden meyve yiyoruz? Muhtemelen bu soruya kimi tadı güzel diye, kimi sağlıklı diye şeklinde cevap verecektir. Ben sağlık konusunu tartışmaya açacağım. Aslında bunu ben açmıyorum da zaten açık durumda. Özellikle üzerine gideceğim nokta ise fruktoz yani meyve şekeri. Yediğiniz her meyvenin içinde az ya da çok fruktoz mevcut. 

Özellikle okumanızı isteyeceğim bir makale var, geçenlerde gazetelerde yayınlandı. Tıklayınız.
Bu makaleyi özet geçmem çok zor o yüzden okumanızı tavsiye ederim. 

Fruktoz, basit şeker denilen bir karbonhidrat türüdür. Karbonhidratla alakalı bazı bilgileri "kilo kontrolü 102" adlı yazımda paylaştım. Dolayısıyla fruktoz vücudumuzda bir şekilde enerjiye dönüşür. Orada da belirttiğim üzere vücut şekeri enerjiye döndürme gereği hisseder fakat bunu yapamazsa yağ olarak depolar.
Alkolün ne kadar zararlı olduğunu düşünüyorsunuz bilmiyorum. Alkol genelde karaciğere zarar verdiği, vücutta B vitaminini tükettiği ve beyin hücrelerine zarar verdiği için genelde zararlı olarak kabul edilir. Harika. Şimdi fruktoz metabolizmasına bakalım. Bununla ilgili şöyle bir makale var. Özet geçersek burada alkolün metabolizmasının fruktozun metabolizmasıyla en temel farkının; alkolün metabolizmasının %20'lik kısmının mide ve beyinde gerçekleşmesi ve beyinde gerçekleşen kısmıyla da kafa yapması. Gerisi tamamen aynı, karaciğerde metabolizma şeklinde geçiyor. Dolayısıyla bu makalede uzuuun uzun anlatılan şeyin özeti; alkol neyse, meyve yemek o, farkı sadece birinin kafa yapması. 
Buradan meyve yemeyin anlamı çıkmasa da ilk verdiğim linkteki makalede bu konuyla ilgili bazı tavsiyeler var. Yemekle beraber yenmemesi, hatta sadece ara öğün olarak yenmesi, akşam yemeğinden sonra kesinlikle herhangi bir meyve yememek gibi... Diğer, İngilizce olan makalede kilo sorunu varsa maksimum 15gr, yoksa 25gr. altında fruktoz alınması (günlük) tavsiye ediliyor. 100gramlık bir elmada 6 gr. falan fruktoz mevcut. Oradan hesaplayın.

Fruktozun tek kaynağı meyveler de değil o yüzden günlük anlamda bakınca yenilen, içilen şeylere de bakmak lazım. Mesela kola vb. içeceklerin içinde ciddi miktarda fruktoz mevcut. (Dr.Mercola'nın kaynağında açıklıyor bunu) Dolayısıyla günlük alınan miktarı sadece meyveden değil farklı kaynaklardan da alabiliyoruz bazen. 

Meyvenin içindeki faydalı olan kısımlar yani bitkisel besleyiciler, lif, su gibi ögeler sebzelerde de barınıyor. Dolayısıyla bunlar için meyve yerine sebze yenilebilir. Sebzeler çok daha faydalı ve meyvedeki gibi şeker içermemekte. Elbette sebzelerde de az miktarda var ama bu tadından da anlaşılacağı gibi çoğunda pek yok. Aklıma gelen istisnalar havuç ve patates. 

Sonuç olarak aslında derin bir konu ama biraz farkındalık yaratmaya çalıştım. Meyveyle ilgili gerçekten çok fazla kaynak okudum daha önce. Birçok bilinçli uzmanın tavsiyesi meyvenin zararlarının yararlarından daha fazla olduğu yönünde. Daha bugün aynı konuda benzer yorumları Canan Karatay'dan dinledim. Pekişiyor bilgi. Sağlığınıza dikkat etmeniz amaçlı biraz daha kontrollü tüketebilirseniz size daha faydalı olabilir.

Sevgiler. 


Gönderen Unknown
Yeni Reklamlar ve Gıdalar 2013
Merhaba,

Bugün son zamanlarda aklıma çok takılan bir konuyu ele almak istedim. Sağlıklı yaşam ile ilgili yeni yeni ortaya çıkan bilgilere baktığımda, bazı şeylerin toplumlarda nasıl geri döndürülebileceğini düşünüyorum ama henüz buna bir yanıt bulamadım. Çoğu insanın işi gerçekten zor, bunu kabullenip yola çıkmak lazım. 


Günümüzde zararlı olduğu bilinen pek çok şey var. Bunlardan bir tanesi olan sigara ile ilgili iyiliğini, kötülüğünü tartışmayacağım bazı uygulamalar yapılıyor. Bunun ana sebebi devletin bireylerin kara kaş ve gözüne hayran olması değil elbette. Örneğin devlet sigara fiyatlarına zam yapıyorsa, bunun ana sebebi devletin kasasından çıkan sigaraya bağlı sağlık harcamalarının (kanser tedavisi vs.) sigaradan elde edilen vergilerden düşük olmasıdır. Aklıma gelmeyen birkaç parametre daha olabilir ama günümüz ekonomik düzeni zaten bunu öngörüyor.

Reklamlar konusuna gelince de, insanlara zarar verdiği aslında bilinen birçok şeyin reklamı konusunda hiçbir engel yok ve bu reklamlar genelde bana göre aldatıcı olmaya meyilli oluyor. Okuduğum bir kitapta, reklamdan TVlerin para kazanması sebebiyle TVlerin reklam içeriğini pek de umursamadığı, siyasilerin ise sağlıklı yaşamla ilgili hiçbir şey bilmemelerinden ötürü (çoğunun vücut forumlarına bakın) bunların üstüne gitmediği yazıyordu. 

Son dönemde mesela hamile bir ünlünün karnındaki bebeğin sürekli çikolatalı bir ürünü istemesi ve annesinin pek bir düşünceli şekilde rafları boşalttığını falan görüyoruz. Çocuğun durumdan pek bir hoşnut olduğu gösterilirken, anne karnında böyle bir beslenmenin çocuğun direk insülin dirençli hale gelmesi vurgulanmıyor!

Bana göre sağlığa zararlı olduğu bariz olan gıdalar çok fazla. Fakat bunların böyle olduğu keşfedilene kadar bu firmalar o kadar zenginleşmiş ve büyümüş durumda ki, artık bu ekonomik güçle kimse önlerinde duramıyor. Geçtiğimiz sene yapılan Avrupa Futbol Şampiyonası'nın resmi global sponsorlarından biri kimdi? McDonalds. Yapılan şey ne? Spor aktivitesi. Pek bir uyumlu geliyor. :)
Dolayısıyla yazıyı uzatmadan, demeye çalıştığım şeyi söyleyeyim, reklamları izlerken/dinlerken dikkatli olmak gerekiyor. Bir şeyin reklamının varlığı, gıdalar için konuşursak, o ürünün sağlığa yararlı olacağı veya sağlığa zarar vermeyecek olduğu anlamına gelmiyor. Örneğin kola'nın insanlığa ne faydası var bilmiyorum ama zararlarıyla ilgili zaten çok sayıda şey yazılıyor, ona rağmen reklamları gayet etkileyici oluyor. Elbette gıda üreticileri kendi satışlarının peşinde olduğu için birçok farklı şekilde reklam yapmaya devam edecek, önemli olan biz ne derece kendimizi koruyabileceğiz? 

Sevgiler.


Gönderen Unknown