Quas molestias excepturi

Yuksek Tansiyon Kolesterol

Yüksek tansiyon olarak adlandırılan korkunç bir hastalık sorunu ile karşı karşıya dünyada...

Quas molestias excepturi
Impedit quo minus id

Siddetli Dis Agrisi Nedenleri

Genel bir kural olarak, ebeveynler onlar büyümeye ve olgun gibi pek çok farklı şeyler çocuklar.

Impedit quo minus id
Voluptates repudiandae kon

Sedef Cilt Hastaligimidir

Sedef deri iltihabı ve ölçeklendirme özellikleri uzun ömürlü bir deri hastalığıdır. Bu kaşıntı, ağrı..

Voluptates repudiandae kon
Mauris euismod rhoncus tortor

Saglik Reformcuları Hemsireler

Dünyayı değiştirmek için adanmış küçük bir insan grubunun gücünü asla küçümseme. Nitekim şimdiye kadar...

Mauris euismod rhoncus tortor
             
Bebek Çocuk Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Çocuk Sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2013 Cuma

Yeni Doğan Bebeklerde Ağlama Problemi, Bebekler Neden Ağlar?

Bebekler, konuşma becerilerini henüz kazanmadıkları için, isteklerini sıkıntılarını ağlama yöntemi ile anne babasına anlatmaya çalışır. Bebek neden ağlar ve bebeğin ağlaması hangi anlamlara gelebilir?


Bebekler,genelde ihtiyaçlarını ve çevreyle iletişimlerini ağlayarak ifade ederler.

Acıktığı için mi huzursuz olduğu için mi altını pislettiği için mi ağladığını genelde anneler ayırt edebiliyorlar.3 günlük bebeğin ağlamasını bile anne diğer bebeklerin içinde tanıyabilir.Ağlamak,bebeğin dış ortamla iletişim kurmasını sağlayan bir faktör.1 aylık bebeğin günlük ağlama süresi genelde 1 ile 3 saat arasındadır.1 ile 3 saat arasında bebek ağlayabilir,bu gayet normaldir.Ancak bebek,haftanın 3 günü 3 saati aşan ağlama nöbetleri şeklinde ağlıyorsa buna kolik ağlaması denir.Kolik ağlaması yani gaz problemi,bebeklerin yaklaşık %30-%40′ında görülen bir sorundur.Annenin beslenme şekli,annenin sosyal olarak rahat olmaması,stresli olması,çok yorgun olması kolik ağlamasını arttıran bir faktördür.Bebeğin bağırsak yapısı,bebeğin mizacı,bebeğin alerjik yapıda olması etkileyen başka bir faktördür.


Ağlayan bebek resmiKolik ağlaması dışında bebekte ağlamaya neden olan,ciddi ciddi ağlamaya neden olan faktörler;bebeğin herhangi bir yerinde bir kırık olabilir,kalça problemi olabilir,idrar yolu enfeksiyonu,orta kulak iltihabı en başı çeken faktörlerdir.


Ancak bebekte ateş yoksa ishal yoksa ağlaması belli saatlerde geliyorsa,genelde akşamüstü 5-8 gibi ağlama nöbetleri oluyorsa bu kolik ağlaması olarak nitelendirilir.


Google arama etiketleri:
[  yeni doğan bebek neden ağlar,  Yeni doğmuş bebek,  1aylik bebegin aciktigi masil anlasilir,  3 günlük Yeni doğan Çocuk aglaması,  ]


Gönderen Unknown
Bebeklerin Cilt Bakımı Nasıl Yapılmalı?

Bebeklerin cildi, teni gelişim sürecinin başında olması sebebiyle oldukça hassastır, narindir. Bu yüzden özel olarak ilgi ve bakım gerektirir. Özellikle bebeğimizin cildi dışarıdan gelebilecek olan tehlikelere duyarlı ve az yağlı olduğu için tahrişlere ve mikroplara karşı açıktır. Zamanında doğan bebeklerde cildi kaplayan mumsu madde önemli bir koruyucu görevi görmektedir. Doğum süresi geçmiş bebeklerin cildi buruşuk olur. Bu nedenle doğumdan sonraki haftalarda pul pul dökülür.

Doğumu izleyen ilk günlerde ufak sivilceye benzeyen kırmızı döküntü bebeğin yüzünde ve vücudunda belirir. Bu durumda yapmanız gereken bebeğinizin cildinin temizliğine dikkat etmenizdir. Bu şekilde döküntülerin kısa sürede kaybolduğunu gözlemleyeceksiniz. Ancak her durumda doktorunuza başvurmanızda fayda vardır.


Bebeğinizin hassas cildini koruyun:


Giysilerini deterjan ile değil sabun tozlarıyla yıkayın. İyice durulayıp güneşte kurutmaya ve ütülemeye gayret edin. Altını sıkça değiştirerek cildinin idrar ile uzun süre teması etmesini önleyin. Uzun süre altını değiştirmediğiniz taktirde idrarla uzun süre temas eden cilt çatlayarak kanayabilir, üzerinde oluşabilecek bakteri ve mantarlar nedeniyle her idrar değdiğinde bebeğinizin canı yanabilir. Bu tip pişiklerin iyileşmesi uzun sürebilir, bu nedenle bebeğinizin altını her 2-3 saatte bir değiştirilmelisiniz. Altını her değiştirdiğinizde ılık suyla yıkayıp kurulamalı, havalandırmalı ve bebek yağı sürerek altını yeniden bağlamalısınız.


Bebeğinizi giydirirken, onun bizlerden daha fazla üşüyebileceğini hesap etmeli kendi giydiğinizden bir kat daha fazla giydirmelisiniz. Koltuk altlarında, kasıklarında ve boğumlu diğer bölgelerde bez, havlu giysi ya da terle sürtünme tahrişi oluşabileceğini unutmamalısınız. Bu nedenle bebeğinizi hava koşullarına uygun giydirmeli, terlemesini ve üşümesini engellemelisiniz.


1 yaşın altındaki bebeklerde cildi güneşten koruyan melanin adli doğal koruyucu yapılar oluşmadığı için bebeğinizi doğrudan gelen güneş ışığından korumanız gerekir ancak kemiklerinin gelişmesi için çok yararlı olan D vitaminini de yine güneşten alabilir. Bebeğinizin ellerine ve ayaklarına yüksek koruma faktörlü güneş bakım ürünleri sürerek, sahildeyseniz şemsiye altında güneşin yararlı ışınlarından faydalanmasını sağlamalısınız




Gönderen Unknown
Bebeğe Banyo Yaptırmak, Bebeği Yıkarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar?

Bebeğimizin hassas vücuduna zarar vermeden onu yıkamak için, banyo hazırlıklarını doğru bir biçimde yerine getirmek gerekir. Bebeklerin banyo yaptırılmasında, banyo için hazırlık, bebeğin ilk banyosu ve bebeği yıkarken nelere dikkat edilmeli bu hususlar iyi bilinmelidir. Şimdi bunları açıklayacak olursak;


1. Banyo için hazırlık ;


Bebeğinize banyo yaptırmadan önce yumuşak bez ya da küçük havlu, temiz bez ve giysi, tarak ya da yumuşak saç fırçası, bebe sabunu, bebe şampuanı, bebe losyonu, bebe yağı, pişik kremi gibi ihtiyaç duyabileceğiniz her şeyi mutlaka elinizin altında bulundurun.


Küvetin belinizin hizasında olmasını sağlayın. Böylece hem rahat hareket edebilir hem de daha az yorulmuş olursunuz. Suyunun uygun sıcaklıkta olduğundan emin olun. Bunun için dirseğinizle suyun sıcaklığını kontrol edebilirsiniz. Banyo sırasında bebeğinizi az bir süre için bile olsa kesinlikle yalnız bırakmayın.


 


2. Bebeğinizin İlk Banyosu;


Bebeğinizin günlük bakımının önemli bir bölümünü temizliği oluşturur. Cildi son derece yumuşak ve duyarlı olduğu için, idrar, ter ve tükürük bile tahriş olmasına neden olabilir. Temizliğe çok dikkat etmeli ancak aşırıya kaçmamalısınız. Bebeğinizin ilk banyosunu doğumundan 24 saat sonra yaptırabilirsiniz. Bebeğinizi her gün yıkamanız gerekmez. Her mamadan sonra yüzünü ve her alt değiştirmeden sonra bezli bölgeyi temizlemeniz yeterlidir. Bebeğinizi tok karnına banyo yaptırmayın, kusabilir. Banyo için en uygun zaman hem çok aç olmadığı hem de çok tok olmadığı iki emzirme arasıdır. Sabahları ilk emzirmeden önce ya da akşam son emzirmenizden önce de yıkayabilirsiniz. Bebeğinize yaptıracağınız banyo, onu rahatlatan ve çok hoşlanacağı anlar anlamına gelecektir. Banyo zamanı birlikte zevkli geçireceğiniz ve iletişiminizi güçlendireceğiniz zamanlar olacaktır.


3. Bebeğinizi Yıkarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar;


Bebeğinizi yıkarken oda sıcaklığının uygun olmasına dikkat edin ki ufaklık üşümesin. Bir havlu üzerine yatırarak soyun, sürprizlerden korunmak istiyorsanız alt bezini daha sonra çıkartabilirsiniz. Sol elinizle boynunu destekleyin. Vücudunu kolunuzun üstüne yaslayarak koltuğunuzun altından destekleyin. Yüzü yukarı bakar şekilde banyo küvetinin üzerine alın. Bebeğinizin saçlarını yıkamak için bebe şampuanı kullanın. Bebekler için üretilen şampuanlar gözüne kaçtığı taktirde yanmasını önleyecek ve hassas cildine zarar vermeyecektir. Başını şampuanladıktan sonra başına dikkatlice durulama suyunu döküp durulayın. Bebeğin bıngıldağına dikkat ederek kurulayın.


Bezini çıkarıp kirlilik durumuna göre temizliğini yapın. Daha sonra banyo süngerini bebe sabunu ile köpürtüp vücudunu silin. Kıvrımlara özellikle dikkat edin. Kolunuzla omzunu ve boynu destekleyerek koltuk altından kavrayın. Diğer elinizle kalçalarından ya da bacaklarından kavrayın ve banyo küvetindeki suya, başı dışarıda kalacak şekilde sokun. Bebeğiniz suyu seviyorsa bu anlar onun için çok eğlenceli olacak, size gülücükler atıp kıkırdayacaktır. Durulamayı tamamladıktan sonra bebeğinizi aynı şekilde tutarak temiz havlunun üzerine alın. Her yerini yumuşak hareketlerle kurulayın.


Google arama etiketleri:
[  bebek yıkarken dikkat edilmesi gerekenler,  kişisel bakım banyo,  bebege banyo yaptırmak video,  ]


Gönderen Unknown
Bebek Temizliği ve Dikkat Edilmesi gereken Hususlar?

Bebeklerimizin sağlığı için temizlik ve bakımları çok önemlidir. Uygulanacak yanlış yöntemler ile bebeklerimizin sağlığı olumsuz etkilenecektir. Bu yazımızda sizlere bebek temizliğinde nelere dikkat etmek gerekir onları anlatmaya çalışacağız;


Bebek temizliğinde yapılması gerekenler;


Silerek Temizleme;


Bebeğinizi silerek temizleyecekseniz oda sıcaklığının uygun olduğundan emin olmalısınız. Düz bir zemine yatırdığınız bebeğinizi silmek için pamuk ya da tülbent kullanabilirsiniz. Silerek temizlerken en sona bezli kısmı bırakmanız doğru olacaktır. Aksi taktirde temizlemiş olduğunuz kısımlar yeniden kirlenebilir.


Minik Ellerin Bakımı;


Bebeğinizi sevmek isteyenler genelde ilk önce ellerine dokunurlar. Eğer elleri yeterince temiz değilse farkında olmadan mikropların bebeğinize bulaşmasına neden olurlar. Bunu önlemek için bebeğinizin ellerini, kıvrımlarının ve parmaklarının aralarına özen göstererek, temiz bir bezle sabunlayıp durulamanız gerekir. Her gün yeni bir bezle bu işlemi tekrar etmeniz yerinde olacaktır. Eğer temiz bir bez kullanma fırsatınız olmazsa bebekler için olan hazır ıslak mendillerle de temizleyebilirsiniz.


Yüz ve Boyun Bakımı;


Bebeğiniz yemek yerken süt mama artıkları yüzünde ve boynundaki kıvrımlara bulaşabilir. Cildi zaten hassas olduğu ve boynu pek hava almadığı için tahriş olabilir. Alnını, yüzünü ve boynundaki kıvrımları nemli bir tülbentle ya da pamukla temizlemeli ve ardından kurulamalısınız.


Gözlerin temizlenmesi;


Bebeğinizin gözlerine çok dikkat etmelisiniz. Mutlaka pamuğu kaynamış ılık suya batırıp dikkatlice içeriden dışarı doğru, gözün burun tarafından şakak tarafına doğru temizlemeli ve her göz için ayrı temiz bir pamuk kullanılmalısınız.


Kulak Temizliği;


Bebeğinizin kulakları çok hassastır. Asla kulak pamuğu kullanarak ya da başka bir şekilde diplerine kadar temizlemeye  çalışılmamalısınız. Bu pisliklerin iyice içeri kaçmasına neden olacaktır. Kulağının arkasını ve iç kıvrımlarını silmelisiniz.


Konak Mesajı;


Konak bir tür egzamadır. Yeni doğduğunda bebeğinizin başında oluşabilir. Bebeğinizi akşam uyutmadan önce başında konak oluşmuş bölgeye zeytinyağı ile masaj yapabilirsiniz. Bunu takip eden sabah da bebek şampuanıyla yıkamalısınız.


Koltuk Altları ve Minik Ayakların Temizliği, Bakımı :


Bebeğinizin koltuk altı rahat hava alamayan bölgelerinden biridir. Bu sık sık tahriş olmasına neden olacaktır. Canını çok yakacak tahrişleri önlemek için bir süre çıplak bırakarak hareket etmesini ve bu bölgenin hava almasını sağlamalısınız. Koltuk altlarını bir pamuk yardımıyla temizleyebilirsiniz. Aynı şekilde minik ayaklarının parmak aralarını da temizlemeli ve bebek losyonu sürmelisiniz.


Tırnak Kesimi ve Bakımı;


Bebeğiniz uzayan tırnakları nedeniyle istemeden kendine ya da size zarar verebilir. Olabildiğince sık tırnaklarının uzayıp uzamadığını kontrol etmelisiniz. Banyodan sonra tırnakları yumuşayacağı için bu işlemi banyo sonrasında küçük bir çıt çıt yardımıyla gerçekleştirebilirsiniz. Ancak dikkat edin, çok kısa keserseniz canı yanabilir. Bebeğiniz büyüdükçe her şeyi ellediği için tırnakları araları kirlenecek, içlerine pislikler dolacaktır. Bunları temizlemek için banyo yaptırırken bir tülbent kullanabilirsiniz.


Göbek Deliği Bakımı, Kuruluğu;


Bebeğinizin göbek bağı düşene kadar en çok dikkat etmeniz gereken bölgesi göbeğidir. Göbek bağı yaklaşık 2 hafta içinde düşer ve göbeği iyileşir. Bu süre içerisinde göbeği kuru kalmalıdır. Eğer bir iltihaplanma olursa hemen doktorunuza başvurmanız gerekir.


Alt Temizliği ve Bakımı;


Bebeğinizin poposu idrar ve dışkı ile uzun süre temas ettiğinde tahriş olabilir. Tahriş olmasını ve pişik oluşmasını önlemek için sık sık altını değiştirmeli, poposunun arasını ve genital bölgesini temizlemeniz gerekir. Eğer bebeğiniz kızsa silme işlemi önden arkaya doğru yapmalısınız. Eğer bebeğiniz erkekse pipisinin sünnet derisine dikkat etmeniz ve çok yumuşak olmanız gerekir. İlk 2 ayında bebeğinizin altını pamuk ve suyla temizlemelisiniz. Bebeğinizin altını değiştirirken mutlaka havalandırın. Sık sık altını değiştirmenize, silmenize ve havalandırmanıza rağmen yine de pişik olabilir. Bundan kurtulmak için doktorunuzun önereceği bir pişik kremini kullanabilirsiniz.


Sabun Kullanmaktan Kaçının;


Sabun bebeğinizin cildine zarar verebilir. Cildinin kurumasına ve bu nedenle çatlamasına sebep olabilir. Bunu önlemek için nemlendirme özelliği olan ya da bebekler için üretilmiş sabunları kullanabilir, daha fazla nemlendirme için de bebek losyonundan  faydalanabilirsiniz.




Gönderen Unknown
Bebeklerde Gaz Çıkartma, Bebeğin Gazı olduğu Nasıl Anlaşılır?

Bebeklerin en önemli sorunlarından birisi olan gaz çıkartma olayı, nasıl anlaşılır, bebeğin ne zaman gazı gelir, bugünkü yazımızın konusu…


Bebeklerin gazı olduğu nasıl anlaşılır?


Bebekler süt içerken hava yutar bundan ancak gaz çıkararak ya da geğirerek kurtulurlar. Bebeğiniz biberonla besleniyorsa bu sorunla anne sütüyle beslenen bebeklere göre daha sık karşılaşacak demektir. Bu gibi zamanlarda yüzünü buruşturup kıpırdanabilir. Gazını çıkarmayı başarabilmek için bacaklarını kendine doğru çeker ve uzun süre ağlar. Vücudu gerginleşir, sırtını geriye doğru büker. Yüzü kızarır, el ve ayakları hafifçe morarabilir. Gaz sancısı daha çok akşam ve gece yarısı ortaya çıksa da günün herhangi bir saatinde oluşabilir. Bu yüzden zor uyuyabilir hatta uykusu bölünebilir.


Bebeğinizin gazını çıkartmak için;


Bebeğinizi beslerken gaz çıkarması için arada ona zaman tanımalısınız. Eğer bebeğinizi emziriyorsanız bir göğüsten diğerine geçerken arada gaz çıkartması için yardımcı olabilirsiniz. Eğer çok hava yutarsa tok olduğunu sanarak yeterli miktarda beslenemeyebilir. Kimi zaman gaz midesine baskı yaparak ve kusmasına neden olabilir. Ancak hemen gazını çıkartmayı başaramayabilir. Bebeğinizin yuttuğu havayı çıkarmasına yardımcı olmak için poposundan tutup, başı omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslayıp sırtını yavaşça sıvazlayın ve ritmik bir şekilde nazikçe vurun. Bebeğinizi yüzüstü dizinize  yatırarak ve sırtını sıvazlayarak gazını çıkartmayı deneyebilirsiniz. 3. ayından sonra dizinize oturtup, bir elinizle göğsünden tutarak diğer elinizle de sırtını sıvazlayarak gazını çıkartmayı deneyebilirsiniz.


Bebeğin Gazı Nasıl Çıkartılır?


Bebeklerde ikinci haftada başlayan ve özellikle 6. ayında en yoğun yaşanan gaza bağlı ağlama krizleri (kolik) bazen saatlerce sürer, hem bebeğin hem ailenin hayatını zorlaştırır.


Gaz sancısının temel nedeni bebeğin hava yutmuş olmasıdır. En çok 2 hafta ile 3 aylık bebeklerde karşılaşılır.


Gaz sancısını oluşturduğu bilinen en önemli etken bebeğin hatalı beslenmesidir. Memeden beslenen bebeğin ağzı meme başıyla birlikte memenin çevresindeki kahverengi bölgeyi de kavrayacak şekilde yerleştirilmeli, bebeğin dili alt kısımda kalmalıdır.


Bebeği biberonla beslerken ise biberonun deliğinin fazla dar veya geniş olmaması, bebeğin ağzına tam uyması gerekir. Besleme sırasında bebeğin hava yutmaması için biberon dike yakın bir açıyla tutulur.


Bebeğin vücudunda gaz birikmemesi için alınabilecek bir başka önlem mama vermeden önce ve verdikten sonra bebeğin dik pozisyona getirilip sırtının sıvazlanması ve pışpışlanmasıdır.


Bebeğin gazını çıkartmak için kucağa yüzükoyun yatırılarak sırtını sıvazlamak da mümkündür. Bebeğin gazı çıkartıldıktan sonra bir süre yüzükoyun yatırılması faydalı olur.


Google arama etiketleri:
[  bebegin gazi oldugu nasil anlasilir,  bebeğin gazı nasıl çıkartılır,  bebeklerde gaz nasıl çıkartılır,  bebegin gazi nasil cikarilir,  bebek gazı nasıl cıkarılır,  Bebeklerde gaz nasıl çıkarılır,  gazi olan bebek nasil anlasilir,  ]


Gönderen Unknown
Bebeklerde Alt Temizliği, Bez Değiştirme Nasıl Yapılır

Bebek bakımının en önemli noktalarından birisi olan alt temizliği ve bakımı nasıl ve ne zaman yapılır bugün bu konu hakkında sizlere bilgiler vereceğiz.


Bebeğin bezi ne zaman değişir, bebeklerin alt bakımı;


Bez Değiştirme Zamanı ;


Bebeğiniz ilk haftalarında idrar torbası küçük olduğu için sürekli altını ıslatacaktır. Bu nedenle her öğün sonrasında, sabahları uyandığında, gece uyumadan önce ve gece beslenmesinden sonra altını değiştirmenize ihtiyaç duyacaktır. Bu işi onun için eğlenceli bir hale getirebilirseniz sık sık yapacağınız bu işlem sırasında daha az zorlanırsınız. Yattığında görebileceği bir yerde asılı, dikkatini çekmeye başaran bir oyuncak siz altını değiştirerek ilgi odağı olacağından size fazla zorluk çıkartmayacaktır. Tüm bu işlemler sırasında 1 dakikalığına bile bebeğinizi yalnız bırakmanız kendisine zarar vermesine neden olabilir. Bebeğiniz büyüdükçe altının değiştirmesine daha az ihtiyaç duyacaktır.


Bebeğinizin Altını Değiştirirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar;


Hijyen bebeğinizin altını değiştirirken en çok dikkat etmeniz gereken unsurdur. Bebeğinizi alt değiştirme minderine ya da geniş bir yüzeye pamuklu bir kumaşı ya da temiz bir havluyu serin. Kullanacağınız malzemeleri hazırlayın. Ellerinizi yıkayıp kuruladıktan sonra bebeğinizi hazırladığınız yere yatırın. Bebeğinizin altındaki bezin yanlarında bulunan bantları açıp çıkartın  Islak pamuk, mendil ya da bezle altını temizleyin sonra da kurulayın. Eğer bebeğinizin poposu tahriş olmuşsa merhem ya da pudra sürerek rahatlatın. Altını yeniden bezlemek için bir elinizle bebeğinizin ayak bileklerini tutup poposunu havaya kaldırın ve temiz bezi yerleştirin. Bacaklarını aşağıya indirdikten sonra bezi bacaklarının arasından geçirerek beline kadar çekin ve karnının üzerinde düz şekle getirin. Bezin arka kısmını belinin ortasına getirip yanlarda bulunan bantları düzgün ve çok sıkı olmamasına dikkat ederek yapıştırın.


Bebeğinizin Dışkısı;


Bebeğinizin bezini açtığınızda değişik renklerde dışkılarla karşılaşabilirsiniz. Yeşilimsi siyah, yapışkan, katransı dışkıyı yalnızca ilk iki üç günde görebilirsiniz. Bu tip dışkı sindirim başlamadan önce bebeğinizin vücudundan atılır. Sadece ilk haftada gözlemlenen yeşilimsi kahverengi ya da açık yeşil renkli, topaklar içeren yarı sıvı dışkı ise sindirim sisteminin beslenmeyle uyumunu gösteren geçiş kakasıdır. Sarı renkli, hardalsı, içinde süt kesikleri olan sulu dışkı ise anne sütü ile beslenen bebeklerin dışkısıdır. Bebeğiniz mamayla besleniyorsa dışkısı açık kahverengi, katı ve kokulu olacaktır. Yeşil renkli dışkı genel olarak normaldir. Ancak bu uzun süre devam ederse bebeğinizi yetersiz beslediğinize işaret etmektedir. Bunların dışında görülen durumlar için mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.


Google arama etiketleri:
[  bebek malzemeleri,  ]


Gönderen Unknown
Bebek Emzirme, Bebek Nasıl Emzirilir, Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebek Emzirirken Nelere Dikkat Edilmeli?


Bebeğinizi besleyeceğiniz ortama dikkat etmelisiniz. Dikkatini dağıtacak, konsantre olmasını engelleyecek yerlerde değil, sizin de rahat hareket edebileceğiniz sakin bir yer tercih etmelisiniz. Bebeğiniz emmeye alıştığı zaman dilediğiniz yerde emzirebilirsiniz. Bebeğinizle aranızdaki duygusal bağ, duyacağı güven bu sırada gerçekleşecektir. Emzirmeye başlamadan önce göğsünüzün, ellerinizin temiz olduğundan emin olun. Bebeğinizi emzireceğiniz yerin sizin için de rahat olabileceğiniz bir yer olmasına özen gösterin. Aksi takdirde yorgun düşebilirsiniz. Bebeğinizin başının dirseğinizin iç tarafında ve yüzünün göğsünüzün hemen yanı başında olması gerekir. Oturduğunuz yerde sırtınızı ve kolunuzu dayayabilmeniz gerekir. Emzirdiğiniz sırada bebeğiniz yarı dikey pozisyonda başı ayaklarına göre daha yüksekte ve kolunuzun kıvrımında olmalıdır.


Bebeğinizin tüm vücudu size dönük olmalıdır. Başlangıçta meme ucunun tamamını ağzına alması için yardıma ihtiyacı olsa da göğsünüze yakın olduğunda içgüdüsel olarak yönelecektir. Emerken nefes almakta zorlanmaması için burnunun kapanmadığına dikkat etmeniz gerekir. Bebeğinizin doğru bir emme gerçekleştirip gerçekleştirmediğini şakak ve kulaklarındaki hareketlenmeden ve bir iki emmede bir çıkarttığı yutma sesinden anlayabilirsiniz.


İlk baştaki güçlü emme doydukça yavaşlar ve muhtemelen uykuya dalar ancak, hafif emmelere devam ederse hava yutup gaz sıkıntısı çekmesini engellemeniz gerekir. Bebeğiniz her emmeden sonra kendiliğinden geğirmeyebilir. Bu durumda gaz olma ihtimaline karşı hafifçe sırtına vurarak geğirmesi sağlayabilirsiniz. Biraz süt çıkartabilir ancak bu oburca emdiği fazla süttür.


Bebeğinizin karnını doyurup gazını çıkarttıktan sonra meme uçlarınızı temiz bir mendil ile silip kurulayabilirsiniz. Eğer emzirme tamamlandıktan sonra da göğsünüzden süt gelmeye devam ediyorsa göğüs uçlarınıza göğüs pedi koymalı, ıslandıkça da mutlaka kurusuyla değiştirmelisiniz.


Göğüsleriniz Doluysa ;


Bebeğinizi uygun olduğunuz sürece, sık sık emzirmelisiniz. Ancak bebeğiniz emmek istemiyorsa göğüslerinizde oluşabilecek gerilimi azaltabilmek için sütünüzü sağmalısınız. İsterseniz sütünüzün akmasını sağlamak için sıcak bir duş alabilir ya da 15 dakika boyunca kaynamış sıcak su kompresleri yapabilirsiniz. Eğer emzirme sırasında aşırı ağrı çekiyorsanız sütünüzü sağdıktan sonra bebeğinize verebilirsiniz.


Acele Emmeye Çalışan Bebek (Obur Bebek);


Bebeğiniz kaçmanızdan korkarcasına panikle emiyorsa acele ettiği için bol bol havayı da sütle birlikte yutacak bu yüzden de tıkanacak, hapşıracak ve öksürecektir. Sonrasında da geğirerek emdiklerini çıkaracaktır. Eğer bebeğiniz bu oburluk göstergelerini sergiliyorsa sorun yaşamaması için ara ara emzirmesini durdurup geğirmesini sağlamalı, ardından beslemeye devam etmelisiniz.


Göğüsleri İşaretlemek;


Bebeğiniz dünyaya geldikten sonraki iki hafta boyunca her iki göğüsten de emzirmek gereklidir. Bu süre sütünüzün salgılanmaya başlaması ve düzene gireceği süredir. Bu süreden sonra göğüslerinizden gelen süt akışı düzene oturacağı için bir öğünde birinden ikinci öğünde diğerinden emzirebilirsiniz. Her iki göğsünüzden de süt vermeye alıştırırsanız ihtiyaç duyduğunuzda birini dinlendirebilir, oluşacak çatlak riskini azaltabilirsiniz. Eğer sütünüz az ise bebeğinizin iyice beslenmesini sağlayabilmek için ikisinden de emzirmeniz gerekebilir. Her seferinde bir başka göğüsten başlamayı unutmamak için sutyeninize işaret koyabilir ya da emzirmek için özel yapılmış sutyenin işaretleme sisteminden yararlanabilirsiniz. Eğer bir göğsünüzden daha fazla süt geliyorsa emzirmeye az geleninden başlamanız bu göğüsün daha fazla uyarılmasını sağlayabileceği için verimliliğini artırmak için faydalı olacaktır.


Emzirme Süresi ;


Bebeğinizin emme süresi emzirdiğiniz saate göre değişiklik gösterebilir. Bebeğiniz ihtiyacı olan sütün yüzde doksanını ilk beş dakikada içinde emecektir. Ancak emme ihtiyacını tatmin etmek için emmeye devam edebilir ve bu süre ortalama olarak 20 dakikayı bulur. Bebeğiniz emmeye ara verip, sizinle oynuyor, etrafa gülücükler atıp düşüncelere dalıyorsa bebeğinizin keyfi yerinde demektir.


Emzirme Yöntemleri;


Bebeğinizi emzirmek sabır ve uğraş ister. Eğer emzirecekseniz bunu göze almanız ve bebeğiniz için en faydalı gıdanın anne sütü olduğunu unutmamanız gerekir. Emzirmeniz aranızdaki bağı kuvvetlendireceği gibi sağlığı için de oldukça faydalıdır. Bebeğinizi tam olarak doyuracak sütün gelmesi belli bir zaman alabilir. Sütünüzün ne zaman tam olarak geleceğini bilemezsiniz. Bunun için endişelenmeyin. Sütünüzden önce ‘’colostrum’’ (ağız sütü) olarak adlandırılan kıvamlı, koyu, sarı renkte, az yağlı, bol proteinli ve antikorlu bir sıvı gelecektir. Yüksek besleyici niteliğe ve antikor açısından zengin bir yapıya sahip olan bu sıvı çok uyuduğu için pek fazla acıkmayan bebeğiniz için yeterli olacaktır. İlerleyen günlerde bebeğinizi düzenli olarak emzirdiğiniz takdirde sütünüz çoğalacaktır. Göğüsten emzirmede bebeğinizin ne kadar süt emdiğini biberonda olduğu gibi bilmeniz mümkün değildir. Bu nedenle bebeğinizin yeterli beslenip beslenmediğini iyi takip etmeniz, yeterli beslenemediğini düşünüyorsanız doktorunuza danışmanız gerekir.




Gönderen Unknown
Bebekleri Nasıl Beslemeli, Beslerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Bebeğimizin sağlıklı gelişimi için beslenme çok önemlidir. Peki bebeğimiz doğumunda itibaren hangi besinlerle ne kadar beslenmeli? Bebeğimizi beslerken nelere dikkat etmeliyiz? Bugün bu konuları hakkında bilgiler sunacağız sizlere..


Ay Ay Bebeğinizin Beslenmesi Nasıl Olmalı;


Bebeğiniz için en önemli ve uygun besin anne sütüdür. Özellikle ilk 6 ay anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını tamamen karşılar. Normal şartlar devam ettiği sürece başka hiçbir ek bir besine ihtiyaç duyulmaz. Ek gıdalara 6. aydan sonra başlanmalıdır. Bebeğinize yalnızca anne sütüyle beslendiği dönemde su vermenize gerek yoktur. İshal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum olursa verdiğiniz su mutlaka öncesinde kaynatılmış olmalıdır. Bebeğinizi mümkünse 2 yaşına gelene kadar emzirmelisiniz.


Elma ve/veya şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak ek besinlerdir. Alerji yapma riski olan turunçgiller, yumurta, ekmek, balık ve et bebeğinize vereceğiniz ilk besinler arasında yer almaz.


Sebze püresini başlangıçta havuç, patates, pirinç ve yağ ekleyerek  hazırlamalısınız. Zaman içinde maydanoz, kabak, ıspanak, kereviz, karnabahar gibi sebzeler ekleyebilirsiniz. Pırasa ve taze fasulye gibi sebzeler, püre haline getirilmeleri zor olduğu için erken dönemde sebze püresinde kullanılmayabilir. Bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olduğu için sebze püresini günlük hazırlamanız ve tüketmeniz önemlidir. Patlıcan vitamin ve mineral içermediğinden bebeğiniz için uygun bir besin değildir.


6-12 aylar arasında bebeğinizin demir gereksinimi artar. Bu nedenle ek besinlerin içeriğinin demirden zengin olmasına dikkat etmelisiniz. Demirden zengin ve demir yararlanımı yüksek besinler karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamalarıdır. Yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengindir ancak emilimi düşüktür. Bunlarda var olan demirden yararlanmak için, C vitamininden zengin domates, turunçgiller, sivri biber gibi besinlerle birlikte hazırlanmalıdır. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi demir kaynaklarıdır.


İlk 6 ay sadece anne sütü



6. ayı dolunca:



  • Anne sütü

  • Yoğurt (ilk başlanacak ek gıda)

  • Meyve püresi

  • Pirinç unu


7. ayı dolunca:



  • Anne sütü

  • Yumurta sarısı (Azdan başlayıp bir hafta içinde tama çıkılır.)

  • Meyve püresi

  • Yoğurt

  • Et (tavuk eti, dana eti)

  • Sebze püresi veya sebze çorba

  • Pekmez


8. ayı dolunca:



  • Anne sütü

  • Kıymalı, sebzeli hafif ezilmiş ev yemekleri

  • Kahvaltıda tam yumurta veya pastörize peynir (tuzu alınmış)

  • Kurubaklagil (Kuru fasülye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri

  • Meyve suyu veya meyve püresi

  • Pekmez

  • Yoğurt


9. ayı dolunca:


Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak

günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.



  • Anne sütü

  • Ev yemekleri

  • Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar

  • Yoğurt

  • Pastörize peynir

  • Yumurta – Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)

  • Taze meyve veya meyve suyu


Anne Sütü Alamayan Bebeğin Beslenmesi Nasıl olmalı;


Bebek beslenmesindeki en önemli unsur anne sütüdür. Bebeğinizi zorunlu haller dışında ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelisiniz. Eğer anne sütü veremiyorsanız hazır mama verebilirsiniz. Bu dönemde, ilk 2 ayda bebeğinizin en az hazır mama gereksinimi günde 600 ml’dir. İlk 6 ayda inek sütünden kaçınmalısınız. Eğer ekonomik yetersizlik nedeni ile inek sütü veriyorsanız, yoğurdu 1/2 oranında sulandırılarak verebilirsiniz.


Bebeğiniz doğum kilosunun iki katına ulaştığında, günde yaklaşık 1 litreden fazla mama tüketiyorsa, üç saatten daha sık aralıklarla besleniyorsa ve açlığa bağlı sürekli huzursuzluğu varsa katı besinlere geçiş için hazırdır. Altıncı aydan önce verilen ek besinlerin az posa bırakan, glütensiz ve püre kıvamında olmasına özen göstermelisiniz. Glüten buğday, yulaf, çavdar ve arpada bulunur. Bu nedenle bunlardan elde edilen tahılları ilk 6 ayda kullanmamalısınız.


Besleyici değeri düşük nişasta da bebeğinizin beslenmesinde yer almamalıdır. Pirinç unundan yapılmış muhallebi, yoğurt, meyve ve sebze püresi bebeğinize ilk vereceğiniz ek besinlerdir. 6 ay’dan sonra bebeğinizin beslenme şekli belirtilen beslenme tablosuna uygun olarak devam etmelidir.


Bebeğiniz 1 yaşına geldiğinde yemekleri iyotlu tuz (ailede herkesin yediği yemekler) ile pişirilmelidir. Tuzu yemek piştikten sonra koymalısınız. İlk 12 ayda, bebeğinizin günlük süt gereksiniminin tümünü inek sütü ile karşılamanız önerilmez. Çünkü bu dönemde, barsak geçirgenliği fazladır. Dolayısıyla inek sütü alerjisi diğer dönemlere göre daha sıktır. İnek sütünün, yoğurt ya da muhallebi biçiminde tüketilmesi sindirim sistemi için daha az sorun oluşturmaktadır.


Beslenmenin yeterliliği, bebeğinizin ayına uygun gereken kiloyu almasıyla anlaşılır. Bu nedenle bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık kontrollerine götürmelisiniz.


Anne sütünü saklama koşulları: Sağılan anne sütü temiz bir cam kapta (kapağı ve cam şişesi 5 dakika süreyle kaynatılmış) oda ısısında 6 saat, buzdolabında 24 saat saklanabilir. Gerektiği zaman anne sütünün bulunduğu cam kap, sıcak bir su içine konularak ısıtılıp bebeğe verilebilir.


Bebeğinize Ek Besinler Verirken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar;




  • Ek besinler verirken emzirmeye mutlaka devam etmelisiniz.

  • Besinin bebeğinizin boğazına kaçmasını önleyebilmek için başının altına yastık koyarak

    yarı oturur pozisyona getirmelisiniz.

  • Ek besinleri bebeğinize tatlı kaşığı ya da fincan ile vermeli, biberon kullanmamalısınız.

  • Ek beslenmeye her zaman tek bir gıda çeşidi ile başlamalısınız. İlk kez verdiğiniz diğer gıdalara en az üç gün, tercihen yedi gün arayla başlamalısınız. Böylece bebeğinizin yeni besine alışması için zaman tanımış olur ve alerjik reaksiyon gelişirse hangi besinden kaynaklandığını anlayabilirsiniz.

  • Bebeğiniz ek besin aldıktan sonra alerjik reaksiyon gösterirse besini kesmeli, mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

  • Yeni bir besine başlarken bebeğinizin aç olmasına dikkat etmelisiniz. Bebeğinizi istemediği besinleri yemesi için zorlamamalı, aradan vakit geçtikten sonra yeniden denemeli ya da sevdiği başka bir besin ile karıştırarak şansınızı denemelisiniz.

  • Bebeğiniz için hazırladığınız ek gıdaların her zaman taze olmasına, hazırlarken hijyenik koşullara dikkat etmelisiniz.

  • Dondurulmuş yiyeceklerden, katkı maddesi içeren hazır besinlerden, kızartmalardan ve konserve gıdalardan kaçınmalısınız.

  • Yemeklere tuz ve şeker eklememeli, acı ve baharat koymamalısınız.


12. aydan itibaren bebeğinize özel bir besin hazırlamanıza gerek yoktur. Ailenin diğer üyeleri için hazırlanan besinler, bebeğiniz için de uygundur.


 


Bebeğinize 2 aydan önce verilmesi tavsiye edilmeyen ürünler, besinler;



  • Az pişmiş yumurta,

  • Çiğ yumurtadan yapılan mayonez, dondurma,

  • Hazır pişmiş tavuk,

  • Pastörize sütten yapılmamış peynir,

  • Midye.



Bebeklerin Farklı Aylarda Tüketebilecekleri Besinler;




  • 0-6 ay emme yutma becerileri ön planda /  sıvı besinler,

  • 4-7 ay öğürme refleksi dil arkasına kayar / püre kıvamında besinler,

  • 7-12 ay ısırma çiğneme, dilin yan hareketlerinde gelişme ve besinlerin öne itilmesi hareketleri / ezilmiş ve parçalanmış besinler,

  • 12-24 ay döndürme tarzında çiğneme hareketi / erişkin tip beslenme.



Google arama etiketleri:
[  dengeli beslenme posteri,  ]


Gönderen Unknown
Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmeli, Çocuklara Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma

Çocuklarda tuvalet eğitimi, tuvalet alışkanlığının kazanılması ve eğitimi, çocuk yetiştirme ve onu psikolojik olarak hayata yaşama kazandırma aşamasında çok önemli bir yere sahiptir. Zira bu alışkanlığı zamanında kazandırmayan aileler ileri yaşlarında pek çok problemle karşı karşıya kalabilmektedir.


İşte bugün sizlere çocuklara küçük yaşta tuvalet eğitimi ve alışkanlık kazandırmanın önemini, neler yapılması gerektiğini, hangi uygulamalar ile bu alışkanlığın kazandırılabilceğini anlatmaya çalışacağız..


ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ VE ALIŞKANLIK EDİNİLMESİ


  Anne ve babaların çocuklarına tuvalet alışkanlığını öğretirken dikkat etmesi gereken hususlar ve eğitim süreci boyunca yapması gereken davranışlar.


Uykudan önce anne ve babalar tuvalet eğitimi verecekleri çocuklarına sıvı gıdalar vermemeleri bu açıdan faydalı olacaktır. Uykudan önce çocuklar sıvı tüketimi yapmamalarına daha özen göstermeleri gerekmektedir. Uyumadan önce çocuklar tuvalet ihtiyaçlarını gidermelidirler ve ebeveynler çocukları gece belli saatlerde tuvalete kaldırmalıdırlar. Örneğin;  çocuğu her 4 saatte bir tuvalete kaldırdığımızda tam anlamıyla uyanık olduğundan emin olup tuvaletini yaptırmalıyız.



     TUVALET EĞİTİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER


-Çocuk tuvalet ihtiyacını gidermeye hazır olmadığı sürece onu tuvalete alıştıramayacağı gerçeği bilinmeli ve aile çocuğunun buna hazır olduğunu hissettiği anda bu eğitime başlanmalıdır.


-Aile çocuğuyla arasının iyi olmasına ve onunla iyi anlaşmaya özen gösterilmelidir.


-Tuvalete alışmak çocuk için kolay bir şey değildir. Bunu ailede bilmeli ve çocuğa baskı yapmamalıdır.


– Çocuğu tuvalete alıştırma denemelerinde hiçbir sonuç alınamaması durumunda bu eğitimin çocuk için erken olduğunu anlamalıyız. Çocuğu tuvalete karşı soğutmamalı kısa bir süreliğine bu işten vazgeçilmelidir.



      ÇOCUĞU TUVALETE TEŞVİK ETMELİ


-Çocuğun tuvalete alıştırılamadığı durumlarda farklı çözüm yolları aranmalı ona tuvaleti sevdirecek şeyler bulmalı örneğin; değişik hazır tuvaletler veya sevimli desenli iç çamaşırları gibi


-Çocuğun büyüdüğünü kendisine inandırmalı ve onun bir birey olduğunu bir abi veya artık bir abla olduğuna inandırmalı artık beze ihtiyacının kalmadığını vurgulayıp onu bu duruma karşı sıcak bir yaklaşımla ikna etmeye çalışılmalıdır.


– Eğitime başlandığı sırada ailede veya çocuğun çevresinde yaşıtı bi insan varsa onun davranışlarından çocukta kötü etkilenebilmektedir. Bu çocuk için olumsuz olabilmektedir. Örneğin çocuğun kreşteki arkadaşları gibi…


 




TUVALET EĞİTİMİ VE ANNENİN ÇOCUĞA TUVALETİ SEVDİRME YÖNTEMLERİ


-Anne çocuğun hangi saatler içerisinde tuvalet ihtiyacını giderdiğini tespit etmeli ve ne kadar tuvalette kaldığını öğrenmelidir


-Çocuğu tuvalete teşvik ederken ona eşlik etmeli eğer çocuk tuvaletten korkuyorsa çıkana kadar onunla birlikte olmalı yanında olduğunu ona hissettirmelisiniz. Çocuk eğer korkmuyorsa yalnız kendi işlerini yapmaya onu özendirmelisiniz. Örneğin tuvalete yalnız gitmeyi ellerini kendi başına yıkamak gibi ona bu konuda sorumluluklar yüklemelisiniz.


-Bu aşamalardan sonra çocuğunuzun yaptığı çabalar ve gayretler neticesinde onu ödüllendirmeli ve mutlu etmelisiniz.


– Yaptığı davranış karşısında çocuğunuzu övmeli ve kendine güven duygusunu aşılamalısınız.


Bebek ve Çocuklarınız için Tuvalet Eğitiminde 10 Altın Kural


1. Lazımlık satın alın.


Rahat ve sevimli bir lazımlık alın. Eğlence gibi göstererek oturtun. Banyo öncesi, ilk deneme için uygun bir zamandır. Ne işe yaradığını anlatın.


2. Lazımlığın yeri hep aynı olsun


İhtiyacı olduğunda nerede olduğunu bilmesi açısından lazımlığın yeri hep aynı olsun. Gün boyunca birkaç kez oturtun ve ne beklediğinizi anlatın. Sabırlı olun.


3. Bezini çıkarın


Bezini neden çıkarttığınızı ve lazımlığın ne işe yaradığını bıkmadan ona anlatın. Bazı kazalar yaşayabilirsiniz, istikrarlı olun.


4. Sorun



Sakince lazımlık ya da tuvaleti kullanmak isteyip istemediğini sorun. Sakın üstüne gitmeyin. İnatlaşıp altına yapmasına izin vermeyin.


5. Doğru zamanı kollayın


Kimi çocukların düzenli tuvalet saatleri olur. Bu saatler geldiğinde hemen lazımlığa oturtun. Tuvaleti geldiğini anladığınız hareketlerden sonra hemen eyleme geçin ve oturtun.


6. Tuvalete oturtmaya başlayın


çocuğunuz artık lazımlığa oturmaya alıştıysa, tuvalete de oturtabilirsiniz. Onu tuvalete oturtma konusunda cesaretlendirin. çocuklar için özel klozet koltuklarından satın alın.


7. Her şeye hazırlıklı olun


Dışarı çıkmadan önce tuvalete gidilmesi gerektiğini öğretin. Sizinle inatlaşabilir, yine de sabredin.


8. Özel külotlardan alın


Dışarıdayken ne olacak diye panik yapmayın. Alıştırma külotlarını kullanmaya başlamanın tam zamanıdır. Onu giydirin ve dışarı çıkın.


9. Baskı yapmayın


Lazımlık ya da tuvalet arasındaki seçimi ona bırakın. İlk başta lazımlığa yapmasında fayda var. Tuvalete geçmesi için baskı yapmayın.


10. Bezlere elvada



Artık bez kullanmayacağınızı, bezleri küçük bebeklere verebileceğinizi eğlenceli bir şekilde anlatın. Geceleri alıştırma külotu ile yatmasını sağlayın. Unutmayın, sabır bu işin anahtarı.


Sonuç alamadıysanız ne olacak?



önemli olan, bu eğitimin anne-çocuk arasında güç savaşına dönmemesi. Eğitimin olumsuzlukla sonuçlanmasının tek nedeni, çocuğun duygusal olarak tuvalet eğitimine hazır olmamasıdır. Tuvalet eğitimi geri dönüşlüdür. İki ileri – bir geri işler. İlk basamak biraz zordur, bunu bilerek hareket etmelisiniz. çocuğunuz hastalanırsa, bu eğitim geri tepebilir ve hasta olduğu zaman buna ara vermeniz daha doğru olacaktır. çocuğunuz tüm denemelere rağmen tepki gösteriyor, strese giriyor ve sizinle inatlaşıyorsa eğitime ara verin ve bir ay sonra tekrar kararlı bir şekilde başlayın.


  ÇOCUKTA TEMİZLİK EĞİTİMİNİN ÖNEMİ


Tuvalet eğitimi öncesi ve sonrasında da çocuğun temizliğine önem verilmeli ona verdiğiniz tuvalet eğitimiyle beraber temizlik konusunda da eğitmelisiniz. Tuvalet ihtiyacını gidermek ve tuvalet sonrası temizlik eğitimle kazandırılacak bir alışkanlık  ve yöntemdir. Örneğin; sifonu çekmek, tuvalet kağıdı kullanmak, tuvalet öncesi ve sonrası elleri yıkamak bunlar çocuğun eğitilerek kazandırılacağı alışkanlıklar arasındadır. Çocuklar su ve suyla oynamayı su şakalarını sevmektedir. Bunu zevkli bir hale getirmeli ve beraberinde sabunla da oynamaya teşvik edip el yıkama yöntemini de çocuğa aşılayabilirsiniz.


Çocuklar tuvalet eğitimini 4-6 yıl içerisinde kapmaktadırlar. Bu aileler için bazen uğraştırıcı yorucu bir hal alabilir. Bunun için aileler sabırlı ve özverili olmalıdırlar.


Çocuğunuzun tuvalet eğitimine başlamadan önce onun buna hazır olup olmadığından emin olmanız gerekmektedir.  Eğer çocuk kendisini baskı altında hissederse ve aile baskı yaparsa bu çocuğu kötü etkiler. Ailenin tuvalet eğitiminde çocuklarına karşı anlayışlı olması gerekmektedir. Çocuğa baskı yapılmamalıdır. Eğer çocuk ona baskı yapıldığını hissederse eğitime karşı soğuk olabilir. Korkutma ve ceza yöntemleriyle bazı aileler çocuklarına bu tarz yaklaşımlarda bulunup çocuğu korkutmaktadır. Bazıları da çocuğu tehdit etmektedirler. Bu yöntemler çocuk açısından ve eğitim açısından desteklenmemekte ve bu çocuğun eğitimini kötü etkilemektedir.


Google arama etiketleri:
[  çoçuklarda tuvalet alıştırma video,  ]


Gönderen Unknown
Yenidoğan Sarılığı (Kernikterus) Nedir? Belirtileri Nedenleri ve Tedavisi

Yenidoğan sarılığı nedir, kimlerde görülür, tedavisi, belirtileri ve yeni doğan sarılığı hakkında merak ettiğiniz sorulara konumuzun devamında cevaplar bulabilirsiniz..


Yenidoğan sarılığı ya da bebek sarılığı, yeni doğmuş bebeklerde kanlarındaki bilirubin miktarının artması neticesinde görülen bir çeşit sarılıktır. Doğumdan sonraki ilk haftada her doğan bebeğin kanında az veya çok derecelerde mutlaka bilirubin miktarında artış gözlenmektedir. Yenidoğan sarılığı, hayata yeni başlamış bebeklerde en sık görülen sıkıntılardan birisidir. Normal doğan bebeklerin %60′ında görülürken erken doğan bebeklerin %80′inde görülebilmektedir.


Bir bebeğin anne karnında sahip olduğu kanındaki alyuvarlar normal bir insandakinden farklıdır. Bu tür alyuvarlar fetal hemoglobini (HbF) denilen türdendir. Bebek doğar doğmaz işlevini yitiren bu farklı tipteki alyuvarlar hızla parçalanıp yıkılmaya başlarlar ve yerine yeni tipte hemoglobin (HbA) içeren alyuvarlar üretilmeye başlanır. Bölünerek yıkılan alyuvarlar aşırı miktarda bilirubin maddesi üremesine neden olur. Normal bir bünyedeki biluribin karaciğerde işlenerek vücuttan atılacak biçime getirilir. Bebeğin karaciğerinin aşırı miktarda üretilen biluribini karşılayamadığı durumda, vucüttan atılması gereken bu dokular bebeğin kanında birikmeye başlar. Biluribin sarı renkli pigmentlere sahiptir ve kanda aşırı miktarda birikerek bebeğin derisine nüfuz ederek bebeğin sarı renkli bir görünüm almasına ve yenidoğan sarılığına neden olur.


YENİDOĞAN SARILIĞI


Yenidoğanda vucut ve göz akının sarı renk almasıyla belirti verir. Kandaki bilirubin seviyesinin yükselmesiyle oluşmaktadır.


BİLİRUBİN:  yaşlı ve bozulmuş kırmızı kan hücrelerinin ürettiği sarı pigmenttir. Bilirubinler karaciğer vasıtasıyla barsak sistemine ordanda dışarı atılır. Eğer karaciğer yeterli miktarda bilirubini dışarı atamazsa kandaki bilirubin seviyesi artarak sarılık oluşur.


YENİ DOĞAN SARILIĞININ NEDENLERİ


1)FİZYOLOJİK SARILIK(NORMAL SARILIK)


Fizyolojik sarılık miadında yani zamanında doğan bebeklerin hemen hemen yarısında erken doğanlarda ise daha fazladır. Doğumdan sonraki 2. Veye 3.günde ortaya çıkar. Karaciğerin gelişimini tamamlayamaması ve yeterli miktarda bilirubini atamaması sonucu oluşur.



2) YETERSİZ ANNE SÜTÜ ALIMINA BAĞLI SARILIK


Yetersiz anne sütü alımı yenidoğanların çok az bir kısmında görülür belirtileri fizyolojik sarılıkla aynıdır ancak daha şiddetlidir. Bebeğin anne sütünü yeterli miktarda almaya başladıktan sonra belirtileri yok olmaya başlar. Yeni doğanlarda anne sütü alımının önemi sayılamayacak kadar fazladır tüm anne adaylarının çocuklarını en az 6 ay anne sütü ile beslemeleri gerekmektedir.


 


3) ANNE SÜTÜNE BAĞLI SARILIK


Anne sütü alımı bebbeklerin %1 lik kısmında sarılığa neden olur. Çok az annede sütlerindeki özel bir enzim sebebiyet vermektedir. Bu enzim bebeğin barsağında bilirubinlerin geri emilmesine sebeb olur. Bu sarılık doğumdan sonra annenin bebeğini emzirmeye başlamasından sonraki ilk 3 yada 4. Günde ortaya çıkar  yaklaşık 1 -2 ay devam eder.



4) KAN UYUŞMAZLIĞINA BAĞLI SARILIK ( ABO VE RH UYUŞMAZLIKLARI)


RH negatif bir annenin bebeği RH pozitifse hamilelik sırasında bebeğin eritrositlerinin plesentayı geçerek anne kanında bağışıklığa yol açmasıyla oluşur ancak bu bağışıklık RH pozitif bebeğin dünyaya gelmesinden yada yapılan abortus( düşükten) sonra ortaya çıkar. Bu bağışıklığın cevabının şiddeti bir sonraki ve sonraki her doğumda artmaktadır.


ABO uyuşmazlığında annenin kan grubu hep 0, bebeğin kan grubu ise A yada B dir. Anti a duyarlılığı daha çok görülür. Kan grubu uyşmazlıklarında annenin kanında ki antikorlar bebeğin kanını yabancı bir madde madde sanıp bunlara savaş açıp onları parçalar. Eritrositlerin parçalanmasıyla çok miktarda bilirubin açığa çıkar ve fazla sayıdaki bilirubinde sarılığa neden olur. Bu sarılık fizyolojik sarılıktan ayırmanın yolu 24 satte belirti vermesiyle ayırtedilebilir. Eğer ilk yapılan doğum yada düşükten sonraki 72 saate kadar rhogam enjeksiyonu yapılmazsa bebeğin yaşamı tehlikeye girer.



TEDAVİ:


Fizyolojik sarıkta eğer bebek biberonla besleniyorsa her 2 saatte bir beslenmeli.


Yetersiz anne sütü alımına bağlı sarılıkta adındada belli oldu üzere ilk olarak anne sütünün bebeğe yetecek kadar olmalıdır bunun için anne sütünü artırıcı yiyeceklerin ve içeceklerin içilmesiyle anne sütünü artırabilir elma suyu özellikle anne sütünün artmasına yardımcı olabilecek bir  içecektir. Bebek her saat emzirilmelidir. Eğer anne de hala yeterli miktarda süt salınımı yoksa ek gıdayla besleyerek bebeğin bağırsak hareketliliğini sağlayarak fazla bilirubinin vucuttan atılması sağlanmalıdır.


Anne sütüne bağlı sarılıkta ise 2 -3 gün anne bebeğini emzirmeye ara verip bebeğini formül mamalarla beslemelidir bu süre zarfında anne sütünün azalmaması için annenin sütünün sağılması gerekmektedir. 2-3 günden sonra kesinlikle tekrar anne sütüne geçilmelidir. En az ilk 6 ay sadece anne sütünden vazgeçilmemeli bebeğinizin sağlığı için 2-3 günlük aradan sonra tekrar emzirmeye devam ediniz.


4.Ağır sarılıklarda tedavi: ( Kan uyuşmazlıklarında tedavi)


Ağır sarılık tablolarında tedavi (kan uyuşmazlıklarında) ise kandaki bilirubin seviyesinin 20 mg/dl üzerine çıkmasıyla bebekte geri dönüşümsüz hasarlara neden olabilir. Bu kadar yüksek değerler kan uyuşmazlıklarında görülür ve sağırlık beyin felci veya beyin harabiyetlerine neden olabilmektedir. Bu harabiyetlerin önlenmesi için cocuğa fototerapi denilen tedavi yöntemi uygulanır mavi ısık deride ki bilirubini parçalayarak bilirubin seviyesi düşürülür. Bazı özel durumlarda kan değişimide tedavi seçenekleri arasında kullanılabilir. Fiz yolojik sarılıkta hastalık bu kadar ağır seyirli olmaz.



Sağlık Memuru Sinan KAYA


Mutlu ve Sağlıklı Günler Dileğiyle….




Gönderen Unknown